Reklam
Reklam
Reklam

ILO Türkiye Ofisi Ev İşçiliği Türkiye Raporu

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Ofisi’nin hazırladığı rapor çoğunluğunu kadınların oluşturduğu ve çoğunun kayıt dışı çalıştığı ev işçilerinin insana yakışır koşullarda çalışabilmesi için ILO’nun 189 Sayılı Ev İşçileri Sözleşmesi ışığında daha fazla sosyal korumaya ve güvenli istihdama dâhil edilmeleri gerektiğini vurguluyor.

ILO Türkiye Ofisi Ev İşçiliği Türkiye Raporu
18 Haziran 2021 - 11:22 - Güncelleme: 18 Haziran 2021 - 11:47

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Ofisi, çoğunluğu kadın olan ve kayıt dışı çalışan ev işçilerinin küresel salgınla daha da derinleşen sosyo-ekonomik sorunlarını ve koşullarını ortaya koymak ve ev işçilerinin çalışma koşullarının iyileştirilmesine yönelik çözüm önerileri sunmak amacıyla bir rapor hazırladı. 

Rapor, 17 Haziran 2021 tarihinde işçi-işveren örgütleri ve kamu kurumları temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşen çevrim içi etkinlikte kamuoyuyla paylaşıldı. 

Dr. Ceyhun Güler tarafından hazırlanan “Ev İşçiliğinin Türkiye’deki Görünümü: Kapsam, Boyut ve Sorunlar” Raporu ev işçilerinin mevcut sosyo-ekonomik ve hukuksal durumunu ve sorunlarını iş sağlığı ve güvenliği, çalışma şartları, istihdam edilme yöntemleri, sendikal haklar ve örgütlenme, denetim ve teftiş bağlamında analiz ederek, ev işçilerinin insana yakışır çalışma koşullarında çalışmalarına ve mevcut sorunların çözümüne yönelik politika önerilerinde bulunuyor. 

ILO Türkiye Ofisi’nin İsveç desteğiyle yürüttüğü “Kadınlar İçin Daha Çok ve Daha İyi İşler” Programı kapsamında hazırlanan ve konu ile ilişkili kapsamlı literatür taramasının yanı sıra ev işçileriyle, kamu kurumlarının, işçi ve işveren örgütlerinin temsilcileriyle derinlemesine yapılan görüşmeleri de yansıtan Rapor küresel salgının ev işçilerinin çalışma koşullarına olan etkisini de ele alıyor. 

Kayıt Dışılık ve Sayısal Verilerin Azlığı Birbirini Etkileyen Öncelikli Sorunlar  

Çoğunluğunu kadınların oluşturduğu ev işçilerinin öncelikli sorunlarının kayıt dışı ve güvencesiz istihdam olduğuna dikkat çeken rapor kayıt dışılığın aynı zamanda ev işçilerinin sayılarının güvenilir bir şekilde tespit edilebilmesinin ve dolayısıyla ev işçilerinin sorunlarının boyutunun belirlenmesinin ve bu sorunlara yönelik çözüm önerilerinin geliştirilmesinin önündeki en önemli engellerden biri olduğuna vurgu yapıyor. 

TÜİK verilerine göre Türkiye’de ev işçilerinin yüzde 90’ından fazlası kadınlardan oluşuyor ve ev işiçilerini örgütleyen sendikaların verdiği bilgilere göre Türkiye’de bir milyonun üzerinde ev işçisi var. 

Rapora göre, kayıt dışı çalışmanın yaygın olması, ev işçilerinin çalıştığı iş yerlerinin genellikle özel hanelerden oluşması, işçi işveren ilişkilerinin geleneksel istihdam yapısının dışında kalması, sayısal tespitlerin çoğunlukla beyana dayanması nedeniyle tahminin ötesinde net sayının tam olarak belirlenememesi bir taraftan kayıt dışılık oranının tespitini de zorlaştırırken diğer taraftan kayıt dışılığın fazla olması da ev işçilerinin tam sayılarının tespitini güçleştiriyor.    

