TÜDEF: Firmalar birkaç bin lira para cezasını...
Reklam
Reklam

TÜDEF: Firmalar birkaç bin lira para cezasını ödeyerek hile yapmaya devam ediyorlar

TÜDEF: Ülkemizde gıdalarda hile yapan firmaların 19 ay sonra kamuoyuna açıklanmasından sonra gıda güvenliğinin kalmadığını da söylemek mümkün. Tüketicinin can güvenliğini tehlikeye sokan firmalar birkaç bin lira para cezasını ödeyerek hile yapmaya devam ediyorlar.

TÜDEF: Firmalar birkaç bin lira para cezasını ödeyerek hile yapmaya devam ediyorlar

TÜDEF: Ülkemizde gıdalarda hile yapan firmaların 19 ay sonra kamuoyuna açıklanmasından sonra gıda güvenliğinin kalmadığını da söylemek mümkün. Tüketicinin can güvenliğini tehlikeye sokan firmalar birkaç bin lira para cezasını ödeyerek hile yapmaya devam ediyorlar.

TÜDEF: Firmalar birkaç bin lira para cezasını ödeyerek hile yapmaya devam ediyorlar
16 Ekim 2019 - 11:49

Her yıl 16 Ekim tarihinde kutlanan Dünya Gıda Gününün bu yıl ki teması “AÇLIĞA SON” olarak belirlendi. Kısa adı TÜDEF olan Tüketici Dernekleri Federasyonu Dünya Gıda Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, “Ülkemizde nüfusun yüzde 20 den fazlası açlık sınırının altında yaşarken, yüzde 60’ı da yoksulluk sınırında yaşıyor. Başta enerji olmak üzere, gıda maddelerine gelen ard arda zamlar nedeniyle Türkiye’de açlık ve yoksulluk artıyor. Ülkemizde gıdalarda hile yapan firmaların 19 ay sonra kamuoyuna açıklanmasından sonra gıda güvenliğinin kalmadığını da söylemek mümkün. Tüketicinin can güvenliğini tehlikeye sokan firmalar birkaç bin lira para cezasını ödeyerek hile yapmaya devam ediyorlar.” dedi.


 
Tüketiciler aşırı şekerli ürünlerden şikayetçi
 
Özellikle çocukların ve gençlerin dengesiz beslendiğine dikkat çeken TÜDEF, Milli Gelir dağılımındaki adaletsizlik nedeniyle sağlıklı gıdayı satın alamayan vatandaşların abur cubur gıdaya yönlendiğini ifade etti. "Bir yandan çocuklarda ve gençlerde aşırı kiloluluk oranı artarken, bir yandan da açlık artıyor" vurgusu yapan TÜDEF yönetimi, tüketicilerin derneklerine gelerek, özellikle şekerli meşrubat, soğuk çay, şekerli süt gibi ürünlerde kullanılan aşırı şekerden şikayetçi olduklarını da belirtti.



Bir kutu 330 ml meşrubatta tam 38 gram şeker var

TÜDEF, "Ülkemizde, özellikle çocuklara yönelik meşrubat, şekerleme, cips gibi ürünlerde aşırı şeker, aşırı tuz ve aşırı yağ kullanıldığını görüyoruz. Bir kutu 330 ml meşrubatta tam 38 gram şeker var. Bu ise yaklaşık 20 kesme şekere denk geliyor. Aşırı tuzlu ürünlerin içine tat arttırıcı Çin tuzu - monosodyumglutamat ekleyip lezzetli hale getiriliyor. Çin tuzu artık sokakta et tavuk satan satıcılar tarafından da lezzet arttırıcı olarak kullanılıyor. Çocuk bir kutu meşrubat içtiğinde bir cips yediğinde günlük tuz, yağ ve şeker ihtiyacının çok üzerinde enerji alıyor. Ülkemizde çocuk obezitesi ve çocuk hastalıkları süratle artıyor” dedi.


 
Ulusun geleceği sürdürülebilir gıda politikalarına bağlı

Yeterli ve dengeli beslenebilmek için halkın yüzde 80'inin gereken gelir miktarına sahip olmadığını ifade eden TÜDEF, tarım politikalarını, "Fiyatı pahalı olduğu zaman dışarıdan ithal ederiz mantığı beceriksiz bir tarım politikasının sonucudur" sözleri ile eleştirdi ve  tarımsal üretimde artık merkezi planlamaya gidilmesi gerektiğini belirtti.

TÜDEF,“Küresel ısınma artık bir dünya gerçeği, buna göre tarımsal ürün ekimimizi yeniden gözden geçirmemiz, buğday ve arpa yerine artık sıcağa ve kuraklığa dayanıklı türlerin ekim araştırmalarını şimdiden yapmamız lazım. Seralara dayalı bir sebze politikasının iklim değişikliği sürekli yağmurlar ve hortumlar nedeniyle gelecek yıllarda verimliliğinin düşeceğini sanıyoruz. Bunun içinde tedbirler alınmalıdır. Gıda güvenliği ile yeterli ve dengeli beslenme konusu gün geçtikçe Türkiye’de de önemini artırıyor. Uzmanlar her öğünde sofralarda dört ana besin grubundan süt, et-yumurta, ekmek-tahıl, sebze-meyve bulunmasına özen gösterilmesi gerektiğine işaret ediliyor. Yeterli ve dengeli beslenebilmek için gereken para miktarı ne yazık ki halkımızın yüzde 80’ninde yok. Televizyonlarda yapılan kadın-yemek programlarında asgari ücretlinin yoksulluk ve açlık sınırında yaşayanların nasıl beslenebileceği konusunda tavsiyeler verilmesini istiyoruz.


 
Tarımsal üretimde artık merkezi planlamaya gidilmeli

Arz talep dengesine göre tarımsal planlama yapıldığı zaman bir yıl soğan 10 liraya kadar çıkıyor, bir yılda satılmadan tarlada kalabiliyor. Patates ve diğer ürünlerde de benzer durumlar söz konusu. Fiyatı pahalı olduğu zaman dışarıdan ithal ederiz mantığı beceriksiz bir tarım politikasının sonucudur. Türkiye’de meyve ve sebze’de ve tüm tarımsal üretimde artık bir merkezi planlamaya gidilmesinin şart olduğuna inanıyoruz.” dedi.
 
 


YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Pronet, Türkiye’deki operasyonlarını sonlandıran Prosegur’un üyelerini devraldı
Pronet, Türkiye’deki operasyonlarını sonlandıran Prosegur’un...
Halk Süt'ten sonra şimdi de Halk Yumurta!
Halk Süt'ten sonra şimdi de Halk Yumurta!