Reklam
Reklam
Reklam

Virüs Belası ve Partili Cumhurbaşkanı

M. Çınar Çetinkaya Yazıları / Virüs Belası ve Partili Cumhurbaşkanı

Virüs Belası ve Partili Cumhurbaşkanı
06 Nisan 2020 - 10:19 - Güncelleme: 06 Nisan 2020 - 10:23

Son günlerde bu virüs salgını nedeniyle bir tartışmadır gidiyor...

 

“Hükumet sokağa çıkma yasağı kararı almalıdır”

 

Muhalefet ve bilim adamları kararın alınmasını acilen istiyor ama hükümet bu kararı almaktan çekinerek tedbirleri günden güne daraltmaya çalışıyor.

 

Hükümetin bu kararı almaktan çekinmesinin ekonomik sıkıntılardan dolayı olduğunu pek zannetmiyorum.



Bence sokağa çıkma yasağı alındığı taktirde, insanlar uzun süre evde kalmaktan dolayı gireceği maddi ve ruhen sıkıntılarından dolayı her an sokağa inip "sosyal patlama" yapabileceği endişesi, “iktidarı korkutuyor” düşüncesindeyim.

 

Çünkü devlet böyle bir halk hareketini önleyemez ise bu sosyal patlamanın altında başta Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere AKP iktidarı kalarak ezilebilir.

 

Vatanını ve milletini seven gerçekçi kişilerin, “halk sokağa çıksın bu iktidardan kurtulalım” beklentisinin olduğunu hiç zannetmiyorum. Bu beklenti ancak ülkeyi kaos ortamına sürükleyerek bu durumdan kendi hain emellerini gerçekleştirmek isteyenler için olabilir.

 

Çünkü bu kaostan yararlanacak dış güçlerin hain uzantıları, duruma el koyabilir ve bizler bir beladan kurtulduk derken daha pis bir belanın içinde kendimizi bulabiliriz.

 

Gezi eylemlerinde böyle olmadı mı?

 

Masumane başlayan ve benim de orada bulunarak destek verdiğim, güzel bir halk dayanışması olan ve etkili olarak yapılan doğaya sahip çıkma eylemlerine bir anda PKK, Fetö gibi provakötörler dahil olarak yağma, talan, kırma dökme işlerine başladığında,  bu güzel “doğaya ve insana sahip çıkma” mücadelesi sabote edilmedi mi?

 

Recep Tayyip Erdoğan’ın bu virüs salgını sonrası yapması gereken -bana göre- şuydu:

 

Bu cumhurun reisi TV de yaptığı her konuşmayı, Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı sıfatıyla yapmalıydı. Konuşmalarında halkına hiçbir ayırım yapmadan, samimi bir şekilde, kucaklayıcı, gerçekçi ifadeler kullanarak kendisini halkına inandırması gerekmekteydi.

 

Yani ne yapmalıydı?

 

TV ye çıkıp, “Sayın halkım, başımızda büyük bir bela var. Bu virüs tüm dünyayı olduğu gibi bizleri de hazırlıksız yakaladı. Bu salgının akıbetinin ne olacağı belli değildir. Ülkeye vereceği zararları belirlemede zorluk yaşıyoruz. Bundan böyle bu belanın sıkıntılarını hep beraber yaşayabiliriz. Devletimizin tüm halkımıza her türlü desteği imkanlar dahilinde vereceğinden emin olunuz. Devlet olarak bizler gereken tedbirleri alacağımızdan emin olunuz. Kimsenin bu durumlardan dolayı mağdur olmasını istemiyoruz. Ama bu sıkıntı devam ettiği taktirde devletimizin maddi kaynakları bu sıkıntıyı atlatmaya yeterli olmayabilecektir. Sizlerden maddi yardım talebinde bile bulunabiliriz. Desteğinizi vereceğinizden çok eminim. Sizler sadece evlerde kalın, tedbirleri bize bırakın”



Bana göre doğrusu bu şekilde olmalıydı ama bu cumhurun başı ne yaptı:

 

Partili cumhurbaşkanı gibi davranarak her konuşmasında konuyu CHP ye bağladı veya konuyu ilgisiz yerlere çekerek yani hedef şaşırtarak şark kurnazlığı ile AKP lehine siyaset yaptı.

 

Bu salgını fırsat kabul ederek CHP li belediyeleri ezmeye kalkıştı, ayrımcılık yaptı.

 

İşte bu yüzden bu kritik zamanda cumhurbaşkanlığı makamı güvenirliliğini kaybetti.

 

Tedbirleri zamanında aldırmadı, beklemede kaldı veya yetersiz etkisiz tedbirler aldı.

 

Şimdi bile geç kalmadan yapması gereken, samimi ve kucaklayıcı konuşmaları yaparak halkın sağlığı için cesaretle bir an önce sokağa çıkma yasağını ilan etmesidir.

 

Önce gerçekçi ve samimi olacaksın, siyasi kimliğini askıya alacaksın, sonra bu halk en büyük desteği her zaman devletimize zaten verebilecektir.

 

İşte o zaman “Sosyal Devlet” anlayışına biraz olsun dönmüş oluruz.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum