Reklam
Reklam
Reklam

İYİ PARTİ TBMM GRUP TOPLANTISI

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, "Şunu da net bir şekilde söyleyeyim, küçük ortak ve arkadaşlarına; aranıza girmeye niyetim yok, endişelenmeyin, kesinlikle böyle bir niyetim yoktur. Cumhur İttifakı et-tırnak... Çok hissi bir ittifak. Asla orada olmam, asla aranıza girmem merak etmeyin." dedi.

İYİ PARTİ TBMM GRUP TOPLANTISI
14 Nisan 2021 - 17:04

Akşener, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, dün akşam saat 19.30'dan bu yana Meclis'te bir kriz yaşandığını, ortalığın karıştığını söyledi.

Akşener, "Her hafta milletin kürsüsünde bir dezavantajlı, derdi olan grubun temsilcisini konuşturduğumuz için midir, yoksa son zamanlarda küçük ortağın bütün konuşmalarının öznesi ben ve İYİ Parti olduğundan mıdır ya da büyüğünün küçüğünün partimize, partimizin büyüyüşüne, milletimizin teveccühüne karşı duydukları korkudan mıdır bilemem dün Meclis'te ortalık karıştı." ifadesini kullandı.

Meclis'te pandemi kurallarına en fazla dikkat eden parti grubu olduklarını dile getiren Akşener, Grup Toplantısı için milletvekili dışında salona gireceklerle ilgili verdikleri listeyle ilgili kriz yaşandığını savundu.

"Teknik ekip de dahil hiç kimse giremez" denildiğini ifade eden Akşener, şöyle konuştu:

"Sayın Meclis Başkanı, 'Bu nasıl oluyor?' dedi şecaatle, sonra telefonlardan kaçtı. Sonra ortaya bir resim çıktı, ağabeyler bana çok kızmış. Üzgünüm rahatsız etmeye devam edeceğim, rahat kaçırmaya devam edeceğim. Üzgünüm, Anadolu'yu gezmeye devam edeceğim, sizin yapmadıklarınızı yaptırmaya devam edeceğim üzgünüm. Bu milleti aldattınız, bununla sizi yüzleştireceğim üzgünüm ve yaptığınız her çirkinliği açık edeceğim, üzgünüm. Ya adam gibi bu ülkeyi seçime kadar yöneteceksiniz, milletin emrinde gerçekten hizmetkar olacaksınız; kibrinizi yerle bir edeceğim, 5 maaşlarınızı söyleye söyleye sizi milletin karşısına çıkamaz edeceğim, ya bunlardan vazgeçeceksiniz ya da milletimize sizi öyle anlatacağım ki ilk seçimde milletimizin kararıyla, milletimizin iradesiyle bu ülkenin yönetiminden demokrasiyle gideceksiniz, sandıkta gideceksiniz, üzgünüm.

Şunu da net bir şekilde söyleyeyim, küçük ortak ve arkadaşlarına; aranıza girmeye niyetim yok, endişelenmeyin, kesinlikle böyle bir niyetim yoktur. Cumhur İttifakı et-tırnak... Çok hissi bir ittifak. Asla orada olmam, asla aranıza girmem merak etmeyin. Bu ilişkinizi devam ettireceksiniz ama hepiniz birlikte bu millete verdiğiniz sözleri yerine getireceksiniz. Buraya insan mı almıyorsunuz, gereğini yaparız. Burada milletimizin derdini anlatacak kişilerden korkuyor musunuz? Her şartta, burada olmaz başka yer olur, milletin kürsüsünden milletimizin sesini duyurmaya devam ederiz."

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, "Milletimiz canıyla uğraşırken siz başka hesapların, başka planların peşindesiniz. Şimdi de çıkıp utanmadan 'Salgının bu noktaya ulaşmasından 84 milyon hepimiz sorumluyuz' diyerek suçu milletin üzerine atmaya kalkıyorsunuz." dedi.

Akşener, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, hükümetin Kovid-19 salgınına karşı verdiği mücadelede yapılan uyarıları ciddiye almadığını söyledi.

Hükümete sadece uyarıda bulunmadıklarını, salgına karşı nelerin yapılması gerektiğini de anlattıklarını dile getiren Akşener, "Biz, işi ciddiye alıp önlemleri sıkılaştırmalarını beklerken onlar gittiler, lebalep kongreler yapıp virüse davetiye çıkardılar. Sonuç? Türkiye dünyada en çok vaka görülen ülke oldu." diye konuştu.

Türkiye'nin bu tabloyu hak etmediğini belirten Akşener, aklın ve bilimin yolundan sapanların Türkiye'yi bu korkunç tabloyla baş başa bıraktığını, bu tablonun milletin değil, iktidarın eseri olduğunu ileri sürdü.

Daha önce Bilim Kurulu üyelerini "Ya çıkın gerçekleri anlatın ya da sizi susturuyorlarsa istifa edin." diye uyardıklarını anımsatan Akşener, Bilim Kurulunun çözüm planının sadece bir tavsiye muamelesi gördüğünü söyledi.

Türkiye'nin kaybedecek tek bir saatinin bile olmadığını vurgulayan Akşener, "Sayın Erdoğan inceleyip karar verecekmiş. Hangi bilgiyle, hangi birikimle belli değil. Kardeşim, sen doktor musun? Sen enfeksiyon uzmanı mısın? Böylesine uzmanlık isteyen bir konuda kararı niye sen veriyorsun? Böyle ciddiyetsizlik olmaz. Böyle devlet yönetilmez. Aylardır, 'Esnafımızı, çalışanlarımızı koruyacak önlemleri alın, ülkemizi, 3 haftalık bir kapanmayla rahatlatın' diyoruz. Bilim bunu söylüyor. İşin uzmanları bunu söylüyor. Sen hala kafana göre takılıyorsun." ifadelerini kullandı.

Akşener, salgın nedeniyle ülkelerin birer birer Türkiye'ye uçuşları durdurduğunu, bu nedenle de turizm sektöründe ciddi sıkıntıların yaşandığını belirterek, şöyle devam etti:

"Türkiye'nin en önemli gelir kaynağı olan turizm sezonu yaklaşırken milyonlarca çalışanın ekmeğiyle oynadın, mutlu musun? Vatandaşlarımız hastanelerde yatak bulamıyor, mutlu musun? Milletimiz aşı beklerken, Libya'ya 150 bin aşı gönderip caka satmaya utanmıyor musun? Hiç mi Allah'tan korkmuyorsun? Yazıklar olsun. Hadi bizi duymazlıktan geliyorsunuz, onu anladık, ama Türk Tabipleri Birliği çıktı, 'Üçüncü ve en yüksek zirvedeyiz' dedi. Onu da mı duymadınız? İstanbul Tabipler Odası, 'Hastaneler doldu, hastalar sıra bekliyor.' dedi. Onu da mı duymadınız? Ankara Tabipler Odası '12 saat sedyede bekleyen hastalarımız var.' dedi. Onu da mı duymadınız? Adana, 'Bir yılın sonunda başa döndük. Tam kapanma şart' dedi. Onu da mı duymadınız? Bursa, 'Sözün bittiği yerdeyiz, durum tespiti işe yaramaz.' dedi. Onu da mı duymadınız? Duymadınız, merak etmediniz, umurunuzda bile olmadı.

Milletimiz canıyla uğraşırken siz başka hesapların, başka planların peşindesiniz. Şimdi de çıkıp utanmadan 'Salgının bu noktaya ulaşmasından 84 milyon hepimiz sorumluyuz' diyerek suçu milletin üzerine atmaya kalkıyorsunuz. Kurallara uymayanları, önlem almayanları ayrı tutuyorum. Ama bu tablonun sorumlusu milletimiz değil. Bu tablonun sorumlusu, salgını yönetemeyen aşıyı getiremeyen, milleti yokluğa mahkum eden sizsiniz. Suçu milletin üzerine yıkıp kaçamazsın Sayın Erdoğan. Öyle zora gelince kaçıp saklanmak yok. Arşa çıkan vaka sayılarının sorumluluğunu alacaksın."

Meral Akşener, Türkiye'nin demokrasiye kavuşmadan kalkınamayacağını dile getirerek, "bugünkü ekonomik sorunların temelinde Erdoğan'ın demokrasiyi tehdit, millet iradesini de ayak bağı olarak gören çarpık zihniyeti ve o zihniyetin ürünü olan Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi'nin yattığını" iddia etti.

İktidarın, oyları düştükçe demokrasiye daha çok saldırdığını öne süren Akşener, "Seçimleri kazanma şansları azaldıkça, özgürlükleri daha çok kısıtlıyorlar. Yolun sonu göründükçe, hukuku daha çok çiğniyorlar. Türkiye fakirleşmiş, vatandaşlarımız işini kaybetmiş, umurlarında değil. Çiftçimiz bitmiş, esnafımız batmış, insanlarımız ölmüş, umurunda değil. Sayın Erdoğan ve iktidarının milletimizin sorunlarına çözüm üretmek gibi bir önceliği yok. Onlar için önemli olan eşi, dostu, yandaşı zengin etmek." dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, konuşmasının bir bölümünde emekli polis memuru Erdinç Emecan'ı kürsüye davet etti. Emecan'ın ardından konuşmasına kaldığı yerden devam eden Akşener, Millet İttifakı'na bağlı belediyelerin çiftçilerin elinde kalan ürünleri alarak vatandaşlara dağıttığını, AK Parti'nin de daha sonra üreticinin elinde kalan patates ve soğanları alarak vatandaşlara dağıtmaya başladığını söyledi.

Akşener, elma üreticilerinin zor durumda olduğunu ifade ederek, patates ve soğan üreticileri için atılan adımın elma üreticileri için de atılmasını istedi.

Turizm sektörünün yaşadığı sorunlara değinen Akşener, turizmin birinci derecede stratejik öneme sahip olduğunu, bu nedenle de devletin kaynaklarından öncelikli olarak yararlandırılması gerektiğini kaydetti.

Akşener, "Kamu bankaları ucuz kredi verecekse turizmi ihmal etmemelidir. Teşvik verilecekse turizm ihmal edilmemelidir. Aşılama yapılacaksa sezon yaklaşırken turizm sektöründe çalışanlar önceliklendirilmelidir. İşte o nedenle iktidarı haftalardır uyarıyoruz, 'hazırlıklı olun, önlemlerinizi alın, Türk turizmi bu sezonu kaçırırsa bedeli ağır olur' diyoruz." ifadelerini kullandı.

Bu haftanın Turizm Haftası olduğunu anımsatan Akşener, "Lafa geldiğinde, 'Turizm istihdam sağlar, turizm barıştır, dostluktur.' diyorlar, turizmin ekonomi için ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyorlar ama sektörün içinde bulunduğu sıkıntıları nedense hatırlamıyorlar. Hatta, yok konaklama vergisi, yok tanıtım ajansı katkı payı diye ek vergiler, ödemeler çıkarıyorlar. Yetmiyor, şimdi de Meclis turizm komisyonundan 'tanıtım ajansı beyannamesi vermeyi unutma' cezası çıkarıyorlar. Hani olur da turizmci beyanname vermeyi unutursa 13 bin 500 lira ceza ödeyecek. Turizmci destek bekliyor, iktidar ise turizmcinin olmayan parasına göz dikmiş." değerlendirmesinde bulundu.

Turizm Teşvik Kanunu'nda değişiklikler içeren teklifteki Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri oluşturma yetkisinin Cumhurbaşkanı'na verilmesini eleştiren Akşener, şunları söyledi:

"Her şeye Sayın Erdoğan karar verecek. Bu kadar zor bir zamanda bile kafaları, bütün yetkiyi tek adama aktarmaya çalışıyor. Allah akıl fikir versin. Otlaklar, yaylalar, meralar, Sayın Erdoğan'ın uygun göreceği şartlarda turizme açılacak. Ormanlarımızı kapsayan bölgeler nasıl sınırlanacak belli değil. Yerel yönetimlerin yetkisi de kısıtlanıyor. Kim nereyi nasıl yağmalayacak artık siz hesap edin. Her zaman olduğu gibi bu değişiklikte de istihdam yok, turizmci yok, kalkınma yok. Her zaman olduğu gibi yine rant var, peşkeş var, 5 müteahhit var. Her zaman olduğu gibi yine Sayın Erdoğan var, millet yok.

Buradan iktidara seslenmek istiyorum; Türkiye, 2020 sezonundan sonra 2021 sezonunu da kaybederse hem sektör hem firmalar hem yüzbinlerce çalışan hem de ülkemiz kaybedecek. Yapmayın, aklınızı başınıza alıp turizm firmalarına dolayısıyla sezonla birlikte ekmek bekleyen yüzbinlerce çalışanımıza, tedarik ve ulaşım zincirindeki işletmelerimize, esnafımıza omuz verin. Aksi taktirde saydığım bu zincirde peş peşe iflaslar yaşanacak. Türkiye bunu kaldıracak durumda değil."

Akşener, sektörde yaşanan sıkıntıların bir nebze de olsa etkisinin azaltılması için kısa çalışma ödeneğinin 31 Aralık 2021 tarihine kadar uzatılmasını, sicil affının çıkartılarak düşük faizli kredi desteklerinden sektörün genelinin yararlanmasını, kurumlar vergisi, gelir vergisi ve SGK borçlarının 2021 sonuna kadar ertelenmesini istedi.

Genel KDV indirimlerinin 2021 sonuna kadar uzatılmasını talep eden Meral Akşener, "Sektör açısından çok stratejik bir yerde bulunan charter hava yolu şirketlerine acil olarak kredi ve hibe destekleri sağlayın. Havaalanı ücretlerini, hava yolu şirketlerinin talepleri doğrultusunda pandemi koşullarını göz önüne alarak tekrar değerlendirin ve makul oranlara indirin. Turizm sektörüne ait kredileri 1 yıl faizsiz olarak erteleyin." önerisinde bulundu.

İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, iktidara geldiklerinde Türkiye'yi çok farklı bir turizm vizyonuyla tanıştıracaklarını, yerinden yönetilen, yenilikçi, şeffaf, sürdürülebilir ve kalite odaklı bir sektörel gelişim için çağı yakalayan yeni turizm politikalarını hayata geçireceklerini söyledi.

Akşener, partisine katılan Eski Kamu-Sen Genel Başkanı Resul Akay'a rozet taktı.


FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum