Reklam
Reklam
Reklam

Hele Bir Yaz Gelsin!

Belgin Gülbağçalar Yazıları / Hele Bir Yaz Gelsin!

Hele Bir Yaz Gelsin!
18 Nisan 2021 - 10:43

Hele bir başlasın ılık yaz,
Hele bir kanatlansın ufuklar,
Hele bir içini çeksin orman,
Hele bir kere güneşler yansın.
Hele bir kerecik yere değsin içimdeki çocuk...
- B. R. Eyüboğlu

"Hele Bir Yaz Gelsin!"

Kumlubük Marmaris'e 25, Turunç'a 6 km. Kışın Turunç' tan güzel bir yürüyüş yolu, ormanın içinden ve sol tarafınıza denizi alarak yürümeye doyamayacağınız sanki cennete giden bir yol gibi. Kumlubük'ten sonra karayolu yok zaten, orada bitiyor yol.


Kumlubük'e tepeden bakınca...

Yazın sakin bir yerde denize girip, çok hoş vakit geçirebileceğiniz bir yer. İki otel ve Doğuş gurubuna ait bir malikanenin dışında yerleşim yok, birkaç sene öncesine kadar çok daha sakin ve bakirdi şimdilerde sezonda biraz kalabalık olabiliyor.

Yol yine virajlı ve tepeye çıkılarak kıvrılan bir orman yolu. Kumlubük'e varmadan birkaç km önce dağlara yapılmış olan "Dionysos" oteli geçerken görmeniz mümkün değildir. Ancak bir yerde durup karşıdaki dağa dikkatlice bakarak ve gözlerinizi yorarak arayınca görebilirsiniz aşağıdan.


Dionysos otel...


15 yıl kadar oluyor yapılalı, o taş evlerin o dağlarda nasıl inşa edildiğine hala şaşarım. Her biri Kartal yuvasına benzeyen bu taş evler inanılmaz zevkli yapılmış ve döşenmiş, o şahane deniz manzarasına bakınca insanın kuş olup uçası geliyor aşağıya, güzel diyemeyeceğim, büyüleyici...

Otelin misafirleri İngiliz genellikle, yani Türkleri kabul etmeyen otellerden biriydi ancak son birkaç yıldır yerliye de açık. Kendi ülkende sana kapalı bir otel, hiç sevmediğim bu durum yavaş yavaş düzeliyor galiba!

Otellerin isimleri genellikle mitolojiden. Kybela, Loryma, Dionysos...

Dionysos bağ bozumu tanrısı, tanrı Zeus ve Semele'nin oğlu, çok uzun da bir hikayesi var...

Dionysos'u geçip aşağıya doğru indiğinde sahile varıyorsunuz, burada Maris otel var, küçük bir butik otel, sakin, temiz, doğanın içinde ve muhteşem güzel deniziyle karşılar sizi. Maris Beach'e günübirlik misafir olabilir, tertemiz ve son derece düzenli bu ortamda tüm gün çok güzel ağırlanırsınız hem de çok uygun fiyatlarla.


Maris otelin önü..

Denizi çok temiz ve berrak 5, 6 m.  derinlikte bile dibindeki taşlar net bir şekilde görülür.

Sahil boyunca birkaç restoran daha var, "Hollanda'lı Ahmet'in yeri yemekleriyle çok ünlü, teknelerle gelen çok oluyor buraya, bir kaç tane de iskelesi var.

Tam tersi istikamette de Doğuş gurubuna ait meşhur malikane var, geniş bir alana yapılmış, olağanüstü güvenlik tedbirleriyle korunan.

Ayhan Şahenk burayı yaptırdı ama bitmesine ömrü yetmedi. Pek fazla kullanılmıyor, buranın tadını önünde piknik yapan günübirlik tatilciler çıkarıyor. Hayat sahip olduklarınla değil, yaşadıklarınla, yaşayabildiklerinle orantılı, sahip olmak yetmiyor, önemli olan yaşayabilmek!

İsmi kumlubük ama genellikle de taşlık deniz kıyısı, benim sevdiğim gibi.

Ahmet Kaya "Kum gibi" şarkısını burada yazmış.


Yazın misafirlerle ve teknelerle dolan bu koy şimdilerde ne kadar sakin..


Turunç'ta kalırmış Ahmet Kaya, adaşı Ahmet Kayıkçı'nın otelinde, daha meşhur değilmiş o zamanlar ve de parasız.

Ahmet Kayıkçı'yı tanımadım ben ama Turunç' ta herkes ondan büyük bir sevgi ve saygıyla söz eder, kiminle ne konuşsanız söz döner dolaşır Ahmet Kayıkçı'nın bir hikayesine gelir mutlaka. Benim çok sevdiğim arkadaşım Esra'nın dayısı aynı zamanda ama erken veda etmiş hayata. Turunç'a ilk gelip yerleşerek işletmecilik yapanlardan. Elektrik yokmuş o zamanlar ve Turunç tamamen ormanmış. Han oteli işletiyor Ahmet Bey, gönlü gani, eli açık, yardımsever, çok iyi bir insanmış. Köye ilk buzdolabını o getirmiş, elektrik yok, gazla çalışıyormuş buzdolabı. Bütün köy hatta pansiyonlarda kalanlar, kahvaltılıklarını, etini, karpuzunu, yemeğini buraya, buzdolabına getirir koyarmış. Kimseyi kırmadan idare edermiş bu durumu hatta bazen yiyecekler karıştığında anlaşmazlık çıkarmış ama bunu da hoş görürmüş.

Özellikle sanatçılara çok değer verir onları ağırlar, para da almazmış. Yani eline saz alan herkes otelde misafir edilirmiş. Ölümünden sonra eşi Zeynep Hanım işletti oteli. Şimdilerde o da devretmiş başkasına.

Güzel insanlar yaşamış eskiden, iyi insanlar, güzel anılar bırakarak giden insanlar, şimdi anılarda ve hikayelerde kaldılar, dinlemek bile iyi geliyor insana.

Bir varmıııış, bir yokmuş!

Biliyorum çok şey var yazacak, paylaşacak bugünlerde ama bu pazar sabahı aklımıza ve ruhumuza izin verelim, korumaya alalım, bir avuç mutluluk serpiştirmek istedim, yazarken bile mutlu ediyor beni. Keşke günü yaşayabilsek, anılara bu kadar gereksinim duymasak.

Yine yeniden, güzel günlere ve yeni anılar biriktirebileceğimiz güzel günlere umutla ve inancımla mutlu pazarlar diliyorum hepimize, sevgilerimle.


FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum