Erkek şiddeti yeni değil, tedbirsizlik normal...
Reklam
Reklam

Erkek şiddeti yeni değil, tedbirsizlik normal değil!

Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultayı Bileşenleri, kadına yönelik şiddetle mücadele için acil önlem/eylem planı talebiyle bir kampanya başlattı.

Erkek şiddeti yeni değil, tedbirsizlik normal değil!

Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultayı Bileşenleri, kadına yönelik şiddetle mücadele için acil önlem/eylem planı talebiyle bir kampanya başlattı.

Erkek şiddeti yeni değil, tedbirsizlik normal değil!
29 Mayıs 2020 - 09:06

11 Mart’ta ilk Covid-19 vakasının açıklanması ve salgına karşı önlemlerin alınmaya başlanmasından bu yana, kadına yönelik şiddet alanında çalışan ve şiddete maruz kalan kadınlarla birebir dayanışma kuran Kurultay bileşeni bağımsız kadın örgütleri, kadınların şiddetten uzaklaşabilmek için ihtiyaç duydukları destek mekanizmalarındaki sorunları birinci elden deneyimliyor.
 
Bu kriz sürecinde kadına yönelik şiddetle mücadelede kapsamlı, kurumların koordinasyon içinde çalıştığı bir acil önlem/eylem planının eksikliğinin sonuçlarının yaşandığını dile getiren Kurultay bileşenleri, kadınların salgın süresince ihtiyaç duydukları desteklere nasıl ulaşabileceklerine dair devletin ilgili kurumlarından somut ve detaylı bir açıklama yapılmadığını ifade etti.
 
Hâlihazırda yaşanan sorunların bu dönemde artarak devam ettiğine dikkat çeken Kurultay, “Kadınlar başta 6284 sayılı Kanun olmak üzere yasa, yönetmelik ve genelgelerle düzenlenmiş olan haklarına erişmekte güçlük çektiler, uygulayıcılar tarafından salgın bir bahane olarak kullanıldı” dedi.
 
Kurultay bileşeni örgütler devleti bağımsız kadın örgütlerinin deneyimlerini dikkate alarak detaylı bir acil önlem/eylem planı hazırlamaya ve tüm devlet mekanizmalarını ve yerel yönetimleri bu plan çerçevesinde harekete geçirmeye çağırdı ve şu taleplerde bulundu:
 
Kampanya Metni
 
11 Mart’ta ilk Covid-19 vakasının açıklanmasından ve salgına karşı önlemlerin başlatılmasından bu yana kadına yönelik şiddet alanında çalışan kadın örgütleri olarak değişen çalışma koşullarımıza rağmen danışma ve dayanışma faaliyetlerimize devam etmeye,
 
alanda alınması gereken önlemlere ve kadınların yaşadıkları sorunlara işaret etmeye çalıştık. Aynı süreç içerisinde tüm ikazlarımıza rağmen Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan kadınların ihtiyaç duydukları desteklere ve bu desteklerin nasıl sağlanacağına dair yapılan açıklamaların ise somut ve detaylı bilgi içermediğini, sürecin kadın örgütleriyle koordinasyon içerisinde yürütülmediğini, aktarılan kısıtlı bilgilerin de uygulamada gerçekleşmediğini yaşayarak gördük.
 
Kadına yönelik şiddetle mücadelede muhatabımız yalnızca Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı değil, İstanbul Sözleşmesi’nin öngördüğü üzere koordinasyon içinde çalışması gereken İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı başta olmak üzere devletin bütün kurumlarıdır. Gördük ki Türkiye'nin kadına yönelik şiddetle mücadelesi açısından bir sınav niteliği taşıyan pandemi sürecinde yükümlülükleri olan devlet, bakanlıklar ve yetkili tüm kuruluşlar bu sınavdan kaldı. Bir kere daha anladık ki olağan ve olağanüstü dönemlerde kadına yönelik şiddete dair İstanbul Sözleşmesi’ni temel alan istikrarlı bir politikanın uygulanmasına ihtiyacımız var.
 
Devleti, şiddetten uzaklaşmak isteyen kadınlara destek veren biz bağımsız kadın örgütlerini dikkate alarak ve dahil ederek, aşağıdaki talepleri içeren bir acil önlem/eylem planını hazırlamaya ve tüm devlet mekanizmalarını ve yerel yönetimleri kapsayarak, ivedilikle bu planı uygulamaya çağırıyoruz.
 
Taleplerimiz
 
* Alo 183, sadece kadına yönelik şiddet alanında başvuru alan Acil Yardım Hattı olmalıdır. Kadın örgütlerinin şiddet hattına ilişkin önerilerine de danışılarak kapasitesi ve personelin niteliği artırılmalı, kolayca ulaşılabilir hale getirilmelidir. Alo 183 hattı için kamu spotları hazırlanarak etkili mecralar aracılığıyla kadınlara duyurulmalıdır.
 
* Sığınak ve acil barınma ihtiyacının karşılanması için sığınak sayısı ve kapasitesi artırılmalı, gerektiği takdirde bunun için uygun kamu binaları ve özel yerleşkeler devreye sokulmalıdır.
 
* 6284 sayılı Kanun ve İstanbul Sözleşmesi etkin ve eksiksiz şekilde uygulanmalıdır! 6284 sayılı Kanun ve İstanbul Sözleşmesi’ni uygulama konusundaki dirençler ve fiili engeller ivedilikle ortadan kaldırılmalıdır. HSK’nın 6284 ile ilgili kısıtlama kararı geri çekilmeli ve valilik, kaymakamlık, kolluk kuvvetleri arasındaki koordinasyon ivedilikle ve mazeretsiz sağlanmalıdır.
 
* Telefonla konuşamayacak durumda olan kadınlar için işlevli bir uygulama olan KADES, tüm platformlarda etkin bir şekilde duyurulmalı/paylaşılmalıdır.
 
* Kadınların şiddet sonrası destek mekanizmalarına erişimi için Pandemi önlemleri çerçevesinde kolaylaştırıcılık sağlanmalıdır. Hastane, karakol ve adliye süreçlerinde gerekli önlemler alınmalıdır.
 
* Kadına yönelik şiddete karşı sosyal, hukuki ve psikolojik desteklerin online platformlarda gerçekleştirilebilmesi için çalışmalar ivedilikle güçlendirilmelidir.
 
* Kamu spotu aracılığıyla kamuoyuna, salgın önlemleri süresince kadınların tüm yasal haklarının devam ettiği/var olduğu konusunda bilgilendirme yapılmalı ve kamu çalışanları bu konuda bilgilendirilmelidir.
 
* Sosyal yardımlar/desteklerin öncelikle erkek şiddetine maruz kalan kadınlara ulaştırılmasının önü açılmalıdır. Ekonomik sorunların kadınları, şiddetle yaşamaya mahkum etmesi engellenmelidir.
 
* Yerel yönetimler tarafından hazırlanan acil eylem planlarında kadına yönelik şiddet faktörü dikkate alınmalı, stratejik plan revizyonlarında kadınlara yönelik hizmetlere yer verilmelidir.
 
*Türkiye’de kadınların 10. hafta sonuna kadar gebeliği sonlandırma hakları fiili olarak erişilebilir olmalıdır. Yasal hak olan “istenmeyen gebeliklerin sonlandırılması prosedürü” mutlaka işletilmelidir.
  
*Şüpheli kadın ölümleri mutlaka titizlikle incelemeye alınmalı ve aydınlatılmalıdır.
  
* Her ilde olmak üzere, cinsel saldırı suçuna maruz kalan kadınların, suça dair delil tespitinin, psikolojik desteğin ve hukuki sürece ilişkin etkin erişiminin sağlanması için, cinsel saldırı kriz merkezleri kurulmalı ve faaliyete geçirilmelidir.
  
*Çocuk istismarına karşı Çocuk İzlem Merkezleri’nin sayısı artırılmalı, her ilde ve büyük ilçelerde hayata geçirilmeli ve etkin biçimde çalışması sağlanmalıdır.
  
Bizler; devletin almadığı önlemler yüzünden hayatımızdan olmayacağız!
 
Devlet yükümlülüklerini yerine getirmelidir. İstanbul Sözleşmesi’ne göre kadına yönelik şiddet ve ev içi şiddete dair önleme, koruma, kovuşturma ve politika üretmekle yükümlü olan ve bunu kadın örgütleriyle koordinasyon içerisinde yapma mecburiyeti olan devletin, kadın örgütlerini muhatap alarak taleplerimizi derhal hayata geçirmesini istiyoruz.
 
İmzacılar
 
1. 17+ Alevi Kadınlar
 
2. Adana Çocuk ve Kadın Hakları Derneği
 
3. Adana Kadın Dayanışma Merkezi ve Sığınma Evi Derneği - AKDAM
 
4. Adıyaman İl Kadın Platformu
 
5. Ankara Kadın Platformu
 
6. Antalya Feminist Kolektif
 
7. Antalya Kadın Danışma Merkezi ve Dayanışma Derneği
 
8. Antalya Kadın Platformu
 
9. Aydın Kadın Efeler Derneği
 
10. Aydın Söke Kadın Sığınma Derneği
 
11. Ayvalık Kadın İnisiyatifi
 
12. Bartın Kadın Dayanışma Derneği
 
13. Bir Kadın Bir Hayat Derneği
 
14. Bodrum Kadın Dayanışma Derneği
 
15. Bornova Kadın Dayanışma Derneği
 
16. Buca Evka-1 Kadın Kültür ve Dayanışma - BEKEV
 
17. Bursa Kadın Platformu
 
18. Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği
 
19. Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği - CEİD
 
20. Çanakkale Kadın El Emeğini Değerlendirme Derneği ve Kadın Danışma Merkezi - ELDER
 
21. Çiğli Evka-2 Kadın Kültür Derneği - ÇEKEV
 
22. Demir Leblebi Fanzin
 
23. Deniz Yıldızı Kadın Dayanışma Derneği
 
24. Dersim Yenigün Kadın Dayanışma Derneği
 
25. Didim KİBELE Kadın Derneği
 
26. Edirne Kadın Merkezi Dayanışma Derneği - EKAMEDER
 
27. Ege Kadın Buluşması Platformu
 
28. Ekmek ve Gül
 
29. Engelli Kadın Derneği - ENG-KAD
 
30. Erktolia
 
31. Erzincan Katre Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği
 
32. Eşit Yaşam Derneği - İzmir
 
33. Ev Eksenli Çalışan Kadınlar Çalışma Grubu
 
34. Evkad-Adana
 
35. Femin-art Uluslararası Kadın Sanatçılar Derneği
 
36. Fethiye Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği
 
37. Foça Barış Kadınları
 
38. Günebakan Kadın Derneği
 
39. İlerici Kadınlar Meclisi
 
40. İmece Kadın Dayanışma Derneği
 
41. İskenderun Kadın Platformu
 
42. İstanbul Feminist Enstitü
 
43. İzmir Çiğli Kadın Platformu
 
44. İzmir Kadın Dayanışma Derneği
 
45. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu
 
46. Kadın Dayanışma Vakfı
 
47. Kadın Dayanışması
 
48. Kadın Emeği Kolektifi
 
49. Kadın Savunma Ağı
 
50. Kadının İnsan Hakları - Yeni Çözümler Derneği
 
51. Kadınlar Birlikte Güçlü Hatay - Antakya Kadın Dayanışması
 
52. Kadınlar Birlikte Güçlü - İstanbul
 
53. Kadınlar Birlikte Güçlü - İzmir
 
54. Kadınların Kurtuluşu
 
55. Kadınlarla Dayanışma Vakfı - KADAV
 
56. Kampüs Cadıları
 
57. Kaos GL Derneği
 
58. Karadeniz Kadın Dayanışma Derneği
 
59. Kırkyama Kadın Dayanışması
 
60. KