TÜKODER Genel Başkan Yardımcısı Av. Şükran...
Reklam
Reklam
Reklam

TÜKODER Genel Başkan Yardımcısı Av. Şükran Eroğlu: Bugün, kadına yönelik her türlü ayrımcılığa ve şiddete karşı çıkma günüdür

8.Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü için açıklama yapan Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Genel Başkan Yardımcısı Av. Şükran Eroğlu, “8.Mart.1857’ de Amerika’da Kadın Tekstil işçileri “Eşit İşe Eşit Ücret“ talebiyle başlattıkları grevde fabrikada çıkan yangında yanarak öldüler. Onun içindir ki 8 Mart bir kutlama günü değil, kadına yönelik her türlü ayrımcılığa ve şiddete karşı çıkma günüdür” mesajı verdi.

TÜKODER Genel Başkan Yardımcısı Av. Şükran Eroğlu: Bugün, kadına yönelik her türlü ayrımcılığa ve şiddete karşı çıkma günüdür

8.Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü için açıklama yapan Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Genel Başkan Yardımcısı Av. Şükran Eroğlu, “8.Mart.1857’ de Amerika’da Kadın Tekstil işçileri “Eşit İşe Eşit Ücret“ talebiyle başlattıkları grevde fabrikada çıkan yangında yanarak öldüler. Onun içindir ki 8 Mart bir kutlama günü değil, kadına yönelik her türlü ayrımcılığa ve şiddete karşı çıkma günüdür” mesajı verdi.

TÜKODER Genel Başkan Yardımcısı Av. Şükran Eroğlu: Bugün, kadına yönelik her türlü ayrımcılığa ve şiddete karşı çıkma günüdür
07 Mart 2020 - 15:47

Aradan geçen bunca yıla rağmen kadınların halen erkeklerle eşit hale gelemediğini söyleyen ve “Ekonomide, eğitimde, iş hayatında ve siyasette erkeklerle eşit hale gelene kadar, mücadeleye devam edeceğiz” vurgusu yapan Eroğlu’nun açıklaması şöyle;


 
2019 yılında 474 kadın öldürüldü
 
Dünya’da örgütlü tüketici mücadelesi 1935 yılında ABD’de kadınların öncülüğünde Detroit ve çevre illerde üretilen ve satılan pahalı, sağlıksız et ve diğer gıda maddelerinin tüketilmemesi için büyük çapta etkili boykotlarla başladı ve bütün dünyaya yayıldı . Yani kadınlar tarih boyunca tüm dünyada değişimin, gelişimin ve hak arama özgürlüğünün önderleri oldular.
 
Ancak aradan bu kadar uzun yıllar geçmesine rağmen kadınlar hala erkeklerle eşit hale gelemediler, hala hak arama mücadelesi veriyorlar, hala ayrımcılığa ve şiddete uğruyorlar.Günümüzde de kadınlar sadece kadın olmaları nedeniyle öldürülüyor, cinsel taciz ve tecavüze uğruyor ve en güvende olması gereken “Evinde ve Ailede “ yoğun biçimde şiddet görüyorlar. 2019 yılında 474 kadın öldürüldü .
 
Kadına yönelik şiddet ve ayrımcılık insan hakkı ihlalidir
 
Ülkemizde hala bir milyon sekiz yüz binden fazla kadın okuryazar değil. Kadın istihdamı %28 iken erkek istihdam oranı %80’lerde. Dünya ekonomik Forumu araştırmasına göre Türkiye Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği sıralamasında 144 ülke arasında 131. sırada. Siyasette temsiliyete baktığımızda TBMM. de kadın temsiliyeti %17, yerel yönetimlerde %3. 1926 yılında kabul edilen ve kadına yurttaş olma hakkı veren Medeni Kanun ile elde edilen haklardan geri adım atılıyor ve bu haklardan geriye giden yeni düzenlemeler yapılıyor. Nüfus Hizmetleri Kanunu’nda yapılan değişiklikle müftülere nikâh yetkisi verildi, şimdi de yoksulluk nafakasının kaldırılması için kamuoyu oluşturulmaya çalışılıyor ve aile hukukunda arabuluculuğun zorunlu hale getirilmesi gündeme getiriliyor.
 
Bir yandan ekonomik kriz, diğer yandan giderek artan yoksulluk en fazla kadınları zorlamakta. Kadınlar barış ve kardeşlik içinde yaşamak, özgür ve eşit olmak, birey olarak kabul görmenin mücadelesini veriyorlar. Bu mücadele İNSAN HAKLARI mücadelesidir ve kadına yönelik şiddet ve ayrımcılık insan hakkı ihlalidir.
 
Ne yaparsanız yapın, bizi durduramayacak ve tüketemeyeceksiniz!
 
Sevgili kadınlar; bütün bunlar biz kadınları daha da yoksullaştırmak, Cumhuriyetle elde ettiğimiz haklarımızı elimizden almak, bizi evlerimize hapsedip anne ve eş rollerinin ötesine geçirmemek için yapılan hamlelerdir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti “Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi-CEDAW “ ve “Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi- İstanbul Sözleşmesi “ ne imza atmıştır ve sözleşme gereği verdiği taahhütleri yerine getirmekle yükümlüdür. Anayasamızın 90. Maddesi ile de uluslararası sözleşmeler kanun hükmünde kabul edilmiştir. Ancak yapılanlar ve yapılmak istenilenler uluslararası sözleşmelere aykırıdır.
 
Dünya Kadınlar Günü’nde Demokrasi ve özgürlük mücadelesinde hayatını kaybeden ve kadın cinayetlerinde katledilen tüm kadınlarımızı saygıyla anıyor ve;
Toplumsal cinsiyet eşitliği sağlanana kadar,
Şiddetten arındırılmış bir toplum yaratana kadar,
Ekonomide, eğitimde, iş hayatında ve siyasette erkeklerle eşit hale gelene kadar,
 
MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ,
NE YAPARSANIZ YAPIN
BİZİ DURDURAMAYACAK VE
BİZİ TÜKETEMEYECEKSİNİZ diyoruz !!


YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Tomris Özden
    1 hafta önce
    Kadına en büyük şiddeti sen yaptın! İkinci kocanın sevgilisiyle candan arkadaş olurken, benimle olan arkadaşlığını çekemeyerek durumu iftira ile mahkemeye taşıdın.Sen kim, kadın dayanışması kim?
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
TÜDER Genel Başkanı Levent Küçük: Doğruluğundan emin olmadığınız her gönderiyi paylaşmayın
TÜDER Genel Başkanı Levent Küçük: Doğruluğundan emin...
Bakan Selçuk: Karşıladığımız yoğun bakım tedavi ücretlerini iki katına çıkardık
Bakan Selçuk: Karşıladığımız yoğun bakım tedavi ücretlerini...