Suda yapılan indirimler zam olarak geri...
Reklam
Reklam

Suda yapılan indirimler zam olarak geri dönmemelidir!

Tüketici Hakları Derneği ve Su Politikaları Derneği, bazı yerel yönetimlerin seçimler öncesinde su bedellerinde yaptıkları indirimden sonra bugünlerde su bedellerini arttırmaya çalışmaları ve verilen beş yıllık süreye rağmen şebekelerdeki su kayıplarının azalmaması ile ilgili basın açıklaması yaptı.

Suda yapılan indirimler zam olarak geri dönmemelidir!

Tüketici Hakları Derneği ve Su Politikaları Derneği, bazı yerel yönetimlerin seçimler öncesinde su bedellerinde yaptıkları indirimden sonra bugünlerde su bedellerini arttırmaya çalışmaları ve verilen beş yıllık süreye rağmen şebekelerdeki su kayıplarının azalmaması ile ilgili basın açıklaması yaptı.

Suda yapılan indirimler zam olarak geri dönmemelidir!
13 Eylül 2019 - 11:47

Su hizmetleri kalitelisinin ve sürdürülebilirliğinin, ekonomik, ekolojik ve sosyal alanlarda dengeli, planlı, akılcı ve gerçekci bir politikanın izlemesi ile mümkün olduğunun vurgulandığı açıklamada, bunun sağlanabilmesi  için bu alanları olumsuz etkileyebilecek tüm gelişmelerin ve  karşı karşıya kalınabilecek tüm risklerin su yönetimleri tarafından analiz edilmesi gerektiğine işaret edildi. 

Tüketici Hakları Derneği Genel Başkanı Turhan Çakar ve Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız tarafından yapılan basın açıklaması şöyle;



Türkiye’nin metropollerinde su hizmetleri yönetimi, plansız kentleşme, kente göç, iklim değişimi etkileri ,girdi maliyetleri, gibi birçok ekonomik ve idari baskının altındadır. Bu baskılara ilaveten ortaya çıkabilecek  iki yıl üstüste yaşanacak  kurak dönem, Merkezi hükümetin alacağı yeni kararlar, idari yapılanmadaki yeni düzenlemeler,  Ankara, İstanbul  ve İzmir ‘in  su hizmetleri yönetimini çok zorlayacaktır.  

Metropollerde yerel seçimler ile  değişen yönetimlerin  su hizmetleri yönetimi anlayışında da değişiklikler olmuş, Ankara, İstanbul ve İzmir’de su bedellerinde değişen oranlarda indirim kararları alınmıştır. Su bedellerinde Ankara’da 21 Ocak 2019 tarihinden itibaren  % 30 oranında, İstanbul’da 13 Mayıs 2019’dan itibaren %48’e varan oranda İzmir’de ise %20 oranında indirime gidilmiştir.Bu kararlar ,son dönemde artan işsizlik, düşen hane halkı gelirlerini ve  insanların su gibi yaşamsal ve talebi sürekli olan bir doğal kaynağa ulaşma hakkını gözeten kararlar olması açısından çok önemli ve anlamlıdır. Çünkü dünyada genel kabul gören kriter bir hanenin su için ödediği bedelin hane halkı net gelirinin %2,5 -%5’ini geçmemesidir.

Su ve çevre sağlığı hizmeti bir kamu hizmetidir

Su temini ve çevre sağlığı hizmetleri hukuki olarak kamu hizmeti kapsamına girer. Su temini, talebi sürekli ve yaşamsal olan bir toplumsal ihtiyacın karşılanmasına yönelik bir hizmettir. Bu nedenle bu  hizmetlerin yerel yönetimler tarafından kamu hizmeti anlayışıyla sunulması gerekir. Bunun yanısıra su  bedellerinde yapılan indirimler, hizmetin sürekliliğinde aksamaya ve kalitesinde düşüşe  neden olmamalıdır.



Mevcut  siyasi konjonktür ve yapılan açıklamalar yereldeki su yönetimleri üzerindeki  mali ve idari yüklerin ve baskıların artabileceğini ortaya koymaktadır. Bu olumsuzlukların su hizmetlerini  kesintiye uğratmaması için, su yönetimlerinin risk analizi yapması ve alternatif  stratejiler belirlenmesi gereklidir.

Özellikle Ankara, İstanbul ve İzmir’de su ve çevre sağlığı  hizmetindeki kaliteyi düşürmeden ve su bedellerinde yakın gelecekte daha büyük artışlara zorunlu kalmadan sürdürülebilir olabilmesi için, yerel yönetimlerin merkezi idare tarafından desteklenmesi gereklidir.

Suyunun Yarısı Şebekede kaybolan Yerel Yönetimlere Yeni Su Tahsisi Yapılmamalıdır

2014 yılında yayınlanan bu yönetmelikle Büyükşehir ve il Belediyelerine, içme suyu şebeke kayıplarını en fazla %30 düzeyinde olacak şekilde indirmeleri için verilen süre 2019 yılında doldu. Yerel Yönetimlerin büyük bölümü bu yönetmeliğin gereğini yerine getir(e)meyince 1 Ağustos 2019 tarihinde yeni bir yönetmelik yayınlanarak bu süre uzatıldı.

"Gelişmiş ülkelerde su kayıp kaçak oranı ortalama  %15 iken Türkiye’de bu oran ortalama %36 olarak veriliyor. Ancak bu oranın  ortalama %50 civarında olduğu  da yetkili kişilerce ifade ediliyor.

Kaynağından alınıp enerji kullanılarak, arıtılarak, pompaj yapılarak kente getirilen suyun yaklaşık yarısının şebekelerde kaybolurken yeni su temini tesislerinin yapımına izin verilmemeldir.

Hâlihazırda sadece 20 belediye su kayıp oranını % 30’un altına indirebilmiş durumda. Kentlerimiz iklim değişimi, hızlı göç ,kuraklık  tehditleri altında iken yerel yönetimlerimizin bu konuda isteksiz davranmalarını anlamak güç. Bu konudaki ilerleme yavaş. Bu nedenle yerel yönetimlere verilen süre uzatıldı. Sularımız  şebekelerde kaybolmaya devam ediyor. Bunun doğal sonucu olarak da ekonomik kayıplar  ortaya çıkıyor. İlave su talebi yeni projeler yapılarak karşılanmaya çalışılıyor. Kentsel su hizmetleri yönetimlerinin   önceliği  mevcut  suyu daha  verimli kullanmak olmalı.



Kent sellerine ve kuraklığa dirençli Akıllı Kentler yaratılmalıdır

Metropollerimizin su yönetimlerinin  öncelikli görevi  karşılanabilir bir bedel ile sürekli ve kaliteli bir su ve çevre sağlığı  hizmeti sağlamak ve kentleri kuraklığa ve sellere dirençli akıllı kentlere dönüştürmektir. Bunun da öncelikli ve  gerek şartı;  rasyonel- dinamik  planlamalar yapılması ve uygulanmasıdır.

Plansızlık, gelecekte  metropollerimizin su yönetimlerini özellikle içme ve kullanma suyu temini açısından zorlayabilir. Ortaya çıkabilecek bu durum, bu kentlerimizin bütçe dengelerini de zorlayarak su’ya zam yapılmasına neden olabilir. Kentlerimizi pahalı deniz suyu arıtımı teknolojilerine, ambalajlı  suya ve/veya çok daha pahalı şebeke suyuna mahkum edebilir. Yerel yönetimlerimizin orta ve uzun vadede çevre duyarlılığı içinde, karşılanabilir bir ücret tespit ederek, kaliteli su temini ve çevre sağlığı  hizmeti verebilmesi, iklim değişiminde ekonomik koşullara kadar tüm riskleri görüp gerekli hazırlıkları önceden yapabilmesi ile mümkün olacaktır.

Bu hizmeti bir kamu hizmeti olarak veremeyecek yönetimlerin kendi hazırlıksızlıklarının ve eksikliklerinin  bedelini  tüm topluma ödetmeye  hakları yoktur.


YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Erkekler, cinsel ilişkiye girdikleri kadın sayısını neden abartarak söylüyorlar?
Erkekler, cinsel ilişkiye girdikleri kadın sayısını neden...
Başkan İmamoğlu’ndan gar ihalesi için ikinci tepki: İstanbul adına çok öfkeliyim!
Başkan İmamoğlu’ndan gar ihalesi için ikinci tepki: İstanbul...