Hadissiz Kuran anlaşılmaz diyenlere sorularım...
Reklam
Reklam
Reklam

Hadissiz Kuran anlaşılmaz diyenlere sorularım var!

Hadissiz Kuran anlaşılmaz diyenlere sorularım var!

Hadissiz Kuran anlaşılmaz diyenlere sorularım var!

Hadissiz Kuran anlaşılmaz diyenlere sorularım var!

Hadissiz Kuran anlaşılmaz diyenlere sorularım var!
09 Şubat 2019 - 15:20

Allah pek çok ayetinde Kuran'ın kolaylaştırıldığını, anlaşılır olduğunu ve her örneği barındıran noksansız bir Kitap olduğunu bildirir. Ancak bir kısım insan "Tamam Kuran noksansızdır ama şu şu Kuran'da yazmaz, onları nebinin sözlerinden öğreniriz" der. Bu samimiyetsiz yaklaşımı çürütmek için ilgili ayetleri ekleyip, sonra sorularımı sırasıyla soracağım.
.
Biz bu Kur'anda çeşitli açıklamalar yaptık, öğüt alıp düşünsünler diye, oysa bu, onların daha da uzaklaşmalarından başkasını arttırmıyor. (İsra Suresi, 41)
.
Andolsun, bu Kur'an'da her örnekten insanlar için çeşitli açıklamalarda bulunduk. İnsanların çoğu ise ancak inkarda ayak direttiler. (İsra Suresi, 89)
.
SORU 1: Kuran'da her örnekten çeşitli açıklamalar yapan kim?
.
Biz Kitabı sana, her şeyin açıklayıcısı, müslümanlara bir hidayet, bir rahmet ve bir müjde olarak indirdik. (Nahl Sures, 89)
.
SORU 2: Her şeyin açıklayıcısı olan Kuran mı, yoksa Kütüb-i Sitte mi?
 
Onların sana yönelttikleri her teze karşı, biz sana gerçeği ve en güzel açıklamayı/tefsiri getiririz. (Furkan Suresi, 33)
.
Soru 3: En güzel ve gerçek tefsiri Taberi...mi yapıyor, yoksa Allah mı?
.
(Bu) öyle bir kitaptır ki, Bilge ve her şeyden Haberdar biri tarafından ayetleri sağlamlaştırılmış ve sonra da açıklanıp detaylanmıştır. (Hud Suresi, 1)
.
SORU 4: Ayetleri sağlamlaştırıp açıklayan ve detaylandıran kim? Ve bunu hangi kitapta yapmış?
.
Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: ... (Bakara Suresi, 219)
.
Sana yetimler hakkında soru sorarlar. De ki ... (Bakara Suresi, 220)
.
Sana 'kadınların aybaşı halini' sorarlar. De ki: ... (Bakara Suresi, 222)
.
Sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki... (Bakara Suresi, 215)
.
Sana ruhtan sorarlar; De ki: ... (İsra Suresi, 85)
.
Sana kıyamet-saatini sorarlar; De ki: ... Ahzab Suresi, 63)
.
SORU 5: İnsanlar kime soru soruyor, cevabı kim veriyor?
.
Sana, kendilerine neyin helal kılındığını sorarlar. De ki: ... (Maide Suresi, 4)
.
SORU 6: İnsanlar helal kılınanlar konusunda kime soruyor, cevabı kim veriyor?
.
Senden fetva isterler. De ki: ... (Nisa Suresi, 176)
.
Senden kadınlar hakkında fetva soruyorlar. De ki: ... (Nisa Suresi, 127)
.
SORU 7: İnsanlar kimden fetva istiyor, fetvayı kim veriyor?
.
Bunlar, sana gerçek olarak okuduğumuz Allah'ın ayetleridir. Allah'tan ve ayetlerinden başka hangi hadise inanıyorlar? (Casiye Sures,,6)
.
Artık bundan (Kuran'dan) sonra hangi hadise (söze) inanırlar? (Mürselat Suresi, 50)
.
SORU 8: Kuran'dan sonra hangi hadise inanıyorsunuz? Allah gerçek olan hadis Kuran diyor. Bunun üzerine Buhari'nin 600.000 sözde hadis arasından seçtiği 7000 hadisin de gerçek olduğunu iddia edebilir misiniz??
.
(Bu Kur'an) düzüp uydurulacak bir hadis değildir, ancak kendinden öncekilerin doğrulayıcısı, her şeyin 'çeşitli biçimlerde açıklaması' ve iman edecek bir topluluk için bir hidayet ve rahmettir. (Yusuf Suresi, 111)
.
SORU 9: Kuran uydurulacak bir hadis değilse, nebiden 250 yıl sonra yaşamış kişilerin, 600 bin uydurulmuş sözden ayıklayıp peygambere isnad ettikleri sözlerin uydurma olmadığına deliliniz nedir?
.
Allah "...Kendi hükmünde hiç kimseyi ortak kılmaz." (Kehf suresi 26)
.
''Hüküm, yalnızca Allah'ındır..." (Yusuf Suresi, 40)
.
SORU 10: Hüküm yalnız kime ait? Bu ayete rağmen peygamber de hüküm koyar diyebilir misiniz?
.
Elçiye tebliğden başka (yükümlülük) yoktur. (Maide Suresi, 99)
.
Elçiye düşen, apaçık bir tebliğden başkası değildir." (Nur Suresi, 54)
.
Ey resul, Rabbinden sana indirileni tebliğ et. (Maide Suresi, 67)
.
... Elçimiz üzerine düşen (yalnızca) apaçık bir tebliğdir. (Tegabün Suresi, 12)
.
Elçiye düşen, apaçık bir tebliğden başkası değildir. (Nur Suresi, 54)
.
SORU 11: Elçiye düşen nedir? Sadece Kuran'ı aynen tebliğ etmek mi? Kendi sözlerinden ayrı bir külliyat oluşturmak mı?
.
Ben, yalnızca bana Rabbimden vahyolunana (Kuran'a) uyarım. (Araf Suresi, 203)
.
De ki: "Benim onu (Kuran'ı) kendi nefsimin bir öngörmesi olarak değiştirmem benim için olacak şey değildir. Ben, yalnızca bana vahyolunana (Kuran'a) uyarım. Eğer Rabbime isyan edersem, gerçekten ben, büyük günün azabından korkarım." (Yunus Suresi, 15)
.
SORU 12: Elçi sadece neye uyuyor? Biz elçiye uymak için sadece neye uymalıyız? Elçi nefsinin öngörmesi olarak Kuran'a ekleme çıkarma yapabiliyor mu? Kuran hükümleri dışında bir söz söyleyebiliyor mu? Yoksa sadece vahyolunan Kuran'a mı uyuyor?
.
Eğer o, Bize karşı bazı sözleri uydurup-söylemiş olsaydı. Muhakkak onun sağ-elini (bütün güç ve kudretini) çekip-alıverirdik. Sonra onun can damarını elbette keserdik. (Hakka Suresi, 44-46)
.
SORU 13: Elçi Kuran'da yazmayan konularda hüküm verseydi, Allah'ın Kitabı dışında söz söyleseydi Allah o elçiyi ne yaparmış?
.
De ki: "En 'üstün ve apaçık' delil Allah'ındır..." (En'am Suresi, 149)
.
SORU 14: Allah elçisine, insanlara tebliğ etmesi için ne diyor? En üstün ve apaçık delil kime aitmiş? Allah'a mı, Buhari'ye mi?
.
Kendilerine okunmakta olan Kitab'ı sana indirmemiz onlara yetmiyor mu? (Ankebut Suresi, 51)
.
SORU 15: Allah soruyor... Size okunmakta olan Kitabı elçiye indirmesi size yetmiyor mu? Neden başka kaynaklardan din öğrenmeye çalışıyorsunuz? Neden başka kaynaklardan hüküm bulmaya çalışıyorsunuz?
.
Benim kesin tehdidimden korkanlara Kur'an ile öğüt ver. (Kaf Suresi, 45)
.
SORU 16: Allah elçiye, Kendisinden sakınanlara Kuran'la mı öğüt vermesini söylüyor, yoksa şahsi görüşleri ile mi? Elçiye uyacaksak biz de Kuran'la öğüt vermeli değil miyiz?
.
Bugün size dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslam'ı beğendim. (Maide Suresi, 3)
.
Rabbinin sözü, doğruluk bakımından da, adalet bakımından da tastamamdır. O'nun sözlerini değiştirebilecek yoktur. O, işitendir, bilendir. (Enam Suresi, 115)
.
SORU 17: Allah neyi tamamlamış ve size ne eksik geliyor? Bu ayetlere rağmen Kuran'da noksan aramak Allah'a akıl ve din öğretmek manasına gelmiyor mu?
.
Andolsun, size (bütün durumlarınızı kapsayan) zikrinizin içinde bulunduğu bir Kitap indirdik. Yine de akıllanmayacak mısınız? (Enbiya Suresi, 10)
.
SORU 18: Allah her durumunuzun içinde olduğu bir Kitap diyor. Siz Allah'a muhalefet edip "şu şu konular eksik bırakılmış" diyenlerin müşrikler olduğunu bilmiyor musunuz?
.
Ve şüphesiz o (Kur'an), senin ve kavmin için gerçekten bir zikirdir. Siz (Kuran'dan) sorulacaksınız. (Zuhruf Suresi, 44)
.
SORU: 19: Allah ahirette sadece hangi kaynaktan sorumlu tutuyor bizi? Ahirette Allah'ın karşısında "ama" diye başlayan cümleler kurabilecek misiniz?
.
Ve elçi dedi ki: "Rabbim gerçekten benim kavmim, bu Kur'an'ı terk edilmiş (bir Kitap) olarak bıraktılar." (Furkan Suresi, 30)
.
SORU 21: Kuran'ı terkedip başka kaynaklara yönelenler kim sizce? Dolayısıyla elçi kimlerden şikayet edecek ahirette?
.
Elçi, kendisine Rabbinden indirilene iman etti, mü'minler de. Tümü, Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve elçilerine inandı. "O'nun elçileri arasında hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz..." dediler. (Bakara Suresi, 285)
.
SORU 22: Ayette Müminler için, tüm elçileri eşit severler mi diyor? Yoksa Muhammed nebiyi ayrı tutarlar mı diyor?
.
"Gerçekten ben Müslümanlardanım" diyenden daha güzel sözlü kimdir? (Fussilet Suresi, 33)
.
SORU 23: Allah "Sünniyim, Şiiyim, Hanefiyim, Ehli Sünetim" deyin mi diyor? Yoksa sadece Müslüman olun mu diyor?
.
Biz seni ancak alemlere rahmet olsun diye (risaletle) gönderdik. (Enbiya, 107)
.
Rabbinden bir rahmet olarak (öteden beri) hep resuller göndermekteyiz. (Duhan Suresi, 5-6)
.
SORU 24: Sadece Muhammed nebi mi alemlere rahmet olarak gönderilmiş? Yoksa geçmişten beri tüm resuller de alemlere rahmet olarak mı gönderilmiş?
.
De ki: "Siz Allah'a dininizi mi öğreteceksiniz? "...(Hucurat Suresi, 16)
.
Kuran yeterlidir diyenler sizi, ayetin hükmü gereği Allah ve elçisine uyarak, sadece Kuran'la uyarıyor. Allah Kuran yeterlidir, her örneği detaylandırarak Kuran'da Ben bildirdim, Ben açıkladım diyor. Elçime düşen, Benim açıkladığım ayetleri, ekleme çıkarma yapmadan aynen insanlara beyan etmektir diyor. Elçi değil, hükmü sadece Ben koyarım diyor. Şayet elçi nefsinden böyle bir şeye cüret etseydi, onun şah damarını keser, yani görevine son verirdim diyor. Bunca ayete rağmen hala Allah'a din öğretmeye devam edecekseniz o zaman şu ayeti size hatırlatmak durumunda kalırım:
.
Ne zaman onlara (Müşriklere): "Allah'ın indirdiklerine (Kuran'a) uyun" denilse, onlar: "Hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye (geleneğe) uyarız" derler. (Peki) Ya atalarının aklı bir şeye ermez ve doğru yolu da bulamamış idiyseler? (Bakara Suresi, 170)
.
Size Kuran'a uyun diyoruz. Siz ise belki münafık, belki müşrik, imani durumu ve niyetini bilmediğiniz, alim zannettiğiniz atalarınızdan gelen, peygamber sözü zannettiğiniz iftiralarla din yaşamaya çalışıyorsunuz. Allah böyle yapanları müşrik olarak tanımlıyor.
.
SORU 25: Ahirette huzura geldiğiniz vakit Allah size "tek hüküm koyucu Benim, helal ve haramları Kuran'da bildirdim. Her ibadeti ve detaylarını Kuran'da Ben açıkladım ve sizi sadece ve sadece Kuran'dan sorumlu tuttum" dediğinde nasıl bir savunmanız olacak?
.
"Öyle de, peygamber de hüküm koyabilir, Buhari'den öyle öğrendik. Sen Kuran dışı da peygambere hüküm bildirdin. Gerçi sadece Kuran'daki vahiyden sorumlu tuttun ama olsun, biz yine de Buhari'ye de uyduk" diyebilecek misiniz?
.
Musa nebinin kavminin düştüğü hataya düşüp, ineği kesmek için rengini kilosunu öğrenme gayretine düştüğünüzü farkedin. Allah Musa nebinin kavmine sadece inek kesmelerini emretmişti. Detay bildirmek isteseydi bildirirdi. Allah'ın bildirmedikleri üzerinden din yaşanmaz. Ahirette ne mezheplerden, ne sözde hadislerden ne de rivayetten sorulacaksınız. Sadece Kuran'dan sorumlusunuz. Peygamberin söylediği zannedilen sözlerden değil. Kabul etseniz de etmeseniz de bu böyle. Bu nedenle dini detaylara boğup yaşanamaz hale getirmekten vazgeçip, yaşaması kolay olan Kuran'daki sisteme dönün. Ve peygambere iftira atmaktan, Allah'a din öğretmekten vagzeçin!
.
Onların çoğunluğu zandan başkasına uymaz. Gerçekten zan ise, haktan hiçbir şeyi sağlayamaz. (Yunus Suresi, 36)
.
Zan ise haktan bir şey sağlamaz!
.
NOT: Kuran'la mutabık olan sözleri nebi söylemiş olabilir (Zan). Ama karşılığı Kuran'da olan sözde yine ayet geçerlidir. Yani her koşulda hüküm, Kuran'dan öğrenilir.
 

YORUMLAR

  • 30 Yorum
  • Rozbek
    5 ay önce
    Harun-Onur, sen ayetlerle mücadele ettiğinin ve Allah'ın sözlerine karşı söz söylediğinin farkında mısın?
  • Müşir Salih Demirci
    8 ay önce
    Mehtap hanım! Biyografinize baktım güzel sanatlar okumuşsunuz çok güzel! Ben sizin alanınızdan ne kadar anlayabilirsem siz de dini konulardan o kadar anlayabilirsiniz. Yazılarınızda değindiğiniz konular her müslümanın bilebileceği sıradan konular değil, uzmanlık gerektiren konulardır. Günlük siyasi yaşamımızda bile önce anayasa: Ona aykırı olmamak kaydıyla yasalar, tüzükler, yönetmelikler, yönergeler, genelgeler... çıkarılıyor. İnsanların menfaatleri çeliştiği zaman onun çözümü için mahkemeler kuruluyor; hakemler tarafları dinliyor; insanlar hukukun inceliklerini bilmedikleri için kendilerini avukatlar vasıtasıyla savunuyorlar. Kazanıyor ya da kaybediyorlar... Bir de asıl kanun koyucu Yaradan var. Değişik dönemlerde peygamberler göndermiş, onları da kitaplarla desteklemiş; Yaradan'ı ve onun peygamberini dinlameyen toplumlardan bir kısmını dünyada iken cezalandırmış bir kısmının cezasını ise ahiret hayatına bırakmış! Bu konular uzmanlık ister!
  • Harun-Onur!
    8 ay önce
    SONUÇ'A HİTABEN; Bize bu platform'da düşüncelerimizi paylaşma ve fikirlerimizi söyleyebilme açısından emeği geçen herkese teşekkür ederim... Şayet sürçü lisan ettiysek, farkında olmadan yanlış bir kelâm ile dile geldiysek affola... Söylediklerimiz kendi çapımız da bildiklerimizdir... Zira doğru olduğunu zannettiğimiz, yanlış bilgilerimizde var ise, ALLAH yanlışlarımızı düzeltmemizi nasip etsin, İNŞÂLLAH... Âciz benliğimizle, Cahil bilgilerimizle ve eksik ilmimiz ile, soruları cevaplamaya gayret gösterdik... ALLAH'a emanet olmanız dileğiyle... ALLAH'ın Selam ve Selameti, Hâyr ve Bereketi, Rahmet ile Merhameti, Tüm ALLAH'a Dost olan, Hâlis ve Salih bir Kalp ile ALLAH'a iman Edenlerin Üstüne Olsun İNŞALLAH... SAYGILARIMLA...
  • Rozbek
    5 ay önce
    Harun-Onur sen yazıdaki âyetleri hiç okumamışsın diyemem. Sorulara cevap verdiğine göre âyetleri okumuşsun. Ancak boş boş okumuşsun. Hiçbir şey anlamamışsın. Ayetlere rağmen kafandaki türküyü söylemişsin. Kafa yormadan atalarının yolunu savunmuşsun.
  • Harun-Onur!
    8 ay önce
    CEVAP 23: Sayın Efendim; Sizin şu son sorunuz da görüyorum ki, KUR'AN'ın asla söylemediği şeyleri zanna uyup siz söylüyorsunuz... RESULULLAH'ı yok sayıyor, Hadis-i şerifleri kabul etmiyorsunuz... Siz bu düşünce ile zaten KUR'AN'ı anlayamazsınız ki, KUR'AN'ın hükümlerini anlayıp uygulayabilesiniz... Evet, meshepler konusunda haklı olduğunuz yönler var, hatta insanların Dinimizi KUR'AN'dan öğrenmeleri konusunda da hem fikiriz... Lakin RESULULLAH yaşayan bir KUR'AN idi... NÛR'U NEBİYİ ayırt edemezsiniz... Âhiret'e gelince biz Dinimizi öğrenmek için, KUR'AN'dan sorumluyuz... Âhirette hesaba çekileceğimiz sorumlu tutulacağımız tek şey, hayatımızı ALLAH'ın Rızasına uygun yaşayıp yaşamamamızdır... Bu dünya'dan bizimle âhirete gelecek ve sorumlu tutulacağımız tek şey, yaptıklarımız ve yapmadıklarımızdır... KUR'AN'ı bilip, anlayıp uygulamadıysak, KUR'AN'ın bize âhirette hiç bir faydası olmayacaktır... Önemli olan KUR'AN'ı bu dünya'da dost, arkadaş edinelim... O bize âhirette yoldaş olur zaten..
  • Harun-Onur!
    8 ay önce
    CEVAP 24: Bütün Elçiler ALLAH'ın bir Rahmeti olarak gönderilmiştir... Lakin Bütün Elçiler HZ.MUHAMMED'in (S.A.V) nurunu taşımıştır... ALLAH; KUR'AN'da "Habibim sen olmasaydın, felekleri yaratmazdım" buyurmaktadır... Bu Ayeti Kerimenin ışığında, bütün Elçiler ALLAH'ın yarattığı kullarına birer Rahmetidir; Ancak ALLAH'ın yarattığı kullarına gönderdiği en büyük Rahmeti, HZ.MUHAMED'dir (S.A.V)... "Allahûme Salli Âlâ Seyidinâ MUHAMMED"... ALLAH'ın Selam ve Selameti Tüm Nebilerine ve Resullerine olsun İNŞÂLLAH...
  • Harun-Onur!
    8 ay önce
    CEVAP 23: Örnek verdiğiniz Ayette, ALLAH; Müslüman olmayı emrediyor... Lakin içinde bulunduğumuz dönem içerisinde, kendimizi müslüman olarak adleden bizler, acaba? KUR'AN'da ALLAH'ın emrettiği müslümanlığı yaşıyor muyuz?... Yoksa Müslümanlık kisvesi altında, Müslümanlık zannettiğimiz bidatleri Müslümanlık zanderek mi yaşıyoruz?... BUNU SORGULAMAMIZ BİZİM İÇİN DAHA HAYIRLI OLABİLİR...
  • Harun-Onur!
    8 ay önce
    CEVAP 22: Ayette; ALLAH'ın bütün Elçilerini kabul ve tasdik ettiler diyor... Zira mü'min bir kul, ALLAH'ın bütün elçilerini birbirinden ayırt etmez, hepsini kabul ve tasdik eder...
  • Harun-Onur!
    8 ay önce
    CEVAP 21: Günümüz insanı KUR'AN'ı, kendi dillerinde anlayabilecekleri bir biçim'de okumadıkları için, KUR'AN'ın mânâsına ulaşmış değillerdir... Bu sebeple KUR'AN'ı terk etmiş olmaları söz konusu olamaz... Zira ulaşamadığın elde edemediğin birşeyi terk etmekte söz konusu olamaz... KUR'AN'ın hükümlerini eksik ve yetersiz kabul edenler ve bu sebeple başka kaynaklardan hüküm arayanlar, İlim ve bilgi konusunda yetersiz olanlardır...Unutulmamalı!!! İnsanlar, hakkında yeterli bilgisi olmadığı şeyleri inkar ederler... Diğer sorunuza hitaben; Elçilerin şikayet edeceği kimseler, ALLAH'ın sınırlarını aşanlar, ALLAH'ın emirlerine Elçilerine düşmanlık edip saldıranlar, yer yüzünden insanların HAKKLARINI gözetmeksizin bozgunçuluk yapıp, insanlar arasında nifak çıkaranlardır... VELHÂSIL-I KELÂM; Elçiler, İnsanı insan yapan bütün değerleri yok sayan ve yer yüzündeki tüm kötülüklere engel olmadığı gibi sebep olan, göz yuman ve bu kötülüklere yardım eden TÜM ZALİMLERDEN şikayetçi olacaklardır...
  • Harun-Onur!
    8 ay önce
    SORU 20: Bu arada 20. soruyu yazmayı unutmuşsunuz, madem ki unuttunuz biz size bu sorunun yerine bir sorulalım, müsade buyurursanız... Dikkatimi cezb eden bir husustur ki; sorularınızı hep ALLAH'ın Elçilerine karşı şüpheci bir bakış açısı ile, sormuş ve sorgulamışsınız... ALLAH'ın Elçilerine karşı bir şüphe içerisinde misiniz?... Diğer bir göz ardı edemediğim husus ise, Sorularınızı Ayetlerle örneklemiş, Ayetler üzerinden soru soruyormuş gibi soruyorsunuz, Lakin sorularınızı tefsirler üzerinden sormuşsunuz... Sizin'de takdir edeceğinizi düşünerek, tefsirlerin ne KUR'AN ne de ALLAH'ın elçileriyle hiçbir alakası yoktur... O halde, sorularınızı neden ayetler üzerinden soruyormuş gibi yaparak tefsirler üzerinden soruyorsunuz ve tefsirleri neden ALLAH'a ve ALLAH'ın Elçilerine mâl ediyorsunuz?...Açıklama getirebilir misiniz?... SAYGILARIMLA...
  • Harun-Onur!
    8 ay önce
    CEVAP 19: ALLAH; Ahirette bizleri tüm hayatımızdan, tüm yaptıklarımızdan sorumlu tutacaktır... Şu dünya tarlasında bize bahşedilen hiç bir şey yoktur ki, ahirrette sorumlu tutulmamış olalım... İnsanın aldığı nefeste dahi ahirette bir sorumluluğu vardır... SAYIN EFENDİM SİZ HANGİ KAYNAKTAN SORUYORSUNUZ...? ...Diğer sorunuza hitaben ise; Ahirette, ALLAH'ın karşısında 'ama' ile başlayan cümleler kurmamızın ya da kuramamızın hiç bir önemi yoktur... Önem arz eden, bu tür cümlelerin bize faydası olup olmayacağıdır... ASLI İTİBARİ İLE SORUN BUDUR... ~.ANLAYABİLENE.~
  • Harun-Onur!
    8 ay önce
    CEVAP 18: KUR'AN'I KERİM; Ezelden ebed'e, evvel'den âhir'e, yeri, göğü ve yaratılmış 18000 âlemi kapsayan, HAKKI batıldan ayıran, Canlı bir kitaptır... KUR'AN'a muhalefet etmek cahilliğin, İlimsizliğin ve evvel-i akıl cihetinden nasipsizliğin bir nişanıdır.... Lakin insanlar'a münafık ya da kâfir demekte bizim haddimize düşmez... Zira ALLAH'ın hudutlarını çiğnemeden ve diğer insanların Haklarına saldırmadan ve fitne çıkarma amacı olmadan sadece fikir ile muhalefet ediyor ise, yani KUR'AN'a anlam veremiyor ise, o kişiye münafık demekte kâfir demekte İMAN saihibi bir kul'a uygun düşmez... Ancak dua edip ALLAH hidayet etsin İNŞÂLLAH demek ve hakikati anlatmaktır bize düşen... Çünkü KUR'AN büyük bir nimettir ki herkes KUR'AN'dan nasip alamaz... UNUTULMAMALI; RESULULLAH'ın (S.A.V) buyurduğu gibi "KUR'AN bir sofradır, ancak O sofradan nasibi olan rızklanabilir..."
  • Harun-Onur!
    8 ay önce
    CEVAP 17: Sizin bu sorunuzda örnek gösterdiğiniz Ayette ALLAH; HZ.ADEM ile başlayıp, HZ.MUHAMMED (S.A.V) ile son bulan, ALLAH'ın katından inen tüm kutsal sahifelerin ve kutsal kitapların İnsanlığa indirilişinin kemale erdiğini ve HZ.MUHAMMED'ten (S.A.V) sonra ALLAH'ın katından başka kutsal kitap inmeyeceğini buyurmaktadır... Kemale eren tamamlanan budur... Eksiklik Dinimiz olan İSLAM'ın kemale ermiş olması değil, biz insanların, pek azı hariç, diğerlerinin kemale erememesidir... İşte eksiklik yalnızca budur... KUR'AN'I HAKEM'de eksiklik aramak, eksiklik arayanların, akıl cihetinde eksik ve noksan kalmalarına âşikardır... EKSİKLİK NE ALLAHTA, NE ALLAH'IN ELÇİLERİNDE NE DE ALLAH'IN DİNİ VE KİTABI KUR'AN'DADIR... EKSİKLİK BİZİM ÂCİZ VE CAHİL KENDİ NEFSİMİZDEDİR....
  • Harun-Onur!
    8 ay önce
    CEVAP 16: ALLAH; Elçisine KUR'AN ile öğüt vermesini buyuruyor... Lakin ALLAH'ın seçtiği Elçi; ALLAH'ın, Elçsine lûtfettiği İlim ile KUR'AN üzerinden verdiği öğütlere örnekler verebilir açıklayabilir... Diğer sorunuza cevaben; Eğer öğüt verilecek ise, KUR'AN ile öğüt vermek gerekir... Zira KUR'AN, ALLAH'ın kullarına olan öğütleri ve yol göstermesidir... ÖĞÜTLERİN EN HAYIRLI VE DOĞRU OLANI, ALLAH'IN VE KUR'AN'IN ÖĞÜTLERİDİR...
  • Harun-Onur!
    8 ay önce
    CEVAP 15: ALLAH ve ALLAHRESUL'u, ehli olmadığınız işlerde, işin ehline sorun ve uyunuz buyurmaktadır... İçinde bulunduğumuz çağ itibari ile İnsanların Din konusunda bilgileri pek azdır... KUR'AN'ı tam mânâsı ile anlamakta da ilimleri yetmemektedir... Bu sebeple Din konusunda, İLİM SAHİBİ olduğunu zannettikleri insanlara sorma ve öğrenme ihtiyacı duymaktadırlar... Buraya kadar bir sıkıntı ve yalnış bir durum yoktur... Esas sorun yaşadığımız dönem itibari ile, kendilerini insanlara âlim ya da bilgin olarak tanıtan insanlardadır... Bu söz'de âlimler insanları yalnış yönlendirmekte ve Dinin içine bidat sokmaktadır... Bu da Dinin insanlara yalnış aktarılmasına sebep oluyor... Bu sebeple KUR'AN'ın mânâsını bilemeyen insanlar, bu konuda başka kaynaklar da hüküm arama yoluna gidiyorlar... Herşeyden önce çocuklarımıza KUR'AN'ı arapça ezberletmeden önce, Türkçe okumasını ve mânâsını Hadis-i Şerifler ışığında öğrenmelerini sağlamamız gerekir... O zaman bu sorunlar ortadan kalkacaktır İNŞÂLLAH...
  • Harun-Onur!
    8 ay önce
    CEVAP 14: En üstün delil, şehadet ederiz ki ALLAH'a aittir; AMENNA ve SADAKNA... Lakin Elçilerde ALLAH'ın en büyük delili ve mucize vesileleridir... İmam Buhari Hazretlerine neden bu kadar taktığınızı anlamış değilim...İmam Buhari, RESULULLAH'ın sözlerini en sağlam kaynaklardan (kaynakların orjinalleri vardır) elde ederek kitap haline getirmiş tüm İslam âleminin kabul gördüğü bir zat-ı muhteremdir... Söylediği sözler ise kendisine ait değil, RESULULLAH'a aittir... Küttüb-i Sitte'deki, İmam Buharinin kaleme aldığı hadis kitabı, İmam Buharinin kendi şahsı ile alakalı değildir... Yani İmam Buhari Hazretleri, beyanatlarında RESULLULLAH'ın Hadis-i Şeriflerinden, RESULULLAH ise ALLAH'dan nasiplenmiştir... Yine akan bu suyun gözü, çağladığı yer ALLAH'dır... RESULULLAH'ın delili ALLAH'ın delilidir, İmam Buhari ise RESULLULLAH'ın delillerine ve Hadislerine dayanmaktadır... Doğru bakış ile bakılırsa ortada ALLAH'ın delilinden başka bir delil yoktur zaten...
  • Harun-Onur!
    8 ay önce
    CEVAP 13: 13. Sorunuzdaki örnek verdiğiniz Ayette, ALLAH'ın anlatmak istediği şudur ki; Hiç bir Elçi yoktur ki, ALLAH'ın sözünden çıkabilsin ve ALLAH'a karşı gelebilsin... Zira böyle bir şey olursa ALLAH anında 'O' elçiye cezasını verir... Yani insanlara düşen ALLAH'a şeksiz şüphesiz İMAN etmek ve gönderilen Elçiye uymaktır... Elçiyi sorgulamak insanların haddine değildir, zira Elçilerin her yaptığından haberdar olan bir ALLAH vardır... ALLAH'ın ayette anlatmak istediği esas MASAJ!!! "Elçiden şüphe etmeyin zira Elçi sizin düşündüğünüz gibi kendi nefsine hareket etseydi ALLAH anında cezasını verirdi, İnsanlara asla bırakmazdı" demek istiyor... Tarihte ALLAH'ın şah damarını kesip cezalandırdığı hiçbir Elçi yoktur... BU DA DEMEK OLUYOR Kİ; ALLAH'IN SEÇTİĞİ HER ELÇİ, HAKK ÜZERE GELMİŞ VE GÖREVİNİ HAKK ÜZERE TAMAMLAMIŞTIR... ALLAH'IN AYET'DE DEMEK İSTEDİĞİ ELÇİLERDEN ŞÜPHE ETMEYİN, ELÇİLERİ ELÇİ EDEN BİR ALLAH VAR, ALLAH ELÇİSİNİN YALNIŞ YAPMASINA MÜSADE ETMEZ...
  • Harun-Onur!
    8 ay önce
    CEVAP 12: ALLAH'ın Elçileri yalnız ALLAH'a uyar... ALLAH; her seçtiği Elçisine, 'O' Elçiye mahsus ve özel olmak üzere, bilgiler ve ÖZEL BİR İLİM verir... Elçiler ALLAH'ın hükümlerine karşı, ALLAH'ın kendilerine özel verdiği BİLGİ ve İLİM ile açıklama getirebilir... Lakin asla kendi nefsine göre ALLAH'ın hükümlerini değiştiremez; zaten hiçbir Elçi asla böyle birşey yapmaz!!!.. Seçilen Elçilerin kaderleri, ruhları, kalpleri, beyinleri ve hatta her zerreleri ALLAH'ın kudret elindedir... ALLAH'ın hükümlerini kendi nefsleri adına red edemez değiştiremez, buna ALLAH izin vermez... Şayet böyle birşey söz konusu olacak olsa idi, ALLAH 'O' kişiyi Elçi olarak seçmezdi... Bütün Elçiler ALLAH'a sadıktır... Elçiler'e her konuda 'UYMAK' kuran'da sabit kesin bir emirdir... Her konuda Elçiye uymak gerekir... Zira o an sizin aklınızın almadığı konuların hikmetini zaman içerisinde ALLAH size gösterir... Çünkü ALLAH YAPILMASI GEREKENİ ELÇİYE BİLDİRİR... Yoksa sorulmaz mı, SEÇİLEN ELÇİ NE İÇİN SEÇİLMİŞTİR
  • Harun-Onur!
    8 ay önce
    CEVAP 11: "ELÇİYE DÜŞEN APAÇIK TEBLİĞ'DİR" Ayeti kerimesinin mânası; ALLAH'ın seçtiği elçinin, ALLAH'ın bildirdiklerini açıkca beyan etmesidir... Yani insanların, seçilen Elçinin sözlerine inanmasında ya da inanmamasında Elçiye bir sorumluluk yoktur... Dileyen inanır imân eder, dileyen etmez, bunun sorumluluğu elçiye yüklenmez mânâsını taşır... Elçiler; sadece ALLAH'ın kendilerine verdiği görevlerden ve ALLAH'ın bildirdiklerini, güzel örnekler ile insanların anlayacağı bir şekilde açıklamakla sorumludur... Kimseyi iman ettirmek gibi bir sorumluluğu yoktur... Elçilerin, ALLAH'ın bildirdiklerini insanlara daha iyi açıklayabilmesi için külliyat oluşturmasında, dinimizce bir beis ve sakınca asla yoktur... Tek bir şart iledir ki; ALLAH'ın seçtiği elçi, ALLAH'ın hükümlerine ters düşecek bir külliyat oluşturamaz... Zaten hiç bir ALLAH'ın Elçisi, ALLAH'ın hükümlerine ters düşecek bir külliyat ASLA OLUŞTURMAZ!!!..
  • Harun-Onur!
    8 ay önce
    CEVAP 10: HÜKÜM; YALNIZCA ALLAHINDIR... ALLAH, hükümleriyle sınırları ve hudutları belli eder... Yani genel olarak hükmeder... Lakin; ALLAH'ın seçtiği Elçisi'de, Toplum içinde Adaleti, Düzeni ve insanların HAKKlarını tahsis etmek ve bir huzur ortamı sağlayabilmek, iyiliği doğruyu ve güzeli emredip gösterebilmek ve öğretebilmek için, ALLAH'ın hükümlerine ters düşmemek kaydı ile, elbette hüküm verir ve uygular... Söylemek isterim ki, sadece ALLAH'ın seçtiği Elçileri değil; Dinimize göre İlim sahibi KUR'AN'ı tam mânasıyla bilen Hadis ve fıkıh ilmine sahip olan her âlim, "İÇTİHAT" üzere hüküm verebilir... Yani HÜKÜM yalnızca ALLAHINDIR; Lakin ALLAH'ın hükmüne uygun olarak hükmedilebilir ve bu hüküm kabul edilebilir... ALLAH'ın hükmüne uygun olmayan hiçbir hüküm ise, asla HÜKÜM OLARAK KABUL EDİLEMEZ...
  • Harun-Onur!
    8 ay önce
    CEVAP 9: Bütün İSLAM âleminin gelmiş ve geçmiş bütün İSLAM bilginleri ve âlimleri Küttüb-i Sitteyi, RESULULLAH Efendimizin sözleri olarak kesin kabul etmişlerdir... Biz dahi şahsımız adına kabul ederiz... Delilimiz ise; Küttüb-i Sitte olarak bilinen 6 hadis kitabının içindeki hadisler, RESULULLAH Efendimizden 250 yıl sonra yazılmamıştır... Küttüb-i Sitte'nin içindeki Hadis-i Şerifler, RESULULLAH Efendimiz daha dünya'da iken, Hz.Ebu Bekir (R.A.), Hz.Ömer (R.A), Hz. Osman (R.A), Hz.Ali (R.A), Peygamberimizin temiz mübarek eşleri, Ehli beyt'i yani Ailesi ve Seçkin Sahabeler tarafından, RESULULLAH Efendimiz hayatta iken kaleme alınmış sözleridir... İmam Buhari Hazretleri gibi Küttüb-i Sitte diye adlandırdığımız 6 kitabı derleyen imamlarımız, Bu Hadis-i Şerifleri kitap haline getirmiş ciltleştirmiştir... Kendilerinden birşey eklememiş yada yazmamışlardır... Yukarıda ismini verdiğimiz Sahabelerin el yazmaları eserleri ve Hadis-i Şerif bildirdikleri yazıların orjinali arşivlerde vardır...
  • Harun-Onur!
    8 ay önce
    CEVAP 8: Kelime anlamı itibari ile "hadis" kelimesi söz demektir... Sözlerin en şereflisi ZİKRULLAHTIR... Yani sözlerin en yücesi ve şereflisi, ALLAH'ın sözleridir... ALLAHTAN sonra ise sözlerin en şereflisi Nûr-u Nebi ALLAH'ın Habibi RESULLAH'ın sözleridir, yani hadisleridir... KUR'AN, ALLAH'ın hadisleridir... Küttüb-i sitte ise RESULULLAH'ın hadisleridir... Öncelik; ALLAH'ın Hadis-i Şerifleri olan KUR'AN'dır elbette, KUR'AN'a açıklama olarak ise RESULULLAH'ın Hadisleridir... Bu arada söylemek gerekir ki; RESULULLAH'ın beyan ettiği Hadis-i şerifler, ALLAH'ın RESULÜNE öğrettikleridir... Yani RESULULLAH'ın Hadis-i Şeriflerinin kaynağı yine ALLAHTIR... Olaya böyle bakmak, doğru anlamaya en büyük sebep olacaktır... Diğer soruya cevaben; Kütüb-i Sitte'nin gerçekliği tartışılamaz, elbette gerçektir... Bütün islam âlemi alimleri ve bilginleri ise bu konuda mutabıktır...
  • Harun-Onur!
    8 ay önce
    CEVAP 7: İnsanlar RESULULLAH'tan fetva istiyorlar, ALLAH; RESULULLAH'ın aracılığı ile insanlara fetva veriyor...
  • Harun-Onur!
    8 ay önce
    CEVAP 6: İnsanlar nelerin helal kılındığını RESULULLAH'a soruyorlar... ALLAH; RESULULLAH'ın elçiliği ile cevaplıyor, RESULLAH ise insanlara bildiriyor...
  • Harun-Onur!
    8 ay önce
    CEVAP 5: insanlar akıllarına takılan soruları RESULULLAH'a (s.a.v) ALLAH'a arz etmesi için soruyorlar... ALLAH (c.c.) ise RESÛLLAH'ın aracılığı ile cevap verip açıklıyor...
  • Harun-Onur!
    8 ay önce
    CEVAP 4: Ayetleri gerçek ilim sahipleri ve Elçilerin net anlayacağı bir şekilde açıklayan ve sağlamlaştıran Yalnızca ALLAH'tır... Bunu KUR'AN KERİM'de yapmıştır... (Bu arada sorularınızı açıklamak için kullandığınız AYETLER eksik yazılmıştır... "Bilge ve herşeyden haberdar biri tarafından" diye geçmez KUR'AN'da, "Bilge ve herşeyden haberdar olan ALLAH tarafından" diye yazılıdır..." )
  • Harun-Onur!
    8 ay önce
    CEVAP 3: Tefsir ALLAH'ın ayetlerini ilminin yettiği kadar hakikat'e uygun bir şekilde açıklamaktır... En iyi tefsiri Elbette ki ALLAH yapar, lakin RABBİN sözü o kadar hikmetlidir ki, tam mânâsına erebilmek için muhakkak bir ilim sahibi tarafından tefsir edilmesi gereklidir... Kulların arasında en iyi tefsiri ise ilmi en yüksek olan yapar... Soruya genel cevap vermek gerekirse; En güzel tefsiri ALLAH yapar, yalnız ALLAH'ın tefsir ettiği, ALLAH'ın ilim lûtfettiği ilim sahipleri içindir... İlim ehlinin dışındaki insanların, ALLAH'ın tefsirini anlayabilmesi için, muhakkak bir ilim sahibinin tefsirine muhtaçtır... Aksi takdir'de anlaması gereken İLAHİ mesajı tam anlaması mümkün değildir...
  • Harun-Onur!
    8 ay önce
    CEVAP 2: Herşeyin açıklayıcısı KUR'AN ve ALLAHIN RUSULÜ ve ALLAH'ın Elçileridirler... Herşeyin açıklayıcısı KUR'AN'dır, lakin KUR'AN'ın açıklayıcısı ise RESULULLAHTIR... KUR'AN'ı en güzel açıklayacak olan RESULULLAH ise, o zaman KUR'AN'ı anlayabilmek için RESULLULLAH'ın, su katılmamış sözlerine ihtiyaç muhakkaktır... Küttüb-i sitte; Tüm islam aleminin 1400 yılı aşkın bir zamandır, kabul ettiği ve tasdik ettiği; RESULÛ ZİŞAN'ın su katılmamış sözleridir... Yani HERŞEYİ KUR'AN, KUR'AN'ı ise RESULULLAH açıklar bu sebeple küttüb-i Sitte göz ardı edilemez... Tabi herkes İlmi kadar anlayabilir oda ayrı bir tartışma konusu...
  • Harun-Onur!
    8 ay önce
    CEVAP 1: KUR'AN'da her örnekten çeşitli açıklamalar yapan, YALNIZ ALLAHTIR...
  • Harun-Onur!
    8 ay önce
    ALLAH'ın; Bütün peygamberlere uyun! Emri açıktır ve NETTİR!!!.. Eğer ki; Peygamberler hüküm koymayacak olsaydı, Peygambere ihtiyaç olmazdı... ALLAH, KUR'AN'ı gök yüzünden kitap olarak bir melek vasıtasıyla indirip insanlara ulaştırırdı... Ve bu ALLAH için hiçte zor olmazdı ASLA!!!.. Şayet ALLAH size ELÇİSİNİ yolluyor ve âhiret günü, İnsanlar kendilerine gönderilen Elçiden soruluyorsa, Elbette ki Elçiler düzen ve hüküm koyuculardır... Tek bir şart ile; Hiç bir ELÇİ yoktur ki, ALLAH'ın hükmüne ters olacak bir hüküm vermiş olsun... ALLAH, sizin askerlik arkadaşınız değildir, bu sebeple ALLAH, KUR'AN'da az ve öz konuşmakta ve açıklamasını ELÇİSİNE ilham ettiği gibi elçisine bırakmaktadır... Çünkü hiçbir Hakk üzere gelen ELÇİ, ALLAH'ın ayetlerini ALLAH'ın rızasının dışında açıklama getiremez, Bu sebeple ALLAH'ın elçilerinin sözleri, KUR'AN'ı anlamakta en büyük vasıtadır... Bu arada dikkatimi cezb etti, KUR'AN'ın tefsirleri üstünden soru sormuşsunuz... TEFSİRLER KURAN AYETİ DEĞİLDİR...
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Ürün güvenliği neden önemli; denetimden kimler sorumlu; işaretleri tanıyor muyuz; tüketiciler nelere dikkat etmeli?
Ürün güvenliği neden önemli; denetimden kimler sorumlu;...
SGK’dan açıklama: “Çalışan Emekliye Kötü Haber” başlıklı haberler gerçeği yansıtmamaktadır
SGK’dan açıklama: “Çalışan Emekliye Kötü Haber”...