Tüketici Haklarının Korunmasında Tüketici...
Reklam
Reklam

Tüketici Haklarının Korunmasında Tüketici Hakem Heyetleri Yetersiz Kalıyor

“Tüketici sorunları sadece bir derneğin veya kişinin tek başına kaldıramayacağı kadar önemli sorunlar yumağıdır. Bu yüzden uyum, eşgüdüm ve birliktelik çok önemlidir. Şu bir gerçektir ki ancak birlikten kuvvet doğar. Bugüne kadar bireysel düzlemde yapılan açıklamaların dışına çıkmayan eylemler yerine, tüm federasyon ve derneklerin gücünü arkamıza alacak şekilde eylem ve görüşmeler yapmalıyız. Siyasi, ideolojik ve kişisel egolardan arınmış bir çalışma bizi ancak başarıya götürür.”

Tüketici Haklarının Korunmasında Tüketici Hakem Heyetleri Yetersiz Kalıyor

“Tüketici sorunları sadece bir derneğin veya kişinin tek başına kaldıramayacağı kadar önemli sorunlar yumağıdır. Bu yüzden uyum, eşgüdüm ve birliktelik çok önemlidir. Şu bir gerçektir ki ancak birlikten kuvvet doğar. Bugüne kadar bireysel düzlemde yapılan açıklamaların dışına çıkmayan eylemler yerine, tüm federasyon ve derneklerin gücünü arkamıza alacak şekilde eylem ve görüşmeler yapmalıyız. Siyasi, ideolojik ve kişisel egolardan arınmış bir çalışma bizi ancak başarıya götürür.”

Tüketici Haklarının Korunmasında Tüketici Hakem Heyetleri Yetersiz Kalıyor
05 Ağustos 2020 - 11:36

"TÜKETİCİ DAVALARINDA “ARABULUCUK” ÇÖZÜM DEĞİL"


Tüketici Hakem Heyetleri, yapısal sorunlarla karşı karşıyadır. Bu konuda çalışmalar yapmak üzere, Türkiye Tüketici Hareketi bünyesinde, 2016 yılında “İletişim ve Eşgüdüm Komisyonu” kurulmuştu. Başkanlığını da Musa Karademir yürütmekteydi.
 
TÜRDER Başkan Yardımcısı da olan Musa Karademir’in 2016’da hazırladığı ve Türkiye Tüketici Hareketi Kurucular Kurulu’na sunduğu “Rapor” bugün hala güncelliğini korumaktadır.
 
İşte Musa Karademir imzası ile 2016’da yayınlanan Raporun özeti: 

TTH
İLETİŞİM VE EŞGÜDÜM KOMİSYONU
TÜKETİCİ HAKEM HEYETLERİ (THH)
ÇALIŞMA ESASLARINA İLİŞKİN ÖN RAPOR

 
GİRİŞ
 
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da getirilen en önemli oluşumlardan birisi “tüketici Hakem Heyetleri”dir. Tüketiciler ile satıcı/sağlayıcılar arasında çıkan uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacı ile 850 ilçe ve 81 il olmak üzere toplam 931 yerde THH kurulmuştur. Hakem heyetleri, ilçelerde kaymakamlıklar bünyesinde, illerde ise sanayi ve ticaret il müdürlüklerinde görevlerini yürütmektedir.
 
THH’ yasal dayanağını 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un ikinci bölümünde “Tüketici Hakem Heyeti” başlığı altından almaktadır. THH, esas dayanağını ise Bakanlıkça çıkarılan, 27/11/2014 tarihli ve 29188 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği’nden alır.
 
THH’nin hukukî niteliğinin tam olarak tespit edilmemiş olması neticesine bağlı olarak bugün uygulamada birçok sorunla karşılaşılmaktadır. Bu bağlamda özellikle Anayasa Mahkemesi kararları ve Yargıtay kararları çözüme ışık tutmakla beraber, bu alanda THH’nin hukukî niteliğinin belirsizliğinden kaynaklanan sorunları köklü bir şekilde çözmekten uzaktır. Bu nedenle de THH’nin hukukî niteliğinin tespitinde ortaya çıkan karmaşanın başlıca nedenlerini şu şekilde sıralamak mümkündür:
 
Hukuki Sorunlar
 
- Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un THH’nin “yargılama ve cezaya ilişkin hükümler” başlığı yerine “tüketici kuruluşları” başlığı altında düzenlemiş olması,
 
- THH’nin kurulması, çalışma usul ve esasları ile diğer hususların Kanun yerine bir Yönetmelikle düzenlenmesi,
 
- Bizzat Kanun tarafından diğer yargılama hukuku alanları ile açık bir bağlantının kurulmamış olması,
 
Uygulama Sorunları
 
- Hakem heyeti üyelerinin atanma şekli,
 
- THH üyelerinin eğitimsizliği ve bundan dolayı ortaya çıkan aykırı ve uyumsuz kararlar,
 
- THH’lerinin yetersizliğinden dolayı biriken dosyalar ve sonuçsuz kalan başvurular,
 
- THH İletişim ve Eşgüdüm eksikliği ve bilgi havuzu oluşturulamaması,
 
- Dosya yoğunlu olan THH’inde tek komisyon olması,
 
- İlçelerdeki Kaymakamların “kişisel” tutumlarının yarattığı olumsuzluklar,
 
- Raportörlerin keyfi yaklaşımları ve diğer üyelerin etkin olamayışı,
 
- Gönüllük esası dışında, ticari amaçların güdülmesi,
 
- Tüketici Dernekleri arasında iletişim ve işbirliği eksikliği,
 
- Tüketici Derneklerinin yaşadığı kurumsallaşma ve finansman zorlukları,
 
THH’nin temel sorunlarını sıralamaya çalıştığım bu noktada sorun sadece THH’ne elbette indirgenemez. Sorunu; Tüketici Politikalarını üreten Devlet, Üretici Firmalar, Tüketici Bilinci, Tüketici Dernekleri ve Hukuk kombinasyonunda bir bütün olarak ele almalıyız. Elbette sorunların çokluğu ve çeşitliliği yadsınmaz bir gerçektir. Ancak yine de çözüm noktasında her daim bir “umut” vardır. Olmalıdır da.
 
Tüketici Hakem Heyetleri (THH) İletişim ve Eşgüdüm Komisyonu olarak sorunların çokluğu ve bazı noktalarda altından kalkılamaz boyutta oluşuna rağmen, tüm STK’lar, TTH şemsiyesi altında senkronize çalışmalar yaparak, ciddi projelerle, çözüme ışık tutacak, politikalar ve uygulama esasları geliştirebilir. Ancak bu bir bütünlük içinde ilgili tarafların anlayış ve uygulayış birliği içinde çalışmasına bağlıdır.
 
Sorunların mantıksal çerçeve matrisi bazında ele alırsak, ortaya koyacağımız “Sorun Ağacı” bizim sorunları net görmemize ve ortay çıkan sorunları da tersine çevirerek, sorunları çözme yolunda ilerlememize yardımcı olur.


 
SORUN AĞACI
 
- Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un THH’nin “yargılama ve cezaya ilişkin hükümler” başlığı yerine “tüketici kuruluşları” başlığı altında düzenlemiş olması,
 
- THH’nin kurulması, çalışma usul ve esasları ile diğer hususların Kanun yerine bir Yönetmelikle düzenlenmesi,
 
- Bizzat Kanun tarafından diğer yargılama hukuku alanları ile açık bir bağlantının kurulmamış olması,
 
- Hakem heyeti üyelerinin atanma şekli,
 
- THH üyelerinin eğitimsizliği ve bundan dolayı ortaya çıkan aykırı ve uyumsuz kararlar,
 
- THH’lerinin yetersizliğinden dolayı biriken dosyalar ve sonuçsuz kalan başvurular,
 
- THH İletişim ve Eşgüdüm eksikliği ve bilgi havuzu oluşturulamaması,
 
- Dosya yoğunlu olan THH’inde tek komisyon olması,
 
- İlçelerdeki Kaymakamların “kişisel” tutumlarının yarattığı olumsuzluklar,
 
- Raportörlerin keyfi yaklaşımları ve diğer üyelerin etkin olamayışı,
 
- Gönüllük esası dışında, ticari amaçların güdülmesi,
 
- Tüketici Dernekleri arasında iletişim ve işbirliği eksikliği,
 
- Tüketici Derneklerinin yaşadığı finansman zorlukları,
 
MANTIKSAL ÇERÇEVE MATRİSİ KAPSAMINDA İŞBİRLİĞİ VE ÇÖZÜMLER  

  • Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un THH’nin “yargılama ve cezaya ilişkin hükümler” başlığı yerine “tüketici kuruluşları” başlığı altında düzenlemiş olması,

  • THH’nin kurulması, çalışma usul ve esasları ile diğer hususların Kanun yerine bir Yönetmelikle düzenlenmesi,

  • Bizzat Kanun tarafından diğer yargılama hukuku alanları ile açık bir bağlantının kurulmamış olması, 

Çözüm Önerisi: Hukukçuların bir araya gelerek, bir rapor hazırlaması ve bunu ilgili bakanlığa sunmak suretiyle, takibinin yapılması sağlanmalıdır. 

  • Hakem heyeti üyelerinin atanma şekli, 

Çözüm Önerisi: İlgili kanunda ve yönetmeliklerde belirlenmiş olmasına rağmen, hakem heyetinde, tüketici temsilci üyelerinin atanma şeklinde eksiklikler vardır. Bu durumda yeniden kanun düzenlemesi veya yönetmelik düzenlemesi talebi karşılanmayacağından dolayı, beklemeden tüketici örgütleri olarak, hakkaniyetli, genel kabul görecek, verimliliği arttırmalı ve sürdürülebilir bir çözüm yaratmalıyız. Bu noktada derneklerin, THH seçimlerinde, ilçe almak veya ilçe sayısını artırma yarışına girmenin ötesinde davranması ve THH için çok nitelikli kişileri aday göstermesi doğru olacaktır. Ayrıca Derneklerin temsilci atadıkları THH üyelerini mutlaka takip etmeleri zorunlu hale gelmeli ve ilçede alınan THH kararlarının bir nüshası mutlaka derneğin bilgi havuzuna oradan da TTH bilgi havuzuna aktarımı ve denetimi sağlanmalıdır.  

  • THH üyelerinin eğitimsizliği ve bundan dolayı ortaya çıkan aykırı ve uyumsuz kararlar,

  • THH’lerinin yetersizliğinden dolayı biriken dosyalar ve sonuçsuz kalan başvurular,

  • Dosya yoğunlu olan THH’inde tek komisyon olması, 

Çözüm Önerisi: İlçe THH sanki birer bağımsız yargı veya karar mercii gibi çalışmaktadır. Oysa bu çok yanlış ve kara düzen bir yapılanmadır. Bunun önüne mutlaka geçilmeli ve THH’nin tamamında eşgüdüm, koordinasyon sağlanmalıdır. Bu konuda derneklere büyük sorumluluklar ve yaptırımlar düşmektedir. THH’lerin uyguladığı başarılı modeller ele alınarak incelenmeli ve diğer ilçelerdeki THH’ne bu birikimi TTH üzerinden aktarmalıdır. Ayrıca biriken dosyaların eritilmesi için de gerektiğinde birden çok THH oluşturulması, birikmiş dosyaların hemen karara bağlanabilmesi için öneriler geliştirmeliyiz.  

  • İlçelerdeki Kaymakamların “kişisel” tutumlarının yarattığı olumsuzluklar,

  • Raportörlerin keyfi yaklaşımları ve diğer üyelerin etkin olamayışı, 

Çözüm Önerisi: Kaymakamların kişisel tutumlarından kaynaklı olumsuzluklar nedeniyle kaymakamlarla görüşmeler, toplantılar yapılmalı ve yasa ve yönetmeliklerden doğan haklarımızı savunmalıyız ve gerektiğinde ilgili bakanlıktan randevu alıp görüşmeli destek almalıyız. (sorunlar ancak masa başında ve diplomatik müzakerelerle, haklı, makul, uygulanabilir ve sorunları giderci öneriler sunmakla çözülür. Bürokrasiyle ters gitmek, zıtlaşmak bizleri çözüme ulaştırmaz.) 

  • Gönüllük esası dışında, ticari amaçların güdülmesi,

  • Tüketici Dernekleri arasında iletişim ve işbirliği eksikliği,

  • Tüketici Derneklerinin yaşadığı finansman zorlukları, 

Çözüm Önerisi: Dernekler arasında yaşanan en nemli sıkıntılardan biri de özellikle hukuksal boyutta kâr amacı güden tavır ve davranışlardır. Bu durum dernekler arasındaki eşgüdümü ve iletişimi koparmaktadır. Ayrıca derneklerin yaşadığı finansal zorluklar maalesef bağış ve aidatla çözülecek durumda değildir. Bu konuda ilgili Bakanlık tarafından fon oluşturulmasına ilişkin öneriler getirilmeliyiz. Belki başlangıçta, tüm hukuki sorunların çözümü için TTH bünyesinde hukuk ve danışmanlık servisi kurulması ve tüm kazancın bu havuzda toplanması yerinde olabilir. Her ne kadar bu konu tartışmaya çok açıksa da asgari müştereklerde buluşmak mümkün olabilir veya alternatif çözümler üretmek mümkün olabilir.
 
DİĞER ÇÖZÜM ÖNERİLERİ 

  • Tüketici ve Rekabet Akademisi kurulması suretiyle çeşitli “Eğitim Modülü” veya THH El Kitabı oluşturulması ve tüm THH üyeleri veya adaylarının bu eğitimi zorunlu alması sağlanmalıdır.

  • Mutlak surette Belediyelerle de kontağa geçmeli, ortak projeler üretilmelidir.

  • THH ilişkin işlevsel bir web sitesi kurulması ve bilgi havuzunun bu sitede toplanması sağlanmalıdır.

  • İstanbul özelinde her ilçenin THH üyelerinin iletişim ve mail listesi zorunlu şekilde yapılmalıdır.

  • Devlet veya Hükümet tarafından THH üyelerine ilişkin bir Eğitim Fonu kurulması konusunda çalışma yapılmalıdır. Örneğin firmalara kesilen cezalardan %1 gibi bir oranın bu Fona aktarılması sağlanmalı ve Sertifikalı bir Eğitim programı uygulanarak, buradan Sertifika alan kişiler THH üyesi olmalıdır. Hatta THH üyelerinin maaşları veya giderleri bu Fondan devlet tarafından ödenmeli, Kaymakamların keyfi uygulamalarına bırakılmamalıdır.

  • TSE tarafından bir THH Standart Yönetmeliği çıkarılmasını sağlanmalıdır. (Emlak Standart Yönetmeliği gibi)

SONUÇ VE DEĞERENDİRME
 
Tüketici sorunları sadece bir derneğin veya kişinin tek başına kaldıramayacağı kadar önemli sorunlar yumağıdır. Bu yüzden uyum, eşgüdüm ve birliktelik çok önemlidir.
 
Şu bir gerçektir ki ancak birlikten kuvvet doğar. Bugüne kadar bireysel düzlemde yapılan açıklamaların dışına çıkmayan eylemler yerine, tüm federasyon ve derneklerin gücünü arkamıza alacak şekilde eylem ve görüşmeler yapmalıyız. Siyasi, ideolojik ve kişisel egolardan arınmış bir çalışma bizi ancak başarıya götürür.


YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Kocaeli’de Furkan Celep eylemi:
Kocaeli’de Furkan Celep eylemi: "Buna intihar diyemeyiz....
EGD 12. Ekonomi Basını Başarı Ödülleri verildi
EGD 12. Ekonomi Basını Başarı Ödülleri verildi