İFMİB Başkanı Ali Haydar Gören: TMO...
Reklam
Reklam

İFMİB Başkanı Ali Haydar Gören: TMO düzenleyici bir kurum mu, yoksa ticari bir kuruluş mu?

Gören: “İhracatçılar, ‘TMO piyasayı dengeleyen bir regülatör kurum mu yoksa ticari bir kuruluş mu?’ sorusunun cevabını arıyor. Uzun vadeli, sürdürülebilir ve başarılı bir fındık politikası için alım stratejini önceden belirleyen TMO’nun satış stratejisini de önceden açıklaması gereklidir”

İFMİB Başkanı Ali Haydar Gören: TMO düzenleyici bir kurum mu, yoksa ticari bir kuruluş mu?

Gören: “İhracatçılar, ‘TMO piyasayı dengeleyen bir regülatör kurum mu yoksa ticari bir kuruluş mu?’ sorusunun cevabını arıyor. Uzun vadeli, sürdürülebilir ve başarılı bir fındık politikası için alım stratejini önceden belirleyen TMO’nun satış stratejisini de önceden açıklaması gereklidir”

İFMİB Başkanı Ali Haydar Gören: TMO düzenleyici bir kurum mu, yoksa ticari bir kuruluş mu?
31 Temmuz 2020 - 09:47

İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İFMİB) yönetim Kurulu Başkanı Ali Haydar Gören, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Levant kalite fındık için 22,0 TL, Giresun kalite fındık için de 22,5 TL olarak açıkladığı destekleme alım fiyatının üreticilerin sosyal refahını sağlamak açısından gayet iyi olduğunu bildirdi. Fiyatın randımanı artırmayı da teşvik edeceğini belirten Gören, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da hasat dönemi öncesinde açıklanmasının yerinde bir karar olduğunu söyledi.

“TMO düzenleyici bir kurum mu, yoksa ticari bir kuruluş mu?”

İhracatçıların ana gayesinin ürünün olabildiğince yüksek katma değerle, ülke yararına dış pazarlarda satmak olduğunu kaydeden İFMİB Başkanı Ali Haydar Gören, yıllardır ihracat camiasının üreticinin fiyatını düşük tutmaya çalıştığı şeklinde yanlış bir algı yaratılmaya çalışıldığını açıkladı. Üreticinin daha fazla kazanmasının ihracatçı için sorun olmadığına değinen Gören şöyle konuştu:

“Üretici daha fazla kazansın, bahçesine yatırım yapsın, verimlilik artsın. Kısacası daha fazla üretelim daha fazla satalım. Bizim amacımız bu. İhracatçının dış pazarlarda rekabette en büyük endişesi belirsizlik. Anlık değişen politikalar ihracatının fiyat oluşturmasında büyük handikap. Bu nedenle üretimden ihracata kadar fındıkta bir devlet politikasının oluşmasını arzuluyoruz. Burada Toprak Mahsulleri Ofisi’nin de (TMO) konumu büyük önem taşıyor. Cumhurbaşkanı talimatı ile Tarım Bakanlığı’na bağlı olarak fındık alımı için görevlendirilen bir kurum olan TMO, geçen sene alımlarını 31 Aralık 2019 tarihine kadar gerçekleştirdi. Daha sonra 2020 yılının Mart, Nisan ve Mayıs aylarında aldığı fındıkları kademeli fiyatlar ile sattı. Satış politikasını belirlerken bir kamu kuruluşu olan TMO, regülasyon görevini üstlenen düzenleyici bir kurum mu, yoksa ticari bir kuruluş mu sorusunun cevabı bizim için önem taşımaktadır. Bu bağlamda TMO’nun üreticiden aldığı ürünü gerek görüldüğü taktirde hangi şartlarda ve hangi fiyattan satacağının da önceden belirlenmesi gerekir. Fiyat ve şartların belirlenmesinde bizlerin bir müdahalesi söz konusu değildir. Bizim için önemli ve gerekli olan, fiyatın dünya pazarlarında rekabetçi bir fiyat olmasıdır. Uzun vadeli, sürdürülebilir ve başarılı bir fındık politikası için bu gereklidir.”



Rekolte azlığı ihracatta sıkıntı yaratır

Türkiye’nin geçtiğimiz yıl şanslı bir dönem yaşadığını kaydeden Ali Haydar Gören, “Geçen yıl Türkiye’de üretim artarken rakip ülkelerde üretim kaybı yaşandı. 800 bin ton civarındaki rekolte ve 60-70 bin tonluk önceki seneden devreden ürünü iyi değerlendirdik ve ihracat rakamlarımız rekor sevilerde arttı. Ancak bu yıl ibre tersine döndü. Tarım Bakanlığı 2020 yılı için bizim tahminlerimize de yakın olan 665 bin tonluk rekolte açıkladı. Bu miktar iç piyasa talebi ve ihracat açısından yeterli değil. Ayrıca TMO’nun stoklarında da hiç ürün kalmadı. Rakiplerimizin üretiminde ise artış bekleniyor. Tüm bunları dikkate aldığımızda, bu yıl ihracat miktarında hedefimize ulaşmakta zorlanabiliriz” diye konuştu.

7 aylık ihracat 1 milyar doları aştı

İhracat rakamlarına da değinen İFMİB Başkanı Gören, 2019 yılını 2 milyar 32 milyon dolar ile kapatan sektörün Ocak Temmuz dönemindeki ihracatının 1 milyar 99 milyon dolara ulaştığını bildirdi. Gören 2019 yılında 825 milyon dolar ihracat yapan İstanbul Fındık İhracatçıları Birliği’nin de 2020 yılının ilk 7 ayında 385 milyon dolar ile ihracata katkı sağladığını vurguladı.

Pandemi dönemi fındık ihracatını artırdı

Ali Haydar Gören pandemi döneminde en çok ihracatı yapılan ürünlerin başında fındık ve mamullerinin geldiğini bildirdi. Gören, “Yeni tip koronavirüsünün ülkemizde ilk görülmeye başladığı dönemden itibaren ülkemizin fındık ve mamulleri ihracatında olumsuz bir gelişme yaşanmamış ve en çok ihracatı yapılan kalemlerinden biri olmuştur. 2020 yılı güncel fındık ve mamulleri ihracatı verilerine göre 1 Ocak – 26 Temmuz arası dönemde değer bazında yaklaşık 1,1 milyar ABD dolar ve miktar bazında yaklaşık 158 bin ton ihracat gerçekleştirildi. Bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 25 artış sağlandı” diye konuştu.

Türkiye’nin güç kaybetmesini önlemeliyiz

Üretim ve İhracatta dünya fındık sektörünün lideri olan ülkemizin her geçen yıl Pazar payının düştüğüne dikkat çeken Ali Haydar Gören sözlerini şöyle sürdürdü:

Bir zamanlar dünya ticaretindeki payı yüzde 86’lar civarından bulunan ülkemiz bu günkü payı yüzde 65-70’ler seviyesinde. Rakip ülkelerin sayısı her geçen yıl artıyor. ABD, İtalya, Gürcistan ciddi politikalar oluşturarak üretimlerini sürekli artırıyorlar. Açık söylemek gerekirse dekar başına verimlilik oranlarında bizi geçmiş durumdalar. Bizde dekar başına ortalama verim 84 kilogram seviyesinde iken ABD’de bu aran 236 kilogram. İtalya’da dekar başına 153 kilogram verim elde edilirken, piyasaya yeni giren Gürcistan’da 180, Azerbaycan’da ise 121 kilogram seviyesinde. Bu böyle devam ettiği takdirde ülkemiz etkisini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir.”
 

· Türkiye hâlihazırda dünyanın en büyük fındık ihracatçısı konumundadır. 2019 yılında dünyada 124 ülkeye/bölgeye fındık ve mamulleri ihracatı gerçekleştirilmiştir. İhracatta AB ülkeleri başat pazar olmakla birlikte, ABD, Rusya ve diğer Avrupa ülkeleri de ihracattaki diğer önemli pazarlardır.

· Türkiye’de fındık işleme sanayinde dış pazar taleplerini her yönüyle karşılayabilecek işletmeler bulunmaktadır. Bu işletmelerde ileri teknolojiler kullanılmakta, üretim her aşamada fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik testler ile kontrol edilmektedir. Ayrıca, bu ürünler el değmeden ambalajlanmaktadır. Özellikle son yıllarda daha da artan araştırma ve geliştirme çalışmalarıyla mevcut ürün çeşitleri gün geçtikçe çoğalmaktadır.

· 1980’li yıllara kadar ihracatın yüzde 90’ını kabuklu ve iç fındık içerirken, günümüzde 30’a yakın çeşit işlenmiş fındık ürünü dünyanın çeşitli ülkelerine ihraç edilmektedir. İşlenmiş fındık ürünleri ihracatının payı yüzde 40’a yaklaşmıştır. Bu durum, Türkiye’nin son yıllarda gelişen sanayi ve teknolojinin de etkisi ile fındık sanayine daha fazla önem vermeye başladığının bir göstergesidir. Bu çerçevede, dünyaca talep edilen ve kullanılan Türkiye fındık ve mamullerinin çok geniş bir pazar yelpazesine sahip olduğunu ifade etmek olanaklıdır.

· Fındık gerek çok geniş bir insan kitlesinin geçim kaynağını oluşturması gerek tamamıyla yerli girdilerle yapılan üretim dolayısıyla ülkeye “net ihracat” geliri kazandırması hasebiyle büyük önem arz etmektedir. 400 binden fazla fındık üreticisinin bulunduğu Türkiye’de sanayi ve diğer bağlantılı sektörler de dahil edildiğinde dolaylı- dolaysız 4-5 milyon kişinin fındık sektöründen geçimini sağladığı tahmin edilmektedir.

· Fındık Türkiye’nin geleneksel tarım ürünlerinden biridir. Türkiye, küresel fındık üretiminin ve ihracatının yaklaşık yüzde 70’ini karşılamaktadır. Bugün Türkiye ürettiği tüm fındığı işleyebilecek ve uluslararası pazarlarda sunabilecek güce ve kapasiteye sahiptir.

· Yıllık ortalama 250-300 bin tonu ihracat, 60.000 tonu yurt içi tüketim olmak üzere toplamda yaklaşık 300-350 bin ton iç veya 600-700 bin ton kabuklu fındık işlenmesi söz konusudur. · Fındık başta Türkiye olmak üzere İtalya, ABD, Gürcistan Azerbaycan, İspanya, Çin, İran, Fransa, Şili, Güney Afrika ve Avustralya’da yetiştirilmektedir. Bu ülkeler arasında özellikle Gürcistan, Azerbaycan ve Şili üretim rakamlarını son dönemde artırma eğilimindedir. 2 ÜRETİM · 2019 Yılı TÜİK verilerine göre Türkiye'de fiilen 36 ilde yaklaşık 736 bin dekar alanda fındık üretimi yapılmaktadır. Bununla birlikte, fındık üretimi 2001/3267 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 16 il ve 123 ilçeyle sınırlandırılmış olup, ruhsatlı alanlar dışında üretim yapan üreticiler fındık alan bazlı gelir desteğinden yararlanamamaktadır.

· Türkiye’nin fındık veriminde yıllara göre önemli dalgalanmalar da görülmektedir. İklim şartları, gerekli işlemlerin yeterince yapılmaması ve fındık bitkisinde görülen dönemsellik gibi etkenler, verimdeki dalgalanmayı artırmaktadır.

· Fındık bahçelerinin genelde yaşlı olması, ocakların ise sık dikili olması vb. hususular dolayı Doğu Karadeniz Bölümü’ndeki verim düzeyini düşürmektedir.

· Kalite ve Verimlilik projeleri desteklenerek sektörel liderliğin sürdürülebilirliğine destek verilmektedir.


 


YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Tüketici Haklarının Korunmasında Tüketici Hakem Heyetleri Yetersiz Kalıyor
Tüketici Haklarının Korunmasında Tüketici Hakem Heyetleri...
Hangi yiyecekleri neden canımız çeker?
Hangi yiyecekleri neden canımız çeker?