Ürün güvenliği neden önemli; denetimden...
Reklam
Reklam
Reklam

Ürün güvenliği neden önemli; denetimden kimler sorumlu; işaretleri tanıyor muyuz; tüketiciler nelere dikkat etmeli?

Piyasa gözetimi ve denetimi ile uygunluk değerlendirmesi alanlarında farkındalığın artırılmasının hedeflendiği Avrupa Birliği Hibe Projesi kapsamında Ticaret Bakanlığı uzmanları tarafından tüketici örgütlerine verilen “Ürün Güvenliği” konulu eğitim semineri dizisi İstanbul'da gerçekleştirildi.

Ürün güvenliği neden önemli; denetimden kimler sorumlu; işaretleri tanıyor muyuz; tüketiciler nelere dikkat etmeli?

Piyasa gözetimi ve denetimi ile uygunluk değerlendirmesi alanlarında farkındalığın artırılmasının hedeflendiği Avrupa Birliği Hibe Projesi kapsamında Ticaret Bakanlığı uzmanları tarafından tüketici örgütlerine verilen “Ürün Güvenliği” konulu eğitim semineri dizisi İstanbul'da gerçekleştirildi.

Ürün güvenliği neden önemli; denetimden kimler sorumlu; işaretleri tanıyor muyuz; tüketiciler nelere dikkat etmeli?
25 Şubat 2020 - 19:30

Piyasa gözetimi ve denetimi ile uygunluk değerlendirmesi alanlarında farkındalığın artırılmasının hedeflendiği Avrupa Birliği Hibe Projesi kapsamında Ticaret Bakanlığı uzmanları, Dr. Zeliha Yıldırım ve D. Yağmur Bayraktar tarafından tüketici örgütlerine verilen “Ürün Güvenliği” konulu eğitim semineri dizisi, 19/ 23 Şubat tarihleri arasında İstanbul Taksim CVK Hotel’inde gerçekleştirildi.



Tüketici federasyonlarının ve bileşen derneklerinin yoğun katılımıyla gerçekleşen eğitim seminerinin amacı; tüketicilerin ürün güvenliği konusunda bilinçlenmesini, farkındalığının artmasını ve sistemde etkin bir şekilde rol almasını sağlamak. Bu bağlamda tüketici bilincinin oluşması ve yaygınlaşmasında sistemin en önemli parçası, en önemli sac ayağı olan tüketici örgütlerinin donanımının artırılması.



Toplumun bütünü tarafından kullanılması, kamuoyunda sıkça haberleştirilmesi ve farkındalığın daha yüksek olması sebebiyle, her ne kadar ürün güvenliği denildiğinde akla gıda ürünleri gelse de bu seminerde farkındalığı daha az düzeyde olan ürünlere yani gıda dışı ürünlere yönelik güvenlik koşulları ele alındı.

Federasyon ve dernek üyeleri kadar genel başkanların da tam katılım sağladığı seminerde, karşılıklı görüş, öneri ve eleştiri ortamının sağlanması tüm günü kaplayan eğitimlerin motivasyon ve enerjisini artırdı.



Verimli geçen seminer dizisinde, sunumların öncesinde federasyon başkanları görüşlerini, eleştirilerini ve tüketici örgütleri olarak beklentilerini dile getirdiler.

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz: "Avrupa Birliği ile ortaklaşa yürütülen bu projeler, ülkemizde tüketicinin korunması ile ilgili çok önemli hedeflere ulaşmamızı ve kazanımlar edinmemizi sağlayacaktır. Özellikle tüketici örgütlenmesi ve tüketici politikalarının oluşturulması adına çok önemli aşamalar kaydettik.  Bu aşamaların en önemlisi Türkiye’de bulunan üç tüketici federasyonu olarak bir konfederasyon yapılanması sürecine girmiş olmamızdır. Tüketici Konfederasyonu Girişimi, Türkiye’de tüketicinin örgütlenmesinde o hep şikâyet ettiğimiz dağınıklığı, ayrı telden çalma gibi durumları da giderebilecek, tüketicinin sesini daha gür duyurabilecek. Tüketicinin Korunması Müdürlüğünün yürüttüğü projelerin de bu süreçte katkısının olduğunu düşünüyoruz. Bu eğitim gıda dışı ürünlerin güvenliğini içeriyor. Tarım Bakanlığı 81 ilde bir seferberlik başlattı, gıda ürünleri ile ilgili. Geçen hafta 74 firma ile ilgili bir ifşa yapıldı, hapis cezası gelmesine ilişkin bir tasarı gündemde. Bütün bunlar çerçevesinde biz haliyle kamuoyu olarak gıdaya doğru bir fokuslanma içerisindeyiz fakat ürün güvenliğinin gıda ile sınırlı olmadığı, gıda dışı ürünlerin güvenliğine ilişkin farkındalığın artırılmasının önemi konusunda uzmanlarımızla mutabıkız."

 

Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) ve Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Genel Başkanı Aziz Koçal: "En iyi denetçi bilinçli tüketicidir. Tüketicinin sağlığının korunması ve güvenliğinin sağlanması evrensel tüketici hakkıdır. Bunu sağlamakla yükümlü olan da yönetim erkidir. Ürün güvenliğini de bu kapsam içinde değerlendirmek gerekir. Zaman zaman bakanlıkların sitelerinde güvensiz ürünler, markalar, firmalar açıklanıyor ama burada sıkıntı şu ki; bir ürün denetim sonrası test ve analizden sonra güvensiz ürün ilan ediliyor ama o ürün çoktan kullanılmış oluyor. İzlenebilirliği olmadığı için toplatılmasına karar verilen bir ürünün tüketicilerden toplatılması aşaması gerçekleşmiyor. Test ve analiz önemli bir sorun. Bu konuda tüketicilerin ve tüketici örgütlerinin de kolaylıkla ulaşabileceği ve ücretsiz olarak yaptırabileceği mekanizmanın da işletilmesi gerekir. İthalatı yapılan ürünlerde çok sıkı denetim yapılmalı ki hepimiz kayıt dışı ithalatın yapıldığını biliyoruz."

 

Tüketici Örgütleri Federasyonu Genel Başkanı Fuat Engin: "Ülkemizde tüketici haklarında ağırlıklı olarak piyasa gözetimi, denetimi, ürün güvenliği ve uygunluk değerlendirmesi alanlarında gelişmeye ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Tüketici hak arama süreçlerinde en çok eksikliğini hissettiğimiz noktalar bunlar. Bu çerçevede piyasa gözetimi, denetimi başta olmak üzere ürün güvenliği yetkili kuruluşlarının daha aktif, dinamik çalışması, sayılarının daha azaltılması ama ürün güvenliği denetimlerinin tabana yayılarak etkin kılınmasına ülkemizde ihtiyaç var. Ürün Güvenliği Kanununun bir yıllık bekleme süresinin en az altı aya indirilmesinin ülkemizdeki denetim faaliyetlerinin etkisini artıracağını düşünüyoruz. Özellikle gümrüklerde ürün güvenliği konusunda denetimlerin eksik olduğunu ya da yetersiz olduğunu tespit edebiliyoruz. Gıda ve GDO’lu ürünler başta olmak üzere ürün güvenliği denetimlerine ilişkin laboratuvarların bütün gümrük kapılarında yaygın biçimde geliştirilmesi ve uygulamaya konulması olmazsa olmaz ihtiyaçlarımızdan bir tanesidir. O yüzden herkese çok görev düşüyor. Yetkili kuruluşların da mutlaka ve mutlaka tüketici örgütleriyle iş birliği yaparak, bu konudaki denetimlerde tüketici örgütlerinin aktör olarak yer almasını sağlaması da olmazsa olmaz şartlarımızdandır."




Neden farkındalığın artırılmasına ihtiyaç duyuyoruz?
 
Her ne kadar tüketiciler ve üreticiler bu konunun önemini bilseler de detaylarda yaşanan birçok sıkıntı mevcut. Oldukça teknik bilgiler içermesi, kullanılan terimlerin günlük hayatımızda çok yer almaması ve sistemin karışık yapısı söz konusu olsa da belli başlı kritik noktalardaki bilgi ve farkındalığın artırılması, bilgi eksikliklerinin giderilmesi, sistemin içerisinde daha etkin rol alınmasını sağlayacak.



Bu sebeple seminer sunumlarından derlediğimiz bazı bilgileri yazımıza dahil ettik.
 
Ürün güvenliği nedir?
 
Piyasaya arz edilen tüm ürünlerin güvenli olma zorunluluğu var. Kullandığımız ürünler eğer güvenli değillerse, kurallara uygun üretilmemişlerse ciddi yaralanmalara hatta ölümlere neden olabiliyor. Apartmanlarda kullandığımız asansörden, çocukların oynadığı oyuncaklara, kırtasiyeden temizlik ürünlerine, gıdadan yapı malzemelerine, tıbbi cihazlardan elektronik ürünlere, motorlu taşıtlara kadar tüm ürünlerin çevreye, insan sağlığına ve hayvan sağlığına zarar vermeyecek koşulları sağlayarak “Güvenli ürün” olarak satışa sunulması gerekiyor.
 
Bu bağlamda ürün güvenliğini, insan ve hayvan sağlığına zarar vermeyen, çevreye zararlı olmayan, tehlike oluşturmayan, risk taşımayan (ya da kabul edilebilir ölçülerde risk taşıyan), sağlıklı ürünlerin üretilmesi, satılması ve kullanılması olarak tanımlayabiliyoruz.

Burada en büyük ve temel sorumluluk ise ürünleri piyasaya arz eden kişilere yani üreticilere, ithalatçılara ve dağıtıcılara düşüyor.
 
Ürünler nasıl ve kimler tarafından denetleniyor?
 
Bu sürecin sonrasında ürünler, kamu kuruluşları tarafından denetime tabi tutuluyor. Bu denetimler ürünlerin arz, dağıtım aşamasında ve hata gerektiğinde üretim yerleri de dahil her aşamada yapılabilir olmakla birlikte, piyasadaki satış yerlerinden alınan örnekler üzerinden yapılan denetimler esas olarak alınıyor. Devlet kuruluşları bu denetimleri “Piyasa Gözetim ve Denetimi” faaliyeti kapsamında yurda giriş esnasında ithal ürünler ve iç piyasada yerli ve ithal tüm ürünler üzerinde gerçekleştiriyor.
 
Piyasa Gözetimi ve Denetimi (PGD), kamu kuruluşlarının sorumluluğunda, bağımsız ve tarafsız şekilde yürütülüyor. Yapılan kontrol sonucunda ürünün güvenli olmadığının tespit edilmesi halinde, yetkili kuruluş, ürünün piyasaya arzını yasaklıyor ve/veya piyasaya arz edilmiş ürünleri toplatıyor ve/veya ürünlerin kısmen veya tamamen bertaraf edilmesini sağlıyor.
 
Ülkemizde PGD faaliyetlerinde bulunan 9 farklı kuruluş var. Bunlar Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanlığı ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'dur.  Ulusal düzeyde koordinasyon ise Ticaret Bakanlığının sorumluluğunda.
 

 
Ticaret Bakanlığı, PGD faaliyetlerinin koordinasyonu görevi çerçevesinde 2009 yılından bu yana her sene PGD kuruluşlarının bir önceki yıla ait denetim istatistiklerini derleyerek yıllık ve üçer aylık aralıklarla PGD raporları yayımlayarak kamuoyunu bilgilendiriyor.  Bu kapsamda yayımlanan son rapora göre, 2019 yılında 34.814’ü ithal olmak üzere 198.047 ürün partisi denetlendi. Bu ürünlerin 25.734’ü uygunsuz, 1.476’sı güvensiz bulundu. Uygunsuz bulunan ithal ürün partisi sayısı 20.880, güvensiz ithal ürün parti sayısı 1.406 olarak bildirildi. Tespit edilen ithal ve yerli uygunsuz ve güvensizliklere toplam 149.366.419 TL tutarında idari para cezası uygulandı.
 
2019 yılında ayrıca, gıda maddeleri ve gıda ile temas eden madde ve malzemelerde 1.068, hazır betonda 136, elektrikli ekipmanlarda 67, taşınabilir basınçlı ekipmanlarda 39, kozmetiklerde 38, biosidal ürünlerde 36, tıbbi cihazlarda 12, telsiz ve telekomünikasyon terminal ekipmanlarında 11, otomotivde 11, gaz yakan cihazlarda 10, enerji verimliliğinde 10, makinelerde 9, hazır beton dışındaki yapı malzemelerinde 6, basınçlı ekipmanlarda 6, kırtasiye ürünlerinde 15, ATEX ürünlerinde 1 ve asansörlerde 1 ürün partisinde güvensizlik tespit edildi.


 

“Güvensiz ürün” kavramı ile kastedilen gerçek anlamda güvensizlik arz eden (insan sağlığı, can ve mal güvenliği, hayvan ve bitki yaşam ve sağlığı ile çevrenin ve tüketicinin korunması yönünden risk arz eden), dolayısıyla piyasaya arzın yasaklanması, piyasadan toplatma, ya da imha gibi müeyyidelerin uygulanmasını gerektiren ürünlerdir.
“Uygunsuz ürün” kavramı ise şekli ve tali eksiklikleri tespit edilen (işaret eksikliği, kullanım kılavuzu eksikliği gibi), dolayısıyla toplatma, piyasaya arzı yasaklama, imha gibi önlemleri gerektirmeyen, ancak idari para cezası ile düzeltici önlem uygulanması gereken ürünlere işaret ediyor.


Hepimiz birer denetçiyiz

Mevcut yasal altyapının yanı sıra, tüketiciler de satın alacakları ürünlerin güvenliğini, ürün üzerindeki belirli bilgi ve işaretleri kontrol etmelidirler. Ürünlerden kaynaklı kazalar ve yaralanmalar ürün güvensizliği konusunda önemli belirtilerdir. Tüketiciler, ürün güvenliği sisteminin önemli bir parçasıdır. Güvensiz ürünlere karşı tepkisiz kalmamalı ve şikayetlerini mutlaka iletmelidirler.


 

Tüketicilerin gıda harici tüm ürün gruplarının oluşturduğu tehlikeler ile ilgili şikayetlerini kolayca iletebilecekleri web sitesi www.urunguvenligi.gov.tr  


CE İşareti

CE işareti, bir ürünün amacına uygun kullanıldığı takdirde insanlara, hayvanlara, çevreye ve aynı ortamdaki diğer ürünlere zarar vermeyeceğini ifade eder. Burada farkındalık gerektiren durum CE işareti taşıyan ürünlerin üretilme amacına uygun olarak kullanılmasıdır. Örneğin, doğası gereği keskin olarak üretilen mutfak bıçağı sebze, meyve, gıda gibi ürünleri kesmek amacı ile üretilmiş ve satışa sunulmuştur. Bıçağın bu şekide kullanımı insan, hayvan ve çevre sağlığına zarar vermeyecektir. Diğer yandan bıçağın farklı kullanımı (fırlatma, saplama, oyun amaçlı kullanma vb) kasıtlı veya kasıtsız yaralama ve zarar verme sonucunu doğurabilecektir. Tüketicilerin CE işaretini, ürünün amacı dışında kullanımının risk oluşturduğuna dair bir uyarı işareti olarak da değerlendirmeleri yanlış olmayacaktır.

CE işareti, ürünlerin gerekli bütün uygunluk değerlendirme süreçlerinden geçtiğini, yani güvenli olduğunu gösteren bir uygunluk işaretidir. Ürünün kaliteli veya kalitesiz olduğuna dair bilgi veren bir işaret değildir. 



