Önyargılar yüzünden yeterince mücadele...
Reklam
Reklam

Önyargılar yüzünden yeterince mücadele edilemiyor, Türkiye’de HIV riski giderek artıyor

Sabancı Üniversitesi ve Gilead Sciences Türkiye iş birliğiyle ‘Birlikte HIV’den Güçlüyüz’ temasıyla gerçekleştirilen IV.Ulusal Duyarlılık Konferansı’nda “Türkiye’de HIV” belgeselinin ilk gösterimi yapıldı. HIV/AIDS hakkında bilim insanlarının ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen belgesel ile toplumun bilgilendirilmesi ve toplumsal farkındalığın artırılması hedefleniyor.

Önyargılar yüzünden yeterince mücadele edilemiyor, Türkiye’de HIV riski giderek artıyor

Sabancı Üniversitesi ve Gilead Sciences Türkiye iş birliğiyle ‘Birlikte HIV’den Güçlüyüz’ temasıyla gerçekleştirilen IV.Ulusal Duyarlılık Konferansı’nda “Türkiye’de HIV” belgeselinin ilk gösterimi yapıldı. HIV/AIDS hakkında bilim insanlarının ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen belgesel ile toplumun bilgilendirilmesi ve toplumsal farkındalığın artırılması hedefleniyor.

Önyargılar yüzünden yeterince mücadele edilemiyor, Türkiye’de HIV riski giderek artıyor
12 Kasım 2019 - 17:12

Belgesel, Gilead Sciences Türkiye’nin desteği ile 5N1K yapımcısı Cüneyt Özdemir ve ekibi tarafından Türkiye’de toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla hayata geçirildi.

Belgeselin yapımcısı Cüneyt Özdemir, filmin gösterimi öncesinde yaptığı konuşmada, “Türkiye’de ilk kez böyle bir belgesel hazırlamak için işin içine girdiğimizde ne kadar önemli olduğunu kavradık. 90’larda büyüyen kuşaklar için HIV/AIDS korku filmi gibiydi. Yaşadıkları toplumdan izole edildikleri için hastalıkla baş başa kalıyorlardı. Bunun en önemli nedenlerinden biri bilgi eksikliğiydi. Bu konuda sadece bilmek yetmiyor, bilginin yaygınlaştırılması ve farkındalık yaratılması da çok önemli. Bu belgesel önemli bir adım ama tabii ki yetmez. STK’lar, özel sektör ve devletin bu konuda birlikte hareket etmesi gerekli.” dedi.



Konferansın açış konuşmasını yapan Sabancı Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fuat Keyman, Sabancı Üniversitesi’nin bu yıl kuruluşunun 20’nci yılını kutladığını belirterek, şunları söyledi: “Üniversitenin kuruluşunda aldığı çok önemli kararlardan biri üniversite olarak akademik anlamda başarılı ve donanımlı bireyler yetiştirmenin yanı sıra, aynı zamanda iyi öğrenci ve iyi vatandaşlar yetiştirmekti. Zorunlu Toplumsal Duyarlılık dersini iyi ki yaratmışız. Topluma duyarlı olmak, toplumsal sorunların çözümüne dahil olmak çok önemli. Bugüne kadar 15 bine yakın öğrencimiz bu alanlarda çalıştı. Her yıl 80 proje gerçekleştiriliyor. 1200’e yakın öğrenci projelerde görev alıyor. Üniversite olarak önce kadın, sonra gençlik ve ebeveynlik üzerine toplumsal duyarlılık konferansları gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, “Bugün de HIV üzerine konuşacağız. Birlikte HIV’den daha güçlüyüz diye çok doğru bir slogan seçilmiş. Gilead Sciences Türkiye’ye bu konuda Sabancı Üniversitesi ile birlikte çalıştığı için çok teşekkür ederim” dedi.

HIV artık ölüm fermanı değil, hep birlikte sonlandıracağız

“Türkiye’de HIV konusunda neredeyiz?” konulu panele katılan Uluslararası AIDS Sağlık Hizmeti Sağlayıcıları Derneği (IAPAC) Başkanı Dr. Jose M. Zuniga, Türkiye’nin teşhis ve tedavide çok başarılı olduğunu ancak tanı konulma aşamasında bu başarıyı yakalayamadığını söyledi. IAPAC’ın 2014 yılında 26 şehrin Paris’te oluşturulan Fast Track Cities girişimine destek verdiğini hatırlatan Dr. Zuniga, “HIV konusunda belirlenen 90-90-90 (%90 tanı, yüzde 90 tedavi, yüzde 90 Baskılanma) ve sıfır stigma hedeflerine ulaşılması için bu girişimi başlattık. İstanbul ve diğer illerin de bu girişime katılmasını ümit ediyoruz” dedi.



Dr. Zuniga, girişimin dünya çapında 300’den fazla şehre ulaştığını ifade ederek, “Bu şehirler eksiklerini gidermede ve sosyal eşitsizlikler karşısında HIV’le mücadelede birbirlerine destek oluyor. Bir belediye başkanının bu girişime imza atması kadar kurumun buna kendisini adaması çok önemli. Dünya çapında HIV yükünün yüksek olduğu yerlere odaklanırsak HIV salgını daha düşük olur. Artık 90-90-90 hedeflerinin de ötesine geçildi. Hedeflerimiz sıfır stigma, sıfır ölüm. HIV eskiden ölüm fermanıydı bugün değil. Hala ölüm fermanı olarak gören ve tedavi almayan bireyler var. Bunu hep birlikte sonlandıracağız” dedi.

Son 10 yılda hasta sayısı yüzde 465 arttı

Panele katılan Prof. Dr. Deniz Gökengin, HIV’le mücadelede küresel anlamda yüzde 23 azalırken, Türkiye’de son 10 yılda ciddi sayıda hasta artışı olduğunu belirtti. Dünyanın bazı bölgelerinde Doğu Avrupa, Orta Asya ve Orta Avrupa ülkelerindeki hızlı artışın devam ettiğini söyleyen Prof. Dr. Gökengin, “Türkiye’de her yıl 3-4 bin arasında yeni vaka ekleniyor. Biz aslında HIV’le yaşayan hastaların sadece yarısına tanı koyabiliyoruz, bir bu kadar daha HIV’le yaşayan hasta olduğunu tahmin ediyoruz. Uzun yıllardır Türkiye’deki hasta sayımız düşüktü. Ancak uzun yıllardır ihmal edilen bölgelerde bu artış kaçınılmazdı, bizde de yayılıyor” dedi.

Türkiye’de anonim test merkezlerinin yaygınlaştırılması önemli

Hacettepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Serhat Ünal ise Türkiye’de HIV’li hasta sayısının 10 yılda yüzde 465 arttığına dikkat çekerek, şöyle konuştu:

“Türkiye’de anonim test merkezlerinin yaygınlaştırılması önemli. Asıl vakaları böyle yakalarsınız. Ne yazık ki farkındalık konusunda ilerleme kaydedilemiyor. Bugün 20 bini kişi HIV’li, yarın 40 bin olur gider. Oysa tedavilerin hepsine sahibiz. Bu sadece tıbbi bir sorun değil. Çağın veremi oldu hatta onu geçti bile. Ama ilerde daha çok hayat kaybetmemek için bunun eğitiminin bir yolunu bulmamız lazım. Bu konudaki önyargıları aşmak lazım.”

Gilead Sciences Türkiye Medikal Direktörü Dr.Tahsin Gökçem Özçağlı ise “Epidemiyi kontrol altına alabilmek için pek çok paydaş var. Birini dışlayarak bir şey yapma şansınız yok. Devletin politikaları oluşturması lazım. Sadece tedavi değil önleme korunma konularında da yeni yaklaşımlar geliştirilmeli. Örneğin Gilead Sciences, Elton John Vakfı ile pilot bir çalışma yapıyor Kazakistan’da. Ayrıca “Sıfıra Ulaşmak İçin” diye yeni bir proje başlattık. 100 bin Pound’a kadar proje desteği sağlayacağız” dedi.



Bu bir eşcinsel hastalığı değildir

Pozitif-iz Derneği Başkanı Çiğdem Şimşek de “Bu bir eşcinsel hastalığı değildir, kadın ve çocukları, gençleri de etkiliyor. Biz ağırlıklı gençlerle çalışıyoruz Konuyu multidisipliner bir şekilde ele almak gerekiyor. Önyargıyı engellemekte de toplumun tüm kesimlerine görev düşüyor. Önyargı ve ayrımcılık yüzünden çok yanlış bilinenler var” dedi.

Konferansın “Üniversitelerde HIV/AIDS Eğitimi Konusunda İyi Uygulama Örnekleri” başlıklı bölümünde ise Sabancı Üniversitesi Toplumsal Duyarlılık Projeleri Yöneticisi Zeynep Bahar Çelik, üniversitenin bu konudaki projelerini anlattı. Sağlıkta Genç Yaklaşımlar Eğitim Koordinatörü Pelin Anılan Sabancı Üniversitesi ile ortak yürütülen Akran Eğitim Projesi’ni katılımcılarla paylaştı.

Toplumun %75’i HIV pozitif bireylerin normal bir yaşam yaşayabileceği bilgisine sahip değil

Başkent Üniversitesi’nden Prof. Dr. Simten Malhan da üniversitenin HIV farkındalık projelerini anlattı. Prof. Dr. Malhan, “Başkent ve Hacettepe Üniversitesi’nin birlikte yürüttüğü dünyanın en büyük HIV/AIDS Farkındalık Araştırması sonuçlarına göre, toplumumuzun %77 gibi büyük bir kısmı bu konuda bilgi sahibi değil. Yine toplumun %75’i HIV pozitif bireylerin normal bir yaşam yaşayabileceği bilgisine sahip değil. Bu durum da toplum açısından ciddi bir risk oluşturuyor” dedi.


YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Prof. Dr. Haydar Sur: İnsanlığın en önemli silahı elinden alınıyor
Prof. Dr. Haydar Sur: İnsanlığın en önemli silahı elinden...
Başkent Belediyesi Çocuk Meclisi üyeleri ilk Genel Kurul Toplantısını yaptı
Başkent Belediyesi Çocuk Meclisi üyeleri ilk Genel Kurul...