Gençler IŞİD’e Neden Katılıyor ve...
Reklam
Reklam
Reklam

Gençler IŞİD'e Neden Katılıyor ve IŞİD'in Kuran'la Çelişen Uygulamalarına Deliller

Mehtap Gözükan Yazıları / Gençler IŞİD'e Neden Katılıyor ve IŞİD'in Kuran'la Çelişen Uygulamalarına Deliller

Gençler IŞİD'e Neden Katılıyor ve IŞİD'in Kuran'la Çelişen Uygulamalarına Deliller

Mehtap Gözükan Yazıları / Gençler IŞİD'e Neden Katılıyor ve IŞİD'in Kuran'la Çelişen Uygulamalarına Deliller

Gençler IŞİD'e Neden Katılıyor ve IŞİD'in Kuran'la Çelişen Uygulamalarına Deliller
29 Nisan 2019 - 12:50

IŞID 2013'de ortaya çıktıktan bir süre sonra devletleşti. Işid'e 120 ülkeden yaşları 18-25 arası, içlerinde eğitimi iyi olan onbinlerce genç katıldı. 
.
Peki bu gençlerin IŞID'e katılmasına sebep nedir? Uzmanların yaptığı açıklamalara dayanarak bu sebepleri 4 maddede özetleyebiliriz.
.
1- Zulme dur demek ve karşılığında cennete ulaşmak
2- Psikolojik yalnızlık ve boşluğu bir amaca bağlayarak doldurma
3- Önemsiz biri olduğunu hissi ve örgütün kendisine verdiği sorumluluk sayesinde değerli olduğunu düşünmesi
4- İdolojiden uzak, sadece heyecan amaçlı
.
Şimdi de IŞİD'in uygulamalarındaki hataların Kuran'i delillerini sunalım. 
.
1- İslam'da savaş, Müslümana saldırı olursa, savunma amaçlı yapılır. Hac Suresi 39. ayette "Kendilerine zulmedilmesi dolayısıyla, onlara karşı savaş açılana (mü'minlere, savaşma) izni verildi." denir. Bu ayet, İslam'da savaşın başlama koşulunu belirleyen ayettir. Koşul nedir? Müslümana zulüm edilmesi ve savaş açılması. 
.
IŞİD, Irak, Suriye, Filistin ve Ürdün topraklarını içine alan bölgede şeriate (Kuran şeriati değil) dayalı bir devlet kurmak istiyor. Oysa kendisine saldırı olmadığı ve yurdundan sürülmediği halde Müslümanın savaşması, hele de bir diğer Müslümanı yurdundan çıkararak bunu yapması Kuran'a uygun bir uygulama değildir. 
.
2- Bakara Suresi 190. ayette ise "Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda savaşın, (ancak) aşırı gitmeyin. Elbette Allah aşırı gidenleri sevmez. " denir. Yani size savaş açanla savaşın, ama aşırı gitmeyin deniyor. Bakar Suresi 191. ayette de "Onlar, size karşı savaşıncaya kadar siz, Mescid-i Haram yanında onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa siz de onlarla savaşın..." denir. Yani karşı taraf saldırmadan Müslüman savaşa başlayamıyor. Karşı taraf saldırırsa siz de savaşın deniyor. 
.
Ancak IŞİD, kendisine savaş açmayan, yurdundan sürüp çıkarmayan insanları öldürüyor. Bizzat kendisi masum insanların yurdundan sürülmesine sebep oluyor. 
.
3- Kim bir nefsi, bir başka nefse ya da yeryüzündeki bir fesada karşılık olmaksızın (haksız yere) öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de onu (öldürülmesine engel olarak) diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibi olur. (Maide Suresi, 32) Ayetinden anlaşıldığı üzere, haksız yere bir insanı öldürmek, tüm insanlığı öldürmekle eş tutulur İslam'da. Bir insanın öldürülmesine engel olmaksa tüm insanlığı diriltmek gibidir. 
.
Ancak IŞİD, pek çok sivil, masum insanın ölümüne sebep oldu ve olmaya da devam ediyor. Ayetin son bölümündeki gibi ölçüyü taşıran eylemlere imza atıyor.
.
4- Allah ayette, "...sizinle din konusunda savaşmayan, sizi yurtlarınızdan sürüp-çıkarmayanlara iyilik yapmanızdan ve onlara adaletli davranmanızdan sizi sakındırmaz. Çünkü Allah, adalet yapanları sever." (Mümtehine Suresi, 8) buyuruyor. 
.
IŞİD, yolunu kestiği kamyondan inen şoför Şii olduğu için kafasını kesiyor. Oysa Allah, "Dinde zorlama (ve baskı) yoktur." (Bakara Suresi, 256) diyor. Silahsız ve saldırgan olmayan masum bir insanın kafasını kesmek, yukarıdaki ayetlerin tümünü ihlal etmektir. "Allah aşırı gidenleri sevmez." (Bakara Suresi, 190)
.
5- Savaş esirlerinin hükmü Muhammed suresi 4. ayette bildirilir. Savaş bitiminde savaşın ağırlıklarından kurtulmak için, fidye karşılığı ya da karşılıksız esirler serbest bırakılır. Devam eden bir savaş varsa esire zulmedilmez.
.
"Kendileri, ona duydukları sevgiye rağmen yemeği, yoksula, yetime ve esire yedirirler." (İnsan Suresi, 8) Bu ayetin hükmü gereği müminler, yemeği kendi canları çekse de, az evvel kendilerini öldürmek isteyen esire verirler.
.
Ancak IŞİD, esir aldıkları Ürdünlü pilotu, bir kafese koyup diri diri yakarak, esir aldıkları İngiliz gazetecilerin kafasını keserek İslam'ın esir konusundaki bu hükmünü çiğnemiştir. 
.
6- Tevbe suresinin ilk ayetlerinde müşriklerle yapılan bir anlaşmadan bahseder. Ayetlerin devamında, müşriklerin bir kısmının bu anlaşmayı bozduğu ve müminlere saldırdığı anlatılır. Allah bunun üzerine müşriklere süre tanır. Bu süre içinde tevbe etmeyip zulme devam eder ve ortamı terk etmezlerse, müşrikleri bulduğunuz yerde öldürebilirsiniz der. Ancak anlaşmayı bozmayanlara dokunulmaması bildirilir.
.
Tevbe suresi 5. ayete göre haram aylar çıktığında kendilerine saldıran, yakınlarını ve sevdiklerini öldüren müşrikleri öldürmek müminlere hak olmuş olur. Ancak 6. ayette çok önemli bir uyarı vardır. Eğer ailenizi, sevdiklerinizi öldüren o müşrikler sizden eman dilerlerse onlara eman verin ve onları, güvenlik içinde olacakları yere ulaştırın denir. 
.
Eğer müşriklerden biri, senden 'eman isterse', ona eman ver; öyle ki Allah'ın sözünü dinlemiş olsun, sonra onu 'güvenlik içinde olacağı yere ulaştır.' Bu, onların elbette bilmeyen bir topluluk olmaları nedeniyledir. (Tevbe Suresi 6)
.
IŞİD kendisinden eman dileyene eman verip güven içinde yurduna geçirmek şöyle dursun, kafese koyup diri diri yakıyor. Diz çöktürüp kafasını canlı canlı kesiyor. Bu uygulamaları ile ayetlerin hükmünü ihlal etmiş oluyor.
.
7- IŞİD'in esir aldığı kişilere yaptığı uygulamayı Muhammed Suresi 4. ayete dayandırdığını söyleyenler olabilir. Ancak bu ayet esir almanın ve salmanın hükmünü bildiren ayettir. Esirin kafasını kesmenin emredildiği ayet değildir. İslam'da bu tür aşırılıklar yoktur. Esir, zaten savunmasız kalmış kişidir. Şimdi Muhammed Suresi 4. ayete bakalım;
.
Öyleyse, inkâr edenlerle (savaş sırasında) karşı karşıya geldiğiniz zaman, hemen boyunlarını vurun; sonunda onları 'iyice bozguna uğratıp zafer kazanınca da' artık (esirler için) bağı sımsıkı tutun. Bundan sonra ya bir lütuf olarak (onları bırakın) veya bir fidye (karşılığı salıverin). Öyle ki savaş ağırlıklarını bıraksın (sona ersin)... (Muhammed Suresi, 4)
.
Gelelim ayette boyun olarak çevrilen ''rikab'' kelimesine. Rikab kelimesi Arapça'da "boyun" manasına gelmekle beraber, aynı zamanda "gözetleme, gözetim altında olma" demektir. Allah'ın isimlerinden biri " Er Rakib" dir. RKB kökünden gelir bu kelime ve gözetlemek, denetlemek, korumak, bekçilik yapmak manaları vardır. Allah'ın kullarından bir an bile gafil olmadığını, sürekli gözetleyen, koruyan ve kontrol altında tutan olduğunu anlatır. Bu kısa bilgiden sonra sizlere '"Rakabe" kelimesinin geçtiği diğer sure ve ayet numaralarını vermek istiyorum. (İlk numara sure, ikincisi ayet numarasıdır.) 
.
Rakabe kelimesinin geçtiği ayetler: (28-18), (28-21), (44-59), (11 -93), (5-117,) (50-18), (4-1)
.
İnternette yapacağınız kısa bir araştırmanın ardından Rakabe kelimesinin, diğer bütün ayetlerde gözetleyen... manasında çevrilmiş olduğunu göreceksiniz. Her ne hikmetse sadece Muhammed Suresi 4. ayette aynı kelime boyun olarak çevrilmiş. Ve pek çok meal yazarı da birbirinden etkilenerek ayette geçen "rikabi" kelimesine "boyunlar" manası vermişlerdir. Oysa boyun kelimesi Araça'da "A'nâk" kelimesi ile ifade edilir. Bu kelimenin Kuran'da geçtiği sure ve ayet numaraları da şöyledir;
.
Boyun "A'nâk" kelimesinin geçtiği ayetler: (17-29), (17-13), (8-12), (34-33), (38-33), (13-5), (26-4), (36-8), (40-71)
.
Bu bilgilerin ardından ayette anlatılanın ne olduğuna bakalım;
.
Savaşta inkar edenlerle karşılaştığınzda onların gözetleme/komuta merkezlerini vurun. Sonunda üstün geldiğinizde onları esir alın; onları ya karşılıksız veya fidye karşılığında salın. Savaş durumu kalkıncaya kadar bunu uygulayın... (Muhammed Suresi, 4)
.
Bu ayetin ilk cümlesinde inkar edenlerle karşı karşıya geldiğiniz savaş anında, o inkar edenlerin komuta/gözetleme merkezlerini vurun der. Sonra onlara üstün geldiğinizde onları esir alın der. Ve savaş bitiminde de aldığınız esirleri karşılıksız veya fidye karşılığında salın der. 
.
Şimdi soruyorum; Savaş zamanı inkar edenlerin boyunlarını vurduğunuzda -ki bu da boyunlarını kesin manası içermez- boynunu keserek öldürdüğünüz adamı nasıl esir alacaksınız? Adam zaten ölmüş olmuyor mu? Ayette, boyunların kesilmesi ile uzaktan yakından alakalı bir anlatım yoktur. (Allah en doğrusunu bilir) 
.
Dolayısıyla IŞİD'in uygulamaları, bu ayetin hükmü ile çelişmektedir. 
.
8- Allah Kitap ehline "haksız yere dininizde aşırı gitmeyin" diyor. Kuran'da yazan her söz bizi de bağlar. Demek ki Allah aşırılık istemiyor. Bir başka ayette iman edenleri işaret ederek "aşırı olmayan, mutedil bir ümmet" diyor. Diğer ayette savaşta "aşırı gitmeyin, Allah aşırı gidenleri sevmez" diyor. Müminlerin duasından bahseden bir ayette. "işlerimizdeki aşırılıklardan bizi bağışla" deniyor. Aşırılık, bağışlanması gereken bir şey olarak anlatılıyor.
.
Allah işlerinde aşırıya kaçmayan orta bir ümmet olmamızı istiyor. Ne giyimimizde ne sözümüzde, ne sesimizde. ne fikrimizde, ne ibadetlerimizde, kısacası her işimizde aşırı kaçmamak, orta yolu tutturmak gerekiyor. İnşaAllah
.
Oysa IŞİD, orta yolu aşan, aşırılıkları ile dünyaya kendini tanıtan ve Kuran değil sözde hadis merkezli hareket eden bir örgüt.
.
9- Kim bir mü'mini kasıtlı olarak (taammüden) öldürürse cezası, içinde ebedi kalmak üzere cehennemdir. Allah ona gazaplanmış, onu lanetlemiş ve ona büyük bir azap hazırlamıştır. (Nisa Suresi, 93)
.
IŞİD Müslüman olduğunu söyleyen kişilerin kafasını kesmiyor mu? 
.
10- İslam'da yanlış bilinen Cihad kavramını ele alalım şimdi de. Bir kısım genç, zulme karşı gelmek için cihad etmek ve cennetle ödüllendirilmek umudu ile IŞİD'e katılıyor. Bakalım cihad, eline silah alıp cephede savaşmak demek mi....
.
Cihad kelimesi Kuran'da yaklaşık 30 kez geçer ve 5 manası vardır. Bu manalardan biri savaştır. Ancak Kuran'da direkt savaşı anlatan kelimeler "harb", "mukatele", “kıtal”kelimeleridir. 
.
Cihad kelimesi "cehd" kökünden gelir ve genel manada insanlara Kuran'ı anlatmak ve güzel ahlakı öğretmek için çaba harcamak demektir. Şimdi Kuran'da cihad kelimesinin geçtiği bir kaç ayeti inceleyerek konuyu biraz daha netleştirelim;
.
-Ankebut Suresi 69. ayette Allah;
"Bizim uğrumuzda cihad -câhedû- edenlere, şüphesiz yollarımızı gösteririz." der. Bu ayette geçen cihad kelimesi, fedakarlık yapmak manasındadır. 
.
-Enam Suresi 109. ayette ;
"Kendilerine bir mucize gelirse ona mutlaka inanacaklarına dair kuvvetli -cehde-bir şekilde Allah'a and içtiler." der. Bu ayette geçen cehd kelimesi, "var gücünü ortaya koymak" demektir.
.
- Ankebut Suresi 8 ve Lokman Suresi 15 ayetlerde ise; 
"Eğer ana baba, seni bir şeyi körü körüne Bana ortak koşman için zorlarlarsa -câhedâ-ke-, o zaman onlara itaat etme." der. Bu ayette geçen cihad kelimesi zorlamak manasındadır. 
.
- Maide Suresi 35. ayette Allah;
"Ey iman edenler! Allah'ın buyruğuna ters düşmekten sakının; O'na varmaya vesîle arayın. O'nun yolunda gayret gösterin ki, -ve câhidû fî sebîli hi- kurtuluşa erebilesiniz." der. Burada insanları kötülükten uzaklaştırmak için yapılan mücadeleden bahseder. Bu mücadelenin nasıl yapılması gerektiği de Furkan Suresi 52. ayette bildirilir.
.
- Furkan Suresi 52. ayette Allah;
"Öyleyse kafirlere itaat etme ve onlara (Kur'an'la) büyük bir cihad -cihâden- ver." der. Bu ayette Kuran'ı anlatarak mücadele, yani cihad etmekten bahseder. Burada cihad kavramı adam öldürmeye değil, adam kazanmaya yöneliktir. Maide Suresi-54, Bakara Suresi- 218 ve 256, Ali İmran Suresi- 142, Nisa Suresi -95, Ğaşiye Suresi- 21 ve22. ayetlerde de insanları kötülükten uzaklaştırmak, güzel ahlakı öğretmek için Kuran'la yapılan cihaddan, yani mücadeleden bahseder. 
.
İnsanın kendi nefsiyle yaptığı mücadele de cihattır. Allah rızasını arayarak iyi yerlere gelmek için sınava çalışan öğrencinin çabası da cihattır. 
.
Kuran'da cihad kelimesi, savaş manasında da geçer. Ancak bu manada geçtiği ayetlerde fiili saldırıya karşı, fiili savunma hali anlatılır. Müslüman savaş açan kişi değildir. Kendisine savaş açılan ve karşılığında savunma yapan kişidir.
.
“Kaynağımız Kuran” diyerek İslam adına katliamlar yapan ve buna cihad diyenler ya yalan söylüyor ya da yanlış eğitilmişler. Çünkü; “..Dinde zorlama yoktur.” (Bakara Suresi, 256) IŞID cihad adı altında yaptığı katliamlarla harama giriyor. 
.
Eğer gerçekten cihad etmek istiyorlarsa önce Kuran'ı okumalılar, üzerinde düşünüp, hayata geçirmeli ve insanlara Kuran'ın güzel ahlakını anlatmalılar. Sevgi, barış ve adalet için cihad etmeliler. Mehmet Okuyan'ın dediği gibi;
.
Cihad, Allah'a giden yolların açılmasını sağlayan çabalardır.
Cihad, herkes karşı çıksa da hakikati haykırabilmektir.
Cihad, dilini Allah'a davete adayabilmektir.
Cihad, nefsin kötülük dürtüleriyle mücadele edebilmektir.
Cihad malını ve canını Allah için seferber edebilmektir.
Cihad, fıtratı vahiy ile buluşturmaktır.
Cihad, hakikati anlatmak için cehdini ortaya koymaktır.
Cihad, vahyin anlatıldığı bir tebliğ faaliyetidir.
.
İslam kanla, topla, tüfekle yayılmaz. Çünkü ''Dinde zorlama (ve baskı) yoktur.'' (Bakara Suresi, 256) ''...yüz çevirdilerse, artık sana düşen yalnızca tebliğ(etmek)dir.'' (Ali İmran Suresi, 20) Hidayeti verecek olan Allah'tır. İman etmeyen ya da dinden dönen için dünyevi bir ceza ya da yaptırım söz konusu değildir. Herkes inancında özgürdür. Ve hakları yine Kuran'la koruma altındadır. Baskı ve zorlama sadece münafık sayısını artırır. Bu da ne İslam'a, ne zorlayana, ne de zorlanana bir fayda sağlamaz. Sadece nefreti ve öfkeyi artırır.
.
İslam sevgiyle, ilimle, fikirle, örnek olarak yayılır. Dileyen dilediğine inanmakta özgürdür. Kimse, inancından ötürü zulüm görmez. Bu İslam'da yasaklanmıştır. ''Allah, sizinle din konusunda savaşmayan, sizi yurtlarınızdan sürüp-çıkarmayanlara iyilik yapmanızdan ve onlara adaletli davranmanızdan sizi sakındırmaz.'' (Mümtehine Suresi, 8) buyurur.
.
Tarihin belki gelmiş geçmiş en azılı küfrü Firavun'dur. Ancak Allah Hz. Musa ve Hz. Harun'a, ''Ona yumuşak söz söyleyin, umulur ki öğüt alıp-düşünür veya içi titrer-korkar." (Taha Suresi, 44) der. İnanmıyor diye gidip onu öldürün demez. İman edenlere düşen yalnızca tebliğ etmektir. O kadar!
.
Bir yerde terör, şiddet, kan varsa bunu kaynağını dinde değil, dinsizlikte aramak gerekir. Elinde Kuran olması ve katliamlarını Allah için yaptığını söylemesi, o kişinin salih bir mümin ve tavrının da Kurani olduğunu göstermez. İslam'ı kötü göstermek isteyen herkes bunu taktik olarak yapabilir.
.
11- IŞİD pek çok uygulamasında Mehdi konulu hadisleri referans alıyor. Giyim tarzları, bayrakları ve eylemlerini hadislerde anlatılan özelliklere uyduruyorlar. Ancak IŞİD'in dikkate alması gereken, sorumlu olduğu tek kaynak Kuran'dır.
.
Ve şüphesiz o (Kur'an), senin ve kavmin için gerçekten bir zikirdir. Siz (Kuran'dan) sorulacaksınız. (Zuhruf Suresi, 44)
.
Allah ahirette yalnızca Kuran'dan soracağını bildiriyor. Bu nedenle Kuran'la çelişen konuları sözde "hadiste yazıyor" diye uygulamak apaçık ziyandır. Kuran'la çelişen söz nebilere ait değildir. 
.
Kendilerine okunmakta olan Kitab'ı sana indirmemiz onlara yetmiyor mu? (Ankebut Suresi, 51)
.
Benim kesin tehdidimden korkanlara Kur'an ile öğüt ver. (Kaf Suresi, 45)


(Muhammed Suresi 4. ayetin teknik açıklamasında Dr. Edip Yüksel'den, Cihad konusunun teknik açıklamasında Prof. Dr. Mehmet Okuyan'dan faydalandım)


YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Bir Şey'ler oldu
Bir Şey'ler oldu
Türkiye’de Sosyal Girişimcilik, Mülteciler ve Sosyal Dönüşüm
Türkiye’de Sosyal Girişimcilik, Mülteciler ve Sosyal Dönüşüm