CE İşareti gerektiren ürünler

Elektrikli ve elektronik ürünler, makineler, asansörler, ev aletleri, gaz yakan cihazlar, sivil kullanım amaçlı patlayıcılar, basınçlı ekipmanlar, düdüklü tencere, sıcak su kazanları, su ısıtıcıları, ölçü aletleri, otomatik olmayan tartı aletleri

Oyuncaklar

Tıbbi cihazlar, laboratuvar tanı cihazları, vücuda yerleştirilebilir aktif tıbbi cihazlar, ilk yardım bandajları, çeşitli test kitleri

Kişisel koruyucu donanımlar, (Baret, koruyucu eldiven, güneş gözlüğü vs)

Yapı Malzemeleri (pencere, beton, çimento vb.)

Gemi teçhizatı ve gezi amaçlı tekneler

CE İşareti Gerektirmeyen Ürünler

•Hazır giyim, tekstil ve deri mamulleri, ayakkabı
•Dekoratif malzemeler
•Mobilyalar
•El aletleri 
•Hobi ve spor ekipmanları 
•Mutfak/pişirme gereçleri (düdüklü tencere hariç) 
•Çakmaklar,
•Kırtasiye ürünleri,
•Çocuk bakım ürünleri,
•Gıda maddeleri,
•Kozmetikler,
•Deterjanlar,
•Kimyasallar, normal piller
 

CE işareti kullanılmayan bu ürünler için de belirlenen standartlar ve yasal mevzuatlar mevcuttur ve üretim bu doğrultuda yapılır. Kullanılan ürünlerin güvenli olup olmadığını anlamanın ilk ve en önemli yolu ürün üzerindeki işaretlerin ve bilgilerin kontrolüdür. Ürün üzerinde ayrıca üretici ve ithalatçı bilgisinin de yer alıp almadığı mutlaka kontrol edilmelidir.


Asansör Uyarı Etiketleri



Yeşil renkli bilgi etiketi: Güvenli

Mavi renkli bilgi etiketi: Kabul edilebilir seviyede hafif kusurlu

Sarı renkli bilgi etiketi: Kusurlu olarak tanımlanır. 60 gün içerisinde uygunsuzluklar giderilmelidir, aksi takdirde asansör kullanıma yasaklanır.

Kırmızı renkli bilgi etiketi: Güvensiz. Can ve mal güvenliği açısından yüksek risk taşıyan ve en kısa sürede giderilmesi gereken uygunsuzlukların tespit edildiği asansörlere yapıştırılır. 30 gün içerisinde uygunsuzluklar giderilmelidir, aksi takdirde asansör kullanıma yasaklanır.

Ürün Satın Alırken Dikkat Etmemiz Gerekenler

•Ürün üzerindeki işaretlerin ve bilgilerin kontrolü yapılmalı.
       •Ürün üzerinde üretici ve ithalatçı bilgisinin de yer alıp almadığı
            •CE işareti gerektiren ürünlerde ürünün üzerinde veya etiketinde bu işaretin olup olmadığı kontrol edilmeli.

Kullanırken Dikkat Etmemiz Gerekenler

•Ürünün ilgili işaretleri ve bilgileri tamam olsa dahi, kullanımı sırasında da tehlikelerle karşılaşılması mümkündür.

•Kullanım sırasında ortaya çıkan riskler ve tehlikelerin incelenebilmesi için herhangi bir ürün, kullanım esnasında bir zarar oluşturursa veya tehlike yaratırsa mutlaka şikayet etmemiz gerekir.

UNUTMAYALIM HEPİMİZ BİRER DENETÇİYİZ


 




 


YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
TÜDER Genel Başkanı Levent Küçük: Doğruluğundan emin olmadığınız her gönderiyi paylaşmayın
TÜDER Genel Başkanı Levent Küçük: Doğruluğundan emin...
Bakan Selçuk: Karşıladığımız yoğun bakım tedavi ücretlerini iki katına çıkardık
Bakan Selçuk: Karşıladığımız yoğun bakım tedavi ücretlerini...