Reklam
Reklam
Reklam

Gençlik Ve Spor Bakanlığı'ndan ''Atatürk Ve İstiklal Yolu Yürüyüşü''

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Atatürk ve İstiklal Yolu Yürüyüşü’nü yalnızca belirli günlerle sınırlandırmamak, yıl boyu bu etkinliği tekrar tekrar gerçekleştirmek gibi bir hedefleri olduğunu belirterek, ‘’İnanıyorum ki bu topraklarda bu ruh, bu şuur, bu büyük istiklal iradesi ilk günkü canlılığıyla yaşamaya devam edecek. Gençlerimiz, geçmişte olduğu gibi gelecekte de tarihine ve değerlerine en iyi şekilde sahip çıkmayı sürdürecekler’’ dedi.

Gençlik Ve Spor Bakanlığı'ndan ''Atatürk Ve İstiklal Yolu Yürüyüşü''
09 Haziran 2021 - 08:35

Gençlik ve Spor Bakanlığı, 8-11 Haziran tarihleri arasında Kastamonu’nun İnebolu ilçesinde “Atatürk ve İstiklal Yolu Yürüyüşü” düzenliyor. Yürüyüş, Kurtuluş Savaşı'nda İnebolu Limanı'na gelen silah ve cephanenin Anadolu'ya sevk edildiği 95 kilometrelik güzergahta gerçekleştirilecek.



Yürüyüşün başlangıcında bir konuşma yapan Bakan Kasapoğlu, konuşmasına, ‘’Bundan 1 asır önce tarihin en onurlu mücadelelerinden birini zaferle neticelendiren ve ardından Cumhuriyetimizi kurarak milli iradeyi milletimizin yolunu belirleyecek tek ve yegane unsur haline getiren Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere, Gazi Meclisimizin ve ordumuzun tüm kahramanlarını şükranla yâd ediyorum’’ sözleriyle başladı.



İstiklal Harbi’ni savaşlardan bir savaş zannedenlerin, bu ülkeyi ve bu milleti anlamasının imkânı olmadığını vurgulayan Bakan Kasapoğlu,  şöyle dedi:

‘’Anadolu’da 1 asır önce neler yaşandığını bilmeyen, Çanakkale’de, Sarıkamış’ta verilen mücadeleyi anlamayan, Malazgirt’le birlikte başlayan ve İstanbul’un Fethi’ni, Balkan Savaşları’nı, Birinci Dünya Savaşı’nı, Trablusgarp’ı, Kut’ül Amare’yi ve İstiklal Harbimize kadar gelişen süreci tüm manasıyla içselleştirmeyen hiç kimse, milletimizi millet yapan ruhu da göremez, idrak edemez. Milletimizin kendi varlığına kastedenlere karşı verdiği İstiklal mücadelesi, sadece kendi kurtuluşumuzu sağlamamış, dünya üzerindeki pek çok mazlum millete de umut olmuştur. Vatanın kurtuluşu için kadın, erkek fark etmeden eli silah tutan herkes, “ölürsem şehit, kalırsam gazi” şuuruyla düşmana karşı yekvücut olmuş, nice badireleri, nice engelleri bir olarak, birlik olarak aşmışlardır. İstiklal mücadelemiz içerisindeki her bir an, her bir tarihi detay ayrı ayrı üstünde düşünülmesi, araştırılması, öğrenilmesi gereken hususlar ihtiva eder.’’



Bakan Kasapoğlu, o mücadele esnasında bu topraklarda, İnebolu'da yaşananların da böyle nice zengin detaylarla dolu olduğunu, o tarihte İnebolu'nun stratejik açıdan büyük önemi bulunduğunu dile getirerek, ‘’Milli Mücadele yıllarında İnebolu Anadolu'nun dış dünyaya açılan tek penceresi haline gelmiştir. Vatanımızın bir çok bölgesi işgal altında olduğundan, dışarıdan gelecek destek ve yardımlar için İnebolu-Ankara hattının önemi çok artmıştır. İstanbul’dan kaçırılan birçok malzeme ve cephane, Milli Mücadele’ye katılmaya hazırlanan birçok insanımız Anadolu’ya İnebolu’dan oluşturulan lojistik hat üzerinden sevk edilmiştir. Kayıtlı 420 kişi İnebolu üzerinden İstiklal Savaşı’na katılmıştır. Yani o tarihi kavşakta milletimizi kurtuluşa götüren yol büyük ölçüde İnebolu’dan geçmiştir’’ ifadelerini kullandı.