Ev İşçilerinin En Az Yüzde 70’i Etkin Sosyal Korumadan Yoksun

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) istatistiklerine göre Türkiye’deki ev işçilerinin en az %70’inin etkin bir sosyal korumadan yoksun olduğunu ifade eden Rapora göre bu oran ev işçilerini örgütleyen sendikaların tahminleri dikkate alındığında yüzde 90’ın üzerine çıkıyor. 

Rapor, Türkiye’de ev işçilerinin sigortalı çalışmalarının sağlanmasına yönelik 2015 yılında yapılan düzenlemelerin önemli bir adım olduğuna işaret etmekle beraber ev işçilerinin daha etkin bir sosyal koruma sistemine dahil edilmesinin gerekliliğini vurguluyor. 

Daha Etkin ve Kapsamlı Sosyal Koruma Mekanizmasına İhtiyaç Var 

Rapora göre ev işçiliği alanındaki en önemli sorunlardan birisi Türkiye’deki ev işçilerinin, iş kanunu da dahil olmak üzere istihdam ilişkilerini düzenleyen temel kanunların kapsamı dışında olmaları ve ev işçilerinin iş tanımları ile yapacakları işin kapsamının belirlenmesine yönelik yasal düzenlemenin olmaması. Bu durum, hak ve yükümlülükleri Türk Borçlar Kanunu ile tanımlanan ev işçileri için belirsizlik yaratıyor ve iş yüklerini ağırlaştırabiliyor.  

Daha İyi Çalışma Standartları İçin Kayıtlı İstihdamı Artırmaya Yönelik Yasal Düzenlemeler Önemli 

Ev işçilerinin güvencesiz, belli bir mesai saatinin olmadığı, iş tanımlarının belirsiz olduğu, izin haklarından yoksun, ücret standartlarının ve güvencesinin olmadığı, iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin standartların belirlenmediği bir ortamda ağır çalışma koşulları altında çalışmak zorunda kaldıklarını belirten Rapor bu bağlamda daha etkin ve kapsayıcı yasal düzenlemelerin yapılarak ev işçilerinin kayıtlı istihdamının teşvik edilmesinin ev işçilerinin çalışma haklarından ve standartlarından yararlanmalarına katkıda bulunacağına dikkat çekiyor.   

İş Sağlığı ve Güvenliği ile Şiddet ve Taciz de Öne Çıkan Sorunlar

Ev işçilerinin karşı karşıya kaldıkları iş sağlığı ve güvenliği problemlerinin bir çoğunun önlenebilir olduğunu vurgulayan Rapor’da bu konuya dair gerekli önlemlerin alınmaması ve yeterli bilinç düzeyinin oluşturulmaması nedeniyle ev işçilerinin iş kazaları ile karşılaştığı veya yapılan işle ilgili çeşitli hastalıklara maruz kaldığı ifade ediliyor. 

Rapor’a göre ev işçileri fiziksel, biyolojik, kimyasal ve psiko-sosyal pek çok iş sağlığı ve iş güvenliği riski altında ve alandaki iş kazalarının çoğu düşme, kayma veya yaralanma şeklinde tezahür ediyor. Kas ve iskelet hastalıkları, bulaş riski, solunum yolu hastalıkları da ev işçilerinin en sık karşılaştıkları sorunlar arasında yer alıyor. 

Bunun dışında işverenin işçiye karşı uyguladığı kötü muamele, şiddet ve taciz de Rapor’da dikkat çeken diğer sorunlar olarak belirtilirken ev işçilerinin genellikle özel hanelerde ve izole şekilde çalışmalarının bu durumun sebeplerden birisi olarak ifade ediliyor.  

Rapor’a göre şiddet, yiyecek yoksunluğu, psikolojik baskı, haksız yere suçlama, anlayışsızlık, küçümseme ve hapis dâhil olmak üzere cinsel, psikolojik ve fiziksel istismar ev işçilerinin karşılaştığı en ağır sorunlar arasında yer alıyor. 

Ev İşçileri Sendikal Hak ve Özgürlüklerden Yararlanamıyor

Rapor ev işçilerinin sendikal hak ve özgürlüklerden etkin bir şekilde yararlanamadığını çünkü bunu sağlayacak etkin bir mekanizmanın olmadığı tespitinde de bulunuyor.  

Rapor’a göre, ev işlerinin kendine özgü yapısı ve işyerlerinin özel hanelerden oluşması, ev işçilerinin çoğunun çalışma yaşamına ilişkin yasal düzenlemelerde kapsam dışı sayılmaları, düzensiz ve süreksiz çalışma, işyerinde çalışan ev işçisi sayısının az olması gibi nedenler de örgütlenmeyi güçleştiren unsurlar arasında. 

Covid 19 Ev İşçilerinin Sorularını Derinleştirdi

Rapor’un öne çıkarttığı diğer bulgulardan biri ise küresel salgının, çoğu kayıt dışı çalışan ev işçilerinin sorularını bu dönemde daha çok derinleştirdiği. Bu dönemde ev işçilerinin çoğu işlerini kaybetmiş, iş güvencesinden yoksun olmaları nedeniyle ise gelir kaybı yaşamış ve aynı zamanda gelir kayıplarıyla bağlantılı olarak barınma, beslenme, sağlık gibi temel haklara erişimde güçlük çekmiştir. 

Rapor’a göre ev işçileri bu dönemde sosyal koruma önlemlerinden ve sağlanan desteklerden faydalanamamıştır. Salgın döneminde çalışmaya devam eden ev işçilerinin ise iş yükleri ve çalışma süreleri artmış, özellikle yatılı çalışan işçiler uzun süre izinsiz çalışmak zorunda kalmıştır. Bunun yanında çalışmaya devam eden ev işçilerinin hastalığa/virüse yakalanma riskleri de artmıştır.

Küresel salgın döneminde hem çalışma yaşamında hem de aile/ev içerisinde ev işçilerinin maruz kaldıkları şiddet de artmıştır. Ev işçileri çalışma yaşamında en çok ekonomik şiddetin arttığını, aile/ev içerisinde ise en çok psikolojik şiddetin arttığını belirtmiştir.   

Politika Önerileri ve Ev İşçilerinin Talepleri 

Tüm bu sorunlar ışığında bir dizi çözüm önerisinde bulunan Rapor özellikle ev işçilerinin büyük çoğunluğunun kayıt dışı istihdam edilmesi nedeniyle, kayıtlı istihdamın artırılması amacıyla etkin bir sosyal koruma mekanizmasının ve kayıtlılık/sigorta sisteminin  oluşturulması gerektiğini vurgulayarak ayrıca sorunların boyutunun tespit edilmesi ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi açısından ev işçilerinin sayılarının net olarak belirlenmesinin elzem olduğuna dikkat çekiyor. 

Rapor ayrıca, ev işçilerinin özgün çalışma koşullarını ve ihtiyaçlarını dikkate alan özel yasal düzenlemelerin yapılması çağrısında bulunarak ev işçilerinin standart çalışma koşullarına ve haklarına sahip olması, insana yakışır koşullarda çalışabilmesi amacıyla işçi ve işveren taraflarıyla mutabık kalınarak hazırlanacak ve devlet tarafından desteklenecek standart iş sözleşmelerinin hayata geçirilmesinin önemli olduğuna vurgu yapıyor. Böylece iş tanımlarının daha belirgin olabileceği belirtiliyor. 

Ev işçilerinin taleplerine de yer veren Rapor’da, ev işçilerinin diğer işçilerle aynı statüde sayılabilmeleri, diğer tüm işçilerle aynı haklardan yararlanabilmeleri ve alandaki kayıt dışılığın önlenmesi için Türk Borçlar Kanunu kapsamında hak ve yükümlülükleri düzenlenen ev işçilerinin, İş Kanunu kapsamına dâhil edilmeleri yönünde yoğun talepleri olduğu da belirtiliyor.   

Tüm bu düzenlemeler için ILO’nun 189 Sayılı Ev İşçileri için İnsana Yakışır İş ve 201 Sayılı ILO Tavsiye Kararı’ndaki yol ve yöntemlerin benimsenerek kullanılması ev işçilerinin insana yakışır işlere erişimleri için birincil bir unsur olarak vurgulanıyor.

 

EV İŞÇİLİĞİNİN TÜRKİYE’DEKİ GÖRÜNÜMÜ:
KAPSAM, BOYUT VE SORUNLAR RAPORU’NDAN ÖNE ÇIKANLAR


Durum Tespit ve Bazı Veriler

  • Çoğunluğunu kadınların oluşturduğu ev işçileri, Dünya’da olduğu gibi Türkiye’de de güvencesiz gruplar arasında yer almaktadır.

  • Türkiye'deki ev işçilerinin yüzde 90’ından fazlası kadınlardan oluşmaktadır.

  • Ev işçilerini örgütleyen sendikalar, Türkiye’deki ev işçilerinin sayısının 1 milyonun üzerinde olduğunu tahmin etmektedir.

  • Ev işçilerinin karşılaştıkları sorunların temel nedenlerinden birisi ev işlerinin toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin anlayış çerçevesinde şekillenmesi diğer bir deyişle bu işlerin çoğunlukla kadınlar tarafından ve karşılıksız olarak üstlenilmesi ve bu yöndeki toplumsal algıdır. Dolayısıyla toplumsal cinsiyet eşitsizliği, büyük çoğunluğu kadınlardan oluşan ev işçilerinin karşılaştıkları sorunların temel nedenleri arasında yer almaktadır.

  • Kayıt dışı istihdam ve bu sorunla bağlantılı olarak sosyal güvenceden yoksunluk, ev işçilerinin en önemli sorunlarının başında gelmektedir.

  • Kayıt dışı çalışmanın yaygınlığı ve tam bir yasal korumadan yoksunluk ise ev işçilerinin yaşadıkları sorunları derinleştirmektedir.

  • Kayıt-dışılığın yaygın olması nedeniyle ev işçilerinin sayıları net olarak belirlenememektedir.

  • Aynı şekilde ev işçilerinin sayılarının net olarak belirlenememesi ise kayıt dışılık oranının tespitini zorlaştırmaktadır.

  • TÜİK verileri ve SGK istatistiklerine göre Türkiye’deki ev işçilerinin en az %70’i etkin bir sosyal korumadan yoksundur. Bu oran ev işçilerini örgütleyen sendikaların tahminleri dikkate alındığında yüzde 90’ın üzerine çıkmaktadır.

 

Hukuksal Sorunlar

  • Türkiye’deki ev işçileri, istihdam ilişkilerini düzenleyen temel kanunların kapsamı dışındadır ve ev işçilerinin iş tanımlarının ve yapacakları işin kapsamının belirlenmesine yönelik herhangi bir yasal düzenleme mevcut değildir.

  • Ev işçileri, işçi statüsünde çalışan diğer çalışanların tabii olduğu İş Kanunu’na bağlı değildir. Ev işçilerinin hak ve yükümlülükleri 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri doğrultusunda düzenlenmektedir.

  • Ev işlerinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamı dışında bırakılması; ev işçilerinin diğer işçilerle aynı haklara sahip olmalarını engellemekte ve yaptıkları işin tanımına ve kapsamına dair belirsizlik yaratmaktadır. Bu belirsizlik ise ev işçilerini son derece ağır bir iş yükü ile karşı karşıya bırakmaktadır.

  • Türkiye’de ev işçileri diğer işçiler gibi çalışma yaşamına ilişkin temel haklardan ve yasal güvenceden faydalanmalıdır.

 

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği

  • İşçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin gerekli önlemlerin alınmaması ve yeterli bilinç düzeyinin oluşturulmaması nedeniyle ev işçileri, iş kazaları ile karşılaşmakta veya yapılan işle ilgili çeşitli hastalıklara maruz kalmaktadırlar.

  • Ev işçileri, fiziksel, biyolojik, kimyasal ve psiko-sosyal anlamda pek çok işçi sağlığı ve iş güvenliği riski altındadır.

  • Alandaki iş kazaları yoğun olarak düşme, kayma veya yaralanma şeklinde karşımıza çıkabilirken, kas ve iskelet hastalıkları, bulaş riski, solunum yolu hastalıkları ev işçilerinin en sık karşılaştıkları sorunlardandır.

  • Ev işçilerinin karşılaştığı birçok sorun ağır kaldırma, uzun süreli çalışma, sık tekrarlanan hareketler, kullanılan temizlik maddeleri, kimyasallarla temas vb. nedenlerle ortaya çıkabilmektedir.

  • İşçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin konular Türk Borçlar Kanunu kapsamında düzenlenmiş olsa da ev işçilerinin 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamı dışında olmaları ve mevcut yasal düzenlemelerin yetersizliği bu alanda tam bir korumadan yararlanmalarını engellemektedir.

  • Türkiye’deki ev işçilerinin büyük çoğunluğu zorunlu sigorta kolları kapsamı dışında kalmaktadır. Bir ay içerisinde 10 günün altında çalışan ev işçileri genel sağlık sigortası ile birlikte uzun vadeli sigortalar içerisinde yer alan ölüm, malullük ve yaşlılık sigortaları kapsamı dışında kalmaktadır.

  • İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin risklerin azaltılması için ev işçilerinin ve işverenlerin konuya ilişkin bilgilendirilmeleri ve bilinçlendirilmeleri çok önemlidir. Aynı şekilde ev işlerine yönelik risk analizlerinin yapılması, caydırıcı cezai yaptırımlar, kapsayıcı yasal düzenlemeler önemli ihtiyaçlar olarak belirmektedir.

Çalışma Standartları

  • Ev işlerine yönelik somut bir iş tanımının bulunmaması, ev işçilerinin çalışma koşullarının ağırlaşmasına ve bu alandaki güvencesizliğin artmasına neden olmaktadır.

  • Ev işçileri çoğu zaman belirli bir mesai saati olmaksızın uzun sürelerle işleri tamamlanıncaya kadar çalışmaktadırlar. Bu süre yatılı çalışanlar için neredeyse bir güne yayılmakta zira yatılı çalışan ev işçileri 24 saat işverenden gelecek görevler ve istekler için hazır bir şekilde beklemektedir.

  • Ev işlerine yönelik belirli bir ücret standardı bulunmamaktadır.

  • Ücret konusunda asgari ücret kıstasının bulunmasına rağmen, işin niteliği ve çalışma saatlerinin belirsizliği sebebiyle belirli bir ücret standardının olmaması ev işçilerinin karşılaştığı diğer bir sorundur.

  • Özellikle gündelikçi olarak çalışan ev işçileri çoğu zaman süreksiz çalıştığı için bu durum ücretlerinin düzensiz olmasına neden olmaktadır.

  • Sorunun çözümü noktasında belirli bir ücret standardının oluşturulması ve ücret ödenmesine yönelik düzenlemelerin varlığı önemli hale gelmektedir.

  • Yatılı ev işçilerinin barınma yerlerinin kötü koşullar altında olması ve kamera ve ses kayıt sistemleri yoluyla sürekli olarak denetlemek gibi işverenin işçinin mahremiyetini ihlâl edecek şekilde uyguladığı gözetim mekanizmaları da ev işçilerinin yaşadığı sorunlardandır.

  • Ağır çalışma koşulları nedeniyle ev işçilerinin erken yaşlarda yıpranmaları ve ilerleyen yaşlarda hem çalışmakta hem de iş bulmakta sorunlar yaşamaları da kayıt dışılık ve sosyal güvenceden yoksunlukla ilişkili olarak üzerinde durulması gereken önemli konulardan birisidir.

  • Bununla birlikte ev işçileri genellikle özel hanelerde ve izole bir şekilde çalıştıkları için işverenin işçiye karşı uyguladığı kötü muamele, şiddet ve taciz de dikkat çeken diğer sorunlar arasındadır.

  • Şiddet, yiyecek yoksunluğu ve hapis dâhil olmak üzere cinsel, psikolojik ve fiziksel istismar ev işçilerinin karşılaştığı en ağır sorunlar arasında yer almaktadır.

  • Araştırma kapsamında gerçekleştirilen derinlemesine görüşmelerde, işverenlerin ev işçileri üzerinde oluşturdukları psikolojik baskı, haksız yere suçlamalar, anlayışsızlık, küçümseme, en çok dile getirilen sorunlardan olmuştur.

  • ILO’nun, 2019 yılında kabul ettiği 190 sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi’nde hem çalışma yaşamında hem de aile/ev içerisinde cinsiyet temelli şiddet ve tacizin önüne geçilmesi adına önemli düzenlemeler yer almıştır.

  • Yine aynı şekilde, bu sorunun çözümüne yönelik olarak Ev İşçilerine ilişkin 189 Sayılı ILO Sözleşmesinde de ev işçilerinin bu tür davranışlara karşı etkili bir şekilde korunması gerektiği açıkça talep edilmektedir.

  • Türkiye’de ev işçilerinin kötü muamele, şiddet ve taciz karşısında hakları ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında işçinin kişiliğinin korunması başlığı altında düzenlenmiştir.


İstihdam Edilme Yöntemi

  • Özel İstihdam Büroları (ÖİB) ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) ev işçilerinin istihdam ilişkilerine aracılık eden araçlar arasındadır.

  • Ev işçileri işlerini çoğunlukla tanıdıklar aracılığıyla bulmaktadır.

  • Bazı ÖİB’ları ev işçileri ile ev işçilerini istihdam eden işverenler arasında aracılık görevi üstlenirlerken, bazıları ise ev işçilerini doğrudan istihdam etmektedir.

  • Özel istihdam büroları, bazen ev işçilerinin sorunlarının çözümünde ve güvencesiz çalışmanın engellenmesinde bir çözüm aracı olarak belirse de çoğu zaman sorunun merkezi haline de gelebilmektedir.

  • Bu kapsamda ÖİB’ler ile ev işçileri arasında yaşanan sıkıntılar dikkat çekicidir. Yüksek aracılık ücretleri, ev işçilerinin yanlış bilgilendirilmesi ve yönlendirilmesi gibi sorunlar dikkat çekmektedir.

  • Alana ilişkin etkin bir düzenlemeye ihtiyaç hissedilmektedir.

  • Platform çalışmanın da son dönemlerde ev işçileri tarafından tercih edilmeye başladığı görülmektedir.

  • Ayrıca ev işçilerinin kendi aralarında oluşturduğu enformel istihdam ağları da dikkat çekmektedir.


Sendikal Haklar ve Özgürlükler

  • Ev işçileri sendikal hak ve özgürlüklerden etkin bir şekilde yararlanamamaktadır zira ev işçilerinin sendikal hak ve özgürlüklerden tam anlamıyla yararlanabilmeleri için etkin bir mekanizma mevcut değildir.

  • Ev işlerinin kendine özgü yapısı ve iş yerlerinin özel hanelerden oluşması, ev işçilerinin çoğunun çalışma yaşamına ilişkin yasal düzenlemelerde kapsam dışı sayılmaları, düzensiz ve süreksiz çalışma, işyerinde çalışan ev işçisi sayısının az olması gibi nedenler örgütlenmeyi güçleştiren unsurlar arasındadır.

  • Bir ev işçisinin birden fazla işveren için çalışması, işverenlerin bireysel olarak ev sahiplerinden oluşması, çalışma sürelerinin uzunluğu nedeniyle sendikal faaliyetlere zaman ayrılamaması gibi nedenler de örgütlenmeyi zorlaştırmaktadır.

  • Alanda örgütlü sendikalar fiili örgütlenmede sorunlar yaşamaktadır.

  • Ayrıca bu sendikalar finansal olarak da güçsüzdürler. Alanda örgütlü sendikalar sosyal diyalog mekanizmalarına dâhil olamamakta ve kurumsal istişare süreçlerine dâhil olamamaktadırlar.

  • ILO’nun189 Sayılı Ev İşçileri Sözleşmesi ev işçilerinin örgütlenme özgürlüğü ve toplu sözleşme hakkından etkin bir şekilde yararlanmalarının sağlanması adına düzenlemeleri ön plana çıkarırken, ev işçilerinin ve ev işçilerinin örgütlerinin sosyal diyalog mekanizmaları içerisinde etkin bir taraf olarak dikkate alınmaları gerektiğini Sözleşme metninin genelinde vurgulamaktadır. 

  • Ev işçilerini örgütleyen sendikaların önünde her ne kadar toplu sözleşme yapmalarına ilişkin yasal engeller olmasa da toplu sözleşme yetkisi almak için gerekli işkolu ve işyeri barajları ev işçilerinin toplu pazarlık haklarını kullanmalarını engellemektedir.


Covid 19 ve Ev İşçileri

  • Çoğu kayıt dışı çalışan ev işçilerinin soruları bu dönemde çok daha derinleşmiştir.

  • Ev işçilerinin çoğu işlerini kaybetmiş, iş güvencesinden yoksun olmaları nedeniyle ise gelir kaybı yaşamışlardır.

  • Ev işçileri, gelir kayıplarıyla bağlantılı olarak barınma, beslenme, sağlık gibi temel haklara erişimde güçlük çekmişlerdir.

  • Çoğu kayıt dışı çalışan ev işçileri bu dönemde sosyal koruma önlemlerinden ve sağlanan desteklerden faydalanamamışlardır.

  • Salgın döneminde çalışmaya devam eden ev işçilerinin ise iş yükleri ve çalışma süreleri artmış, özellikle yatılı çalışan işçiler uzun süre izinsiz çalışmak zorunda kalmışlardır. Bunun yanında çalışmaya devam eden ev işçilerinin hastalığa/virüse yakalanma riskleri de artmıştır.

  • Küresel salgın döneminde hem çalışma yaşamında hem de aile/ev içerisinde ev işçilerinin maruz kaldıkları şiddet artmıştır. Ev işçileri çalışma yaşamında en çok ekonomik şiddetin arttığını, aile/ev içerisinde ise en çok psikolojik şiddetin arttığını belirtmişlerdir.


Denetim ve Teftiş

  • İşyerinin özel haneler olması, bu yerlerin konut dokunulmazlığı kapsamında değerlendirilmesi alanda teftiş ve denetimi de zorlaştırmaktadır.

  • Bu kapsamda programlı denetimlerden ziyade şikâyet ve ihbar odaklı hareket edilmektedir.

  • İhbar ve şikâyetlerde karşı tarafın şikâyetçi tarafın kimlik bilgilerine ulaşabiliyor olması ev işçilerinin bu mekanizmayı kullanmaları önünde engel teşkil etmektedir.

  • Ev işçilerinin İş Kanunu kapsamı dışında tutulmaları, ev işlerine yönelik denetim ve teftişlerin iş müfettişleri tarafından yürütülmesini güçleştirmektedir.

Politika Önerileri

  • Sorunların boyutunun tespit edilmesi ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi açısından ev işçilerinin sayılarının net olarak belirlenmesi çok önemlidir. Bu amaçla Türkiye’deki ev işçilerinin sayısal anlamda tespitini kolaylaştıracak farklı mekanizmaların geliştirilmesi gerekmektedir.

  • Ev işçilerinin büyük çoğunluğunun kayıt dışı istihdam edilmesi nedeniyle, kayıtlı istihdamın artırılması amacıyla etkin bir kayıtlılık/sigorta sisteminin oluşturulması gereklidir.

  • Ev işçilerinin diğer işçilerle aynı statüde sayılabilmeleri, diğer tüm işçilerle aynı haklardan yararlanabilmeleri ve alandaki kayıt dışılığın önlenmesi için ayrıca hak ve yükümlülükleri Türk Borçlar Kanunu kapsamında düzenlenen ev işçilerinin, İş Kanunu kapsamına dâhil edilmeleri önemlidir ve ev işçilerinin bu yönde yoğun talepleri bulunmaktadır. 

  • Aynı şekilde ev işçilerinin yazılı iş sözleşmeleri aracılığıyla çalışmalarının yaygınlaştırılması, iş tanımlarının belirginleştirilmesi ve iş alanlarının netleştirilmesi de önemlidir ve bu konular ev işçilerinin öncelikli talepleri arasındadır.

  • Ev işçilerinin özgün çalışma koşullarını ve ihtiyaçlarını dikkate alan özel yasal düzenlemelere ihtiyaç vardır.  

  • Yasal düzenlemelerin mevcudiyeti kadar bu düzenlemelere uyulması da çok önemlidir. Bu nedenle alanda etkin bir teftiş ve denetim sağlanabilmesi adına ev işçilerinin kolaylıkla ve kendilerini güvende hissedecekleri şekilde başvurabilecekleri şikâyet mekanizmalarının ve denetim sistemlerinin oluşturulması gerekmektedir.

  • Ev işçilerinin standart çalışma koşullarına ve haklarına sahip olması ve insana yakışır koşullarda çalışabilmesi amacıyla sosyal taraflarca mutabık kalınarak hazırlanacak ve devlet tarafından desteklenecek standart iş sözleşmelerinin hayata geçirilmesi önemlidir.

  • Ev işçilerinin çalışma standartlarının geliştirilmesine yönelik birçok farklı öneri ve talebin sosyal tarafların katılımıyla, sosyal diyalog mekanizmaları kapsamında gündeme alınması elzemdir. 

  • Farkındalık çalışmaları ve bilinçlendirici çeşitli araçlar vasıtasıyla ev işçilerinin ve işverenlerin ev işçilerinin hakları ve işverenlerin yükümlülükleri konusunda bilgilendirilmeleri ve bilinçlendirilmeleri sorunların çözümünde önemli rol oynayacaktır.  

  • Ev işçilerinin güvenceli istihdama erişebilmeleri adına kooperatifleşme gibi farklı alternatifler gündeme alınmalı ve tartışmaya açılmalıdır

  • Ev işçilerinin sağlık hakkına erişimleri kolaylaştırılmalıdır.

  • Kamu kurumları, belediyeler, işçi-işveren örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarının ev işçiliğine yönelik faaliyetleri gündemlerine almaları ve ev işçiliğinin özgül koşullarını dikkate alan düzenlemelere öncelik vermeleri de ev işçilerinin insana yakışır çalışma koşullarına erişebilmeleri açısından oldukça önemlidir.

  • Tüm bu önerilen düzenlemeler için ILO’nun 189 Sayılı Ev İşçileri için İnsana Yakışır İş ve 201 Sayılı ILO Tavsiye Kararı ev işçilerinin insana yakışır işlere erişimleri için bir kılavuz niteliği taşıyor.

 

Ev İşçiliğinin Türkiye’deki Görünümü: Kapsam, Boyut ve Sorunlar” Raporu: https://www.ilo.org/ankara/publications/WCMS_803900/lang--tr/index.htm 


FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum