Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları...
Reklam
Reklam

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği: Vatan Partisi savunduğu ideoloji ve izlediği çizgi ile zaten iktidarın ve sermayenin yanında konumunu almıştır

KazDağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği: "Kazdağı savunucularını AB Ajanı olmakla suçlayan Vatan Partisi savunduğu ideoloji ve izlediği çizgi ile zaten iktidarın ve sermayenin yanında konumunu almıştır."

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği: Vatan Partisi savunduğu ideoloji ve izlediği çizgi ile zaten iktidarın ve sermayenin yanında konumunu almıştır

KazDağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği: "Kazdağı savunucularını AB Ajanı olmakla suçlayan Vatan Partisi savunduğu ideoloji ve izlediği çizgi ile zaten iktidarın ve sermayenin yanında konumunu almıştır."

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği: Vatan Partisi savunduğu ideoloji ve izlediği çizgi ile zaten iktidarın ve sermayenin yanında konumunu almıştır
13 Ağustos 2019 - 10:18

Vatan Partisi Genel Sekreteri Utku Reyhan'ın Kaz Dağlarında maden şirketinin yüzbinlerce ağacı katledip, siyanürlü altın arayışına son vermesi için yapılan eylemlerin Avrupa finanslı olduğunu ifade etmiş ve şunları söylemişti; “Avrupa Birliği parası, boş yere verilmemiştir. Parayı veren düdüğü çalar. WWF basın bülteninde AB’nin parayı bu kuruluşlara neyin karşılığında verdiğini de söylemektedir. Bunların arasında ‘seçilecek üç ÇED raporuna karşı kampanya yürütülmesi’ ve ‘iki yerde ÇED olumlu kararı ya da ÇED gerekli değildir kararının iptali için dava açılması’ gibi şartlar bulunmaktadır! Yani parayı veren AB diyor ki, ‘parayı biz verelim, siz Türkiye’nin madenciliğini, enerji arayışlarını durdurun’. Bunun başka bir adı yoktur.”



Reyhan, WWF’nin, ilgili basın bülteninde “yapılan başvuruların değerlendirildiği” ve 5 ülkeden toplam 23 STK’nın hibe almaya “hak kazandığı”nı belirtiğini söyleyerek, 23 STK’nın 5’inin Türkiye’de bulunduğunu ifade etmişti. Reyhan, bu 5 STK’ya AB’den aktarılacak bütçenin yine kendi açıklamalarına göre 252 bin Euro olduğunu ve Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneğinin, bu parayı almaya “hak kazanan” Türkiye’deki 5 STK’dan biri olduğunu iddia etmişti.

Vatan Partisi Genel Sekreteri Utku Reyhan tarafından yapılan bu açıklamalara, KazDağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği tarafından "Vatan Partisi’ne zorunlu yanıt" başlığıyla sert bir açıklama ile yanıt verildi.

Vatan Partisinin egemen güçlerin maşası olduğunu ve bu mücadeleyi karalamaya ve gölgelemeye çalışarak bir kez daha tarihi misyonunu yerine getirdiğini ifade eden Dernek, açıklamasında şunları kaydetti;
 
Kazdağı’nı savunmak, vatanı savunmaktır. Bergama’yı, Uşak’ı, Cerattepe’yi, Munzur’u, Hasankeyfi savunmak da öyle.
 
Çokuluslu Şirketlerin, onların işbirlikçilerinin ya da gözünü kar hırsı bürümüş doğa düşmanı yerli sermayenin ülkemizin her yanında yarattığı doğa talanı, yıkımı, ülke kaynaklarının sömürüsüne karşı verdiğimiz mücadeleden onur duyuyoruz.


 
Bu mücadeleyi karalamaya ve gölgelemeye çalışan ve egemen güçlerin maşası olan Vatan Partisi bir kez daha tarihi misyonunu yerine getirmektedir.
 
Bergama sürecinde yaşam savunucularını Alman Ajanı olmakla, kadınların kurtuluşu için mücadele eden kadın hakları savunucularını Soros’un kadınları olmakla, eşcinselleri sapkın olmakla, Kazdağı savunucularını AB Ajanı olmakla suçlayan Vatan Partisi savunduğu ideoloji ve izlediği çizgi ile zaten iktidarın ve sermayenin yanında konumunu almıştır.


 
Kirazlı Balaban'da can çekişirken son anda yaşam savunucularınca kurtarılan kara keçi başta olmak üzere Balaban'ın kurtları, kuşları, ceylanları, börtü böcekleri, çiçekleri ve 195 bin ağaç, bu katliamı destekleyen Vatan Partisi' ni asla affetmeyecektir.
 
Hiçbir karalama kampanyası bizi yıldıramaz ve mücadelemizden alıkoyamaz.

Utku Reyhan açıklamasında ayrıca Kirazlı’daki maden çalışmalarına da destek vermiş, değerlendirmelerini şöyle ifade etmişti;

Kamuoyunda yürütülen Kazdağları tartışmasını Vatan Partisi olarak, Türkiye’nin çıkarları ve bilimsel gerçekler zemininde ele alıyoruz. Görüşlerimizi oluştururken öncelikle konuya ilişkin açıklama yapan iki yetkili meslek kuruluşu olan Maden Mühendisleri Odası ile Orman Mühendisleri Odasının bir de özel görüş aldığımız bir başka yetkili meslek odasının tespit ve önerilerini dikkate aldık. Böyle yapmak zorundayız çünkü havada gezen, kaynağı belirsiz birçoğu manipülasyon amaçlı bilgilerle yola çıkmak, bizi yanlış sonuçlara götürür.
 
Andığımız kaynakların verdiği bilgilere göre,
 
1 – Bölge Kazdağları içerisinde değildir. Kazdağları ekosistemine dahil değildir.
 
2 – Bölgenin, Çanakkale’nin içme suyu ihtiyacını karşılayan Atikhisar barajı ile ilgisi yoktur. Buraya yeraltı suları yoluyla herhangi bir sızma fiziken mümkün değildir. Barajın konumu akış yönünün tersinedir.
 
3 – Dünyada altın ayrıştırma işleminin %83’ü siyanürleme yöntemiyle yapılmaktadır. Gerekli tedbirlerin alınması ve denetimlerin düzenli yapılması durumunda siyanürün sızması kolaylıkla engellenebilir.
 
4 – ÇED sınırları dışında ağaç kesimi yapılmamıştır. Ağaçları Orman Genel Müdürlüğü kesmiştir ve onları ekonomik amaçla değerlendirmektedir.
 
5 – Projenin sonunda, alan yeniden ağaçlandırılacak ve eski örtüsüne kavuşturulacaktır.
 
6 – Kesilen ağaç sayısı ile ilgili 14 bin – 195 bin farkı, ağaç tanımından kaynaklanmaktadır.
 
7 – Maden, kıt bulunan ve bulunduğu yerde çıkarılması gereken bir kaynaktır. Milli Park, tarihi ya da doğal sit alanı gibi yerler dışında, mevzuata uyulması ve denetlenmesi koşuluyla yapılmasında bir mahsur yoktur. Kirazlı maden sahası, milli park ya da sit alanı içinde değildir.
 
 


YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Hazine ve Maliye Bakanlığı Facebook, Spotify ve Google’a erişimi engelleyebilir!
Hazine ve Maliye Bakanlığı Facebook, Spotify ve Google’a...
23 Ülkeden 50 Kısa Film 13-14-15 Aralık’ta II. Dostluk Kısa Film Festivali’nde
23 Ülkeden 50 Kısa Film 13-14-15 Aralık’ta II. Dostluk Kısa...