Gazi Mustafa Kemal’in, savaşın kazanılmasında çok etkili olan bu hattın önemini   "Gözüm Sakarya’da, Dumlupınar’da; kulağım İnebolu’da…" sözüyle belirttiğini hatırlatan Bakan Kasapoğlu, İnebolu’nun, İstiklal madalyası olan tek ilçemiz olduğuna işaret etti.

Aynı zamanda İnebolu’nun, kadınlarımızın, İstiklal ve istikbal uğruna ortaya koyduğu stratejik mücadeleyi de temsil ettiğini vurgulayan Bakan Kasapoğlu,   şöyle konuştu:

‘’Gemilerle İnebolu’ya gelen cephanenin sevkiyatı, erkekler cephede savaştığı için, kadınlar tarafından organize edildi. Milli mücadelemizin sembol isimlerinden Şerife Bacı, bu topraklardan cepheye kağnılarla silah taşırken şehit oldu. İnebolu’dan Sakarya’ya ve Ankara’ya cephane taşırken, soğuk havada mühimmat zarar görmesin diye üstündeki montu çıkarıp cephaneyi örten Şerife Bacı’yı tarihe geçen sözleriyle daima hatırlıyoruz. ‘Benim üşümem hiç önemli değil’ demişti Şerife Bacı ne yaptığını soranlara, ‘Bu cephane yüzlerce, belki de binlerce askerimizi koruyacak.’ Onun bu hissiyatı, kahraman Türk kadının yüreğinde yanan bağımsızlık ateşinin ne kadar güçlü olduğunu bizlere gösteriyor.’’

Bakan Kasapoğlu, bütün bu hikâyelerin, bütün bu destansı mücadelelerin, bütün bu fedakârlıkların unutulmaması, her daim yaşatılması için ‘Gençlik şühedanın izinde’’ dedfiklerine işaret ederek, ‘’Millet olarak geleceğe emin adımlarla yürürken tarihimizin bu zengin ve ibretlerle dolu ayrıntılarını da bilmemiz, öğrenmemiz gerekiyor. Bunun için her fırsatta kökü mazide bir ati diyoruz, mazimizden ilham alarak daha kararlı, daha sağlam bir şekilde geleceğimizi inşa etmekten bahsediyoruz. Gençlerimizin İnebolu gibi, Çanakkale gibi, Malazgirt gibi, Sarıkamış gibi tarihin çizgisini değiştiren hadiseleri, sahada, bizzat yerinde, yaşayarak öğrenmeleri için gayret sarf ediyoruz’’ diye konuştu.

Bakan Kasapoğlu, ‘Atatürk ve İstiklal Yolu Yürüyüşü’nü yalnızca belirli günlerle sınırlandırmamak, yıl boyu bu etkinliği tekrar tekrar gerçekleştirmek gibi bir hedefleri olduğunu dile getirerek, ‘’İnanıyorum ki bu topraklarda bu ruh, bu şuur, bu büyük istiklal iradesi ilk günkü canlılığıyla yaşamaya devam edecek. Gençlerimiz, geçmişte olduğu gibi gelecekte de tarihine ve değerlerine en iyi şekilde sahip çıkmayı sürdürecekler’’ dedi.

Dün vatan müdafaası için kadın-erkek demeden eli silah tutan her vatan evladının cepheye gitmesi gerektiğini, bugünse mücadelenin üretimde, sanayide, bilimde, teknolojide ve ekonomide tüm ağırlığıyla devam ettiğini vurgulayan Bakan Kasapoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

‘’Hamdolsun hayatın her alanında, bilimde, kültür- sanatta, sporda, müteşebbis dünyada son derece aktif, iyi yetişen, dünya meseleleriyle yakından ilgilenen, adaleti ve vicdanı temel önceliği olarak gören örnek bir gençliğe sahibiz. Gençlerimiz, kendilerini çok iyi yetiştiriyor. Sporcularımız, her alanda, bütün branşlarda elde ettikleri başarılarla milletimizin göğsünü kabartıyor. Biz de gençlerimizi desteklemek, onların ihtiyaç duydukları her alanda yanlarında olmak için tüm varlığımızla gayret göstermeye devam edeceğiz. Hepimiz ecdadımızın canları pahasına koruduğu devletimizin, istiklâlimizin, bastığımız her karış memleket toprağının, bu aziz ve cennet vatanın kıymetini bilmeliyiz, bileceğiz.’’

Bakan Kasapoğlu, konuşmasını Mehmed Akif’in şu mısralarıyla sona erdirdi:

“Eşele bir yerleri örten karı  

Ot değil onlar dedenin saçları  

Dinle şehit sesleridir rüzgârı  

Haydi git evladım uğurlar ola...”


FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum