Reklam
Reklam
Reklam

Kördüğüm bir siyaset

Belgin Gülbağçalar Yazıları / Kördüğüm bir siyaset

Kördüğüm bir siyaset
13 Kasım 2020 - 12:32

Bu kadar hüzün, kargaşa, kaos, yalan dolan ve riyakarlığa bir gün yetmiyor, katlanarak ertesi güne ve daha daha ertesi güne devrediyor. CB ve AKP genel başkanının eylem ve söylemleri şaşırtmıyor beni çünki daha iktidara gelmeden önce bugün bu yaşadıklarımızın emareleri belliydi, aklı başında olan herkes bunları anlayabilirdi ama nedense muhalefet partilerinin genel başkanları bir türlü anlayamadılar, anlamak istemediler, öngöremediler olacakları!

 

"Demokrasi araçtır işime geldiği yerde binerim, işime geldiği yerde inerim diye açıkça ifade eden birini," demokrasi" adına ve birtakım yöntemlerle mv seçtirerek başbakanlık yolunu açan zamanın CHP genel başkanının da iyi niyetinin (!) nelere mal olduğu anlaşılmıştır!

 

Atatürk konusunda düşüncelerini gizlemedi, "huzurda sap gibi durmayı" kendine yediremediğini açıkça söyledi. Kendi belirlediği bakanları, genel başkan yardımcıları, belediye başkanları hatta Cumhur başkanı Abdullah Gül her milli bayram ve 10 Kasım'da hazımsızlık, kulak ağrısı vb bahanelerle törenlere katılmadı.

 

2017 de yapılan referandumla neyin amaçlandığı açıkça belli değil miydi?

 

Muhalefetin ve bu ülkenin tüm aydınlarının gök kubbeyi yıkarak buna engel olması gerekmez miydi?

 

Bu ülkede; iktidar, muhalefet sorunu olduğu kadar "aydın" sorunu da var.

 

Mühürsüz oy pusulalarını kabul ederek, seçimden 8 ay sonra gurup toplantısında "aslında o referandumda %51 nokta bilmem kaç oyla hayır çıkmıştı diyebilen bir ana muhalefet genel başkanını nasıl içine sindirebilir insan?

 

Ya da "Atatürk demeyi tercih etmiyorum" diyebilen birini yine yeniden atama gibi bir seçimle İstanbul İl başkanı yapar?

 

Daha önce attığı Atatürkçüleri yaralayan ve ulusal değerlerimizi yok sayan twetlerini sineye çekerek!

 

Ülke yangın yerine dönmüş, sosyal, ekonomik ve siyasi krizlerin ardı ardına eklendiği iktidarın sallandığı oylarının düştüğü bu günlerde ana muhalefet de oy kaybediyor.

 

Bu zor günlerde Atatürk ilkelerine ve Atatürkçülüğe sımsıkı sarılmamız gerekirken, Atatürk düşmanlarını dost ilan edip onlara sarılıyorsun ve partinin gerçek sahibi Atatürk'çüleri, yurtseverler gerçek örgüt üyelerini, liyakat sahibi ve nitelikli, dürüst partilileri tasfiye ediyorsun!

 

CHP ye oy veren seçmen bütün bunları görüyor elbette...

 

Ya ittifak ortağı muhalefet partisinde yaşananlar?

 

Bizi ilgilendirmez diyeceğim ama öyle değil işte, adı üstünde; ortağımız, onca milletvekili vermişiz, kuruluşuna destek olmuşuz.

 

Gelişmeler yenir yutulur gibi değil, partinin kurucularından Profesör Ümit Özdağ'ın söyledikleri hafife alınabilir, görmezden gelinebilir mi?

 

CHP Milletvekili Kaboğlu; İyi parti ve HDP' nin ortak anayasa için bir araya geldiğini 2018 ocak ve nisan ayları diyerek ve tarih de vererek doğrularken İYİ parti yönetimi bunu yalanlıyor. Ayrıca HDP, İYİ parti ile birlikte CHP de var anayasada değiştirilmesi amaçlanan maddeler vahim ötesi, hatta “ihanet" niteliğinde.

 

Eskiden yalan söyleyenin, yanlış yapanın üzerine gidilirdi, şimdilerde yalanı ve yanlışı ortaya çıkaranın üstüne gidiliyor!

 

Bizim cenahta da Muharrem İnce, bir türlü dökmüyor, dökemiyor eteğindeki taşları, kontrollü gidiyor çete dediği genel merkezin üzerine.

 

Söyledikleri doğru aynen katılıyorum; tek aday dayatmalı il ve ilçe kongrelerini defalarca yazdım. Hala duruyor sayfamda ama keşke partide etkin görevde olduğu dönemde bu uygulamalara karşı dursaydı...

 

Ekonomist Emin Çapa diyor ki; Ekonomi için kötü diyemiyorum, çok kötü bile diyemiyorum çünki çok kötü bile bir şeydir, durum çok kötü bile denemeyecek kadar vahimdir!!!

 

Affet bizi Aziz Atam ölümünün 82 yılında durumumuz bundan ibarettir, kurduğun çağdaş, laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin nimetlerini ve erdemlerini anlayamadık, anlatamadık!

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum