Reklam
Reklam

HDP GRUP TOPLANTISI

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 2021 yılının "barış ve demokrasi yılı" olması temennisinde bulundu.

HDP GRUP TOPLANTISI
27 Ocak 2021 - 09:26

2020'nin çok zor bir yıl olduğunu dile getiren Buldan, çizgilerinden, demokratik siyasette ısrarlarından sapmadıklarını, vazgeçmediklerini ve hiçbir zaman da vazgeçmeyeceklerini dile getirdi. Buldan, "Tehditlere hiçbir zaman kulak asmadık, asmayacağız. Önümüze bakacağız, örgütlülüğümüzü ve mücadelemizi daha da büyüteceğiz, genişleyeceğiz ve çoğalacağız." diye konuştu.

Altı milyonun iradesini yok sayanların ve bunun karşısında duranların karşısına 12 milyon olarak çıkacaklarını belirten Buldan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kaybettiklerini gördükleri için arayış içerisindeler. 7 Haziran'ı 31 Mart'ı bir daha yaşamamak için seçim yasasıyla oynama dahil olmak üzere her türlü hile ve hurdaya başvuracaklar ve bunun peşindeler. Ortaklar kendi arasında gizli kapaklı görüşmeler yapıyorlar. Bunu biliyoruz, görüyoruz, okuyoruz. Türkiye'nin yönetimine aday olan ve siyasi dengeleri belirleyecek güçte olan HDP'yi, 'devre dışı bırakabilir miyiz' arayışı içerisindeler. İktidarın yarattığı kutuplaşma ve siyasal çatışma iklimi öyle bir noktaya geldi ki hukuk dışılık normalleştirilmeye çalışılıyor. Yargı baskısı, tehdit, muhalif herkesi terörist ilan etme, siyasal şiddeti teşvik etme, sokak ortasında insan kaçırma, Aleviler'e ait yerleşim yerlerini ve evlerini fişleme, parti binasını korsanca basma gibi toplumu korkutma ve sindirmeye yönelik meşru olmayan her yol ve yöntem deneniyor."

Buldan, muhalefete düşmemek için halkı korkutma, muhalefeti bölme, çatıştırma, tasfiye etme çabası içinde olunduğunu öne sürerek, "Ne yaparlarsa yapsınlar kaybedecekler. Dünyada halk iradesinin önüne geçecek bir formül henüz icat edilmedi. Sandık mühendisliği yapmaya çalışanlara hatırlatırız, en iyi mühendis halktır. Sandık geldiğinde size gereken cevabı verecek olan Türkiye toplumudur. HDP'nin siyasetteki gücünü ve etkisini engelleyemeyeceksiniz. HDP'siz bir siyaset hayali kuranlara sözümüz şudur: Halk sizin olmadığınız bir ülke hayalini çoktan kurdu ve bu hayalini gerçekleştirmek için de sabırsızlıkla sandıkları bekliyor." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin en önemli ve en acil ihtiyacının adalet olduğunu dile getiren Buldan, önümüzdeki dönem adalet mücadelesinin partilerinin öncelikli alanlarından biri olmaya devam edeceğini söyledi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında tarihi bir karar verdiğini kaydeden Buldan, "Bu karar elbette ki sadece Demirtaş ile sınırlı olmayıp tüm tutuklu siyasetçileri kapsamakta ve demokratik siyaset üzerindeki ağır kuşatmaya işaret etmektedir." dedi.

Pervin Buldan, iktidarın, "AİHM kararı bizi bağlamaz" tavrının bu davaların "siyasi dava" olduğunun başka bir tescili olduğunu savunarak, şöyle devam etti:

"Kobani davası da AİHM'nin tespit ettiği üzere siyasi bir davadır ve demokratik siyasete kurulan bir kumpastır. Kendisini siyaseten kapatmış olanlar, bu ülkeye zerre kadar faydası olmayanlar demokratik siyaseti 15 Temmuz'un darbeci ruhuyla tasfiye etme planı yapıyorlar, bunu uygulamaya çalışıyorlar. Karşımıza siyasetle çıkamayan iktidar bloğu, emrindeki yargı ve güvenlik mekanizmasını kullanarak HDP ile adeta bir savaş içerisine girmiştir. Hafta sonu Esenyurt ilçe binamıza korsanvari bir şekilde bir baskın düzenlendi, kapısı kırılarak binamızın içine girildi. Provokasyon amaçlı olan bu baskın, partimizi demokratik siyasetin dışına çekmeye yönelik komploların bir devamıdır."

AİHM kararının hukuka dönüş için AK Parti'nin önüne konulan bir yol haritası olduğunu ifade eden Buldan, "Bu kararı ya uygulayacaklar ya uygulayacaklar. Başka bir çıkış, dönüş yolu, alternatif yoktur." görüşünü savundu. Buldan, "AİHM kararlarını tanımayarak, Kürtlere yaşam ve siyaset alanı bırakmayarak, yüzünüzü Avrupa Birliği'ne dönemezsiniz. Çünkü sizin yüzünüz olmaz." dedi. Pervin Buldan, Avrupa Birliğine üyelik sürecinin ancak Türkiye'de bir iktidar değişimi ile mümkün olacağını öne sürdü.

HDP Eş Genel Başkanı Buldan, adaletsizlik ve hukuksuzluğun en ağır yaşandığı bir diğer alanın ise hem ekonomiden kaynaklı uygulamalar hem de cezaevlerinde yaşanan sorunlar olduğunu söyledi. Buldan, cezaevlerinde başlatılan "açlık grevi eyleminin" de 61. gününe girdiğini kaydetti.

Ekonomide yaşanan gelişmelere değinen Buldan, "Bu iktidarın ürettiği tek bir şey var; o da krizdir. İşte ekonominin ne hale geldiğini hep birlikte görüyoruz. Kriz gün geçtikçe daha da ağırlaşmaktadır ve toplum bir patlama noktasına gelmiştir. Bu ülkede insanlar geceleri aç yatıyorsa, ertesi gün gidecek bir iş bulamıyorsa, yarınlara miras olarak yoksulluğu bırakıyorsa o ülke çöküyor demektir." şeklinde konuştu.

Esnafların, Kovid-19 nedeniyle bir yıldır iş yapamadığını anlatan Buldan, "Çözüm borç ertelemek değil o borçları tümüyle silmektir. Sizin esnafa vereceğiniz müjde bu olmalıdır." dedi.

Aşı tartışmalarına da değinen Buldan, "'50 milyon aşı gelecek' dediler 3 milyon geldi. Sonra '10 milyon gelecek' dediler dün 6,5 milyon doz geldi. Bir dedikleri diğer dediğine uymayan bir iktidarla karşı karşıyayız. Çünkü bu ülkeyi artık gerçekten yönetemiyorlar. Türkiye'ye ihtiyacı olan aşının tedariki mutlaka sağlanmalıdır. Aşının maliyeti, içeriği, etki oranı gibi temel bilgiler kamuoyu ile şeffaf bir şekilde mutlaka paylaşılmalıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Aşı yapılması planlanan öncelikli grupları anımsatan Buldan, "Güvenlikçi iktidarın Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve sonrasında zabıtaları ve özel güvenlik görevlilerini bu ülkenin üretenleri olan emekçilerin, öğretmenler ve öğretim görevlilerinin önüne koyduğunu şaşkınlıkla izledik, izlemeye devam ediyoruz. Sarayın güvenlik bekçilerinin bu iltimasa sahip olmaları elbette şaşılacak şey değildir. Bu çifte standarda derhal son verilmelidir." ifadelerini kullandı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, "HDP'nin ön kapısından giren arka kapısından Kandil'e çıkmaktadır." dediğini anımsatan Buldan, "Bizim tek bir kapımız var o da barışa ve demokrasiye, aydınlığa, halklara çıkar. Bizim, sizin gibi nereye çıktığı belli olmayan bin odalı kapılarımız yoktur. Siz, o bin odalı kapıdan içeri bir girdiniz ve bir türlü çıkamıyorsunuz, çıkamayacaksınız da. Size cevabımız sadece budur." dedi.


FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum