Reklam
Reklam
Reklam

Haşhaşlı Çörek ve Bükme

Adil Adalet Hacıömeroğlu Yazıları / Haşhaşlı Çörek ve Bükme

Haşhaşlı Çörek ve Bükme
17 Mart 2021 - 09:15

İsabey, dolayısıyla Çal yöresinin en önemli damak tatlarından biri haşhaşlı çörektir.

Haşhaşlı çörek, mayalı hamurdan yapılır. İnsanın laboratuvarlarda yozlaştırmadığı buğday unudur temel maddesi. Doğa ananın insanlara sunduğu en büyük nimetlerden olan buğday, su değirmenlerinde öğütülüp un yapılır.

Ekmek gününde, önceden mayalanan hamurdan yufkadan kalın, bazlamadan çok daha ince yassı ekmekler yapılır. Bunlar kızgın sac üzerinde pişirilir. Önceden taşla iyice ezilip bir sahan içinde pekmezle karıştırılan haşhaş, pişmiş sıcak ekmeğe sürülür. Ekmek dürüm biçimine getirilir.

Haşhaşlı dürülmüş ekmekler, sırayla önce çocuklara verilir. Haşhaş ve pekmezle lezzetlenen sıcacık ekmek, lezzetin doruğudur.

Haşhaşlı ekmek, aslında küçük bir toydur.

Ekmeğin buğdayı, alınteriyle tarlalardan gelir. Haşhaş bin bir emek ve güçlükle tarlada yetiştirilir. Pekmez de Çal’ın lezzeti tescillenmiş üzümlerinden yapılır. Anlaşılacağı üzere her şey bağın, bahçenin, tarlanın, emeğin ürünüdür.

Aynı hamurdan bükme yapılır. Bükme hamuru, yarım ay biçimine getirilir. Hamurun üstüne genellikle kavurma, seyrek de olsa varsa pişmiş kuşbaşı et konur. Etin yanı sıra mevsimine uygun olarak soğan, kabak, domates, biber ve türlü yeşil sebzeler konur.

Varsıl bir görünüme kavuşan bükmeler çifter çifter kızgın sacda pişirilir. Dumanı üstünde tüten bükmelerin kokusu her yanı kaplar. Önce yemek için ivedilik gösteren çocuklara verilir bükmeler, adına uygun olarak ikiye bükülerek. Lezzeti de adı güzel… Adı Türkçe… İçine konan her şey Anadolu’nun bin bir bereketli toprağından soframıza gelmekte.

Günümüzde güya çağdaşlaşma adına terk etmekteyiz doğa ananın bize verdiklerini. Buğdayın ve diğer ürünlerinin gelenekleriyle oynanıyor. Onların doğası, tadı değiştiriliyor. Adı yabancı olunca ilgi gösteriliyor bilinçsizce. Bükme, çörek dendiğinde burun kıvıranlar var. Hem anadilimiz Türkçeden hem de analarımızın el emeğiyle üretilen tamamen doğal yiyeceklerden uzaklaşmaktayız aymazlıkla.

Haşhaşlı çörekleri, bükmeleri çocuklara uzatırken gözleri ışıl ışıl parlayan, dudaklarında gülücük eksik olmayan kadınlar hep gözlerimin önünde. Çörek ve bükmeleri yedikten sonra bakışları ve dilleriyle teşekkürün binlercesini yapan güngörmüş aile büyüklerinin gururlu duruşlarını unutmak olanaklı mı? 

İtalya’dan gelen pizzanın anasıdır bükme.

Ayaküstü hazır yiyeceğin piridir bükme ve türlü türlü çöreklerimiz.

Toprağına, ekinine, insanına, ülkesine, kendine yabancılaşmanın doruğundayız. Neredeyse her alanda bir yabancı hayranlığı var sorgulayıp düşünmeden.

Bir gün haşhaşlı çörek ve bükme yeme düşümü hep canlı tutmaktayım tıpkı çocukluk günlerimdeki gibi. Neden olmasın?

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum