Madencilik Kazaları
Reklam
Reklam

Madencilik Kazaları

“En zor mücadelemiz, psikolojik olandır. Sınırlarımızı zorlarken bize vazgeçmemizi söyleyenleri tamamen susturamayız. Onlara, her seferinde aynı dingin ve ağırbaşlı sesle, teslim olmayacağımızı söylemeliyiz.”

Madencilik Kazaları

“En zor mücadelemiz, psikolojik olandır. Sınırlarımızı zorlarken bize vazgeçmemizi söyleyenleri tamamen susturamayız. Onlara, her seferinde aynı dingin ve ağırbaşlı sesle, teslim olmayacağımızı söylemeliyiz.”

Madencilik Kazaları
02 Haziran 2019 - 11:47

Serap Safiye Yıldız / Kayseri-

Ali Çuhadar “Yaşama Hakkımıza ve Yaşam Alanımıza Saygı İstiyoruz”
 
Büyük Bürüngüz Köyünü ve çevresini tehdit eden, altın arama ve işletme madenine karşı çıkan köy halkı ve civar köyler ve muhtarlar çözüm arayışını sürdürüyor. Köylerinde açılması planlanan madenin temelinin geçmiş yıllara dayandığını söyleyen Muhtar Ali Çuhadar, “Koza Altın İşletmeleri, kayyum atanmadan önce 2012 yılında ocak açmak üzere köyümüze geldi. Köy sakinleriyle birlikte ilgili makamlara başvurup ocağın açılışını engellemiştik. Yetkililere seslendik. 'Bizim istediğimiz doğal ve hakkımız olan yaşamak, fazla bir şey istemiyoruz. Buradaki canlıların yaşamasını istiyoruz' dedik. Yetkililerden olumlu cevap geldi şirketin Feto bağlantılı olduğunu, madenin kapatılacağını söylediler ve maden kapandı. Ancak, şirkete kayyum atandıktan sonra madeni tekrar açmak için eyleme geçtiler. Köyümüzü, yaşama hakkımızı sonuna kadar savunacağız” diyor.


 
Geçmişte madencilik sektöründe yaşanan kazaları, anımsayalım...
 
Madencilik Kazaları, Sonuçları
 
Türkiye son yıllarda siyanürü;
 
Artvin Cerattepe ve Bergama’daki altın arama çalışmaları ile duydu. Ama en son duyduğumuz ve 1985’te kurulan Kütahya’daki tesis aslında Türkiye’nin ilk siyanürlü işletmesi. Kurulduğu günden beri çevresini zehirleyen, özelleştirildikten sonra tam kapasite çalışan tesisde iyileştirme yapılmadı.
 
Tavşanlı-Gümüşköy Havuzlarda çökme haberi siyanür tehlikesini bir kez daha gözler önüne serdi.   Maden tesisinin çevresindeki köylerden Dulkadirli’de bugün birkaç hane dışında kimse yaşamıyor. 1993 yılında ard arda meydana gelen kansere bağlı ölümler yüzünden halk köyü terketmiş.


 
İzmir-Bergama-Ovacık Bergama'da siyanürlü yöntemle yapılan madencilik ilk kez geniş toplumsal tepkinin doğmasına neden oldu. Bergamalıların hukuk mücadelesi sonucunda, 17 Ekim 2010’da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de siyanür kullanarak altın madeni aranması nedeniyle Danıştay’ın kararını uygulamayan Türkiye’yi, 1 milyon 817 bin 761 TL tazminat ödemeye mahkûm etti.
 
Uşak-Eşme-Kışladağ TÜPRAG Metal Madencilik AŞ 2006'dan beri maden cevheri geniş brandaların üzerine dökülen toprağı üzerine siyanür serpilerek elde ediliyor. Metalürji Mühendisleri Odası Başkanı Cemalettin Küçük, bu yöntemi "en vahşi, en ilkel" madencilik olarak adlandırıyor. Madenin faaliyete geçmesinden kısa bir süre sonra, yörede 1500 kişi zehirlendi.


 
Gümüşhane-Mastra Koza grubuna ait bu maden 2009 yılında faaliyete geçti. Mastra altın yatağı, Gümüşhane'nin 9 km kuzey batısında, Demirkaynak köyünün yakınlarında bulunuyor. Bölgede Kelkit çayı ve havzası bulunuyor.

Erzincan-İliç-Çöpler Çalık Maden İşletmeleri A.Ş. (Çalık Maden) ile Kanada menşeli Anatolia Minerals Development Limited (Anatolia) ortaklığında madencilik faaliyeti için çalışma yapılıyor. 1999 yılında madencilik faaliyetleri için farklı şirketlere ruhsat verilen bölgede başka şirketlerin de altın madenciliği için çalışma yürüttüğü biliniyor.


 
Manisa-Turgutlu-Çaldağ SARDES Nikel Madencilik A. Ş. nikel madeni için faaliyet yürütmek üzere 2009'da gerekli ruhsatı aldı. Eşme'deki gibi serpme yöntemiyle çalışılıyor. Farkı siyanür yerine sülfürik asit kullanılması. Madende ayrıca kanserojen bir madde olan nikel toz halinde atmosfere karışıyor. Çaldağ açık alanda sülfürik asitle maden elde etme yönteminin pilot bölgesi.
 
Balıkesir-Balya-Kadıköy Kurşun madeni 1939'da kapatıldı. Kimyasal madencilik yapılan ilk bölgelerden biriydi. Topraktaki düşük kurşun miktarını elde etmek için kimyasal solüsyonlar kullanıldı. Bugün madende halen dört milyon tonluk işlenmiş atık bulunuyor. Bölge Manyas...


 
Dünyanın en büyük siyanür felaketleri
 
Madencilikte siyanür türü kimyasalların kullanımının ciddi sonuçları var. Dünyada yaşanan sızma ve taşma olaylarında büyük çevre felaketlerinde, maden firmaları hiçbir zaman sızıntıyı kabul etmedi. Bir iki istisna dışında açılan davalarda bu firmalar mahkûm edilmedi.
 
Ağustos 1995, Guyana Güney Amerika'daki en büyük sızıntılardın birisi. Omai altın madenindeki barajın çökmesi sonucu 3,2 milyar litre siyanürlü atık Essequibo nehrine aktı. Madenin etrafındaki dört kilometre çapındaki alandaki sularda yaşayan tüm canlılar öldü. Aynı madende yaşanan başka bir kaza nehri Eylül 2000'de bir kez daha kirletti.
 
Ocak 2000, Romanya Baia Mare altın madeninde aşırı yağışlar sonucunda baraj taşıp yırtılınca 100.000 m³ siyanürlü akışkan Tizsa ve Tuna ırmaklarına boşaldı. Tonlarca balık anında öldü. Tizsa nesli yok olma tehlikesi altında olan balık türleri barındırdığı için koruma altındaydı. Bilim insanları nehirde canlı yaşamının dönüşü için en az 20 yılın geçmesi gerektiğini hesapladılar.
 
16 Mayıs 2002, ABD Nevada'daki Twin Creeks madeninden 34.000 ton siyanür atığı sızdı. Madeni işleten Newmont firması sadece 10.000 ton sızıntı olduğunu kabul etti. Aynı şirketin Arizona'daki başka bir madeninde geçtiğimiz yıllarda 13.000 ton sızıntı daha oldu.


 
Ocak 2003, Honduras Copan eyaletindeki San Andres madeninden Lara nehrine ve yakınlardaki Santa Rosa kasabasının içme suyuna siyanür karıştı. Yerel çevre örgütleri firma sızıntıyı kabul etmeyince nehirdeki ölü balıkları topladı. Açılan davalar sonucu Meksika menşeli Minosa Maden firması, çevreye verdiği zararın tazmin edilmesi için kullanılmak üzere 54.000 dolar tazminat ödemeye mahkûm oldu.
 
Haziran 2005, Laos Avustralya firmasının ülkede faaliyet gösteren maden işletmesinde sızıntı olduğu, yerel yetkililerin 100'e yakın Laoslu'nun zehirlendiğini açıklamasından sonra ortaya çıktı. Zehirlenenler madenin üç kilometre yakınlarında yaşıyordu. Siyanürün karıştığı nehirde balık avlıyor ve suyu içiyorlardı. Uluslararası ve yerel çevre örgütlerinin tüm çabasına karşın firma, sızıntıyı kabul etmedi.
 
19 Haziran 2006, Gana Whassa bölgesindeki altın madeninde 15 gün ara ile iki baraj hasar görüp çevreye boşaldı. Asuman nehrinin büyük bir bölümünde yaşam bitti. Gana en çok siyanür sızıntısı yaşanan ülke. Daha önce 2001- 2005 arası altı büyük siyanür sızıntısı yaşanmıştı. 


 
En büyük Facia Ekim 2004
 
Kanada maden firması Bogoso Gold'un çalıştırdığı madenin atık barajında büyük bir sızıntı olduğu anlaşıldı. Aprepre nehrinde binlerce balık öldü. Firma sızıntıyı kabul etmedi. Resmî açıklama yapılmadığı için bazı yerliler, ölü balıkları yediği için zehirlendi.
 
Uzmanların araştırmalarına göre siyanür asidinin 50 miligramı, sodyum siyanürün 100 miligramı insanın ölümüne yol açabilir. Atık sulardaki siyanür, balık ve diğer su canlılarını yok edecek kadar tehlikeli.
 
Türkiye'de maden sektörü için yılda 1.000 tonun üzerinde siyanür kullanılırken, başta tekstil olmak üzere, diğer sektörlerde yılda yaklaşık 10.000 ton civarında siyanür kullanılmaktadır.
 

Koza Altın İşletmeleri A.Ş. ye ait 6 adet maden şu an işler durumda;
 
Çukuralan Altın Madeni
Kaymaz Altın Madeni
Himmetdede Altın Madeni
Çoraklıktepe Altın Madeni
Ovacık Altın Madeni 
Mastra Altın Madeni

 


Devamı var...
 
Altına Hücum
 
Neden Siyanür?

 
 


YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Bir ölüm üç öğrenme
Bir ölüm üç öğrenme
Zeydan Karalar: Cümle alem biliyor ki büyükşehir ve ASKİ’de çok sayıda bankamatikçi var
Zeydan Karalar: Cümle alem biliyor ki büyükşehir ve ASKİ’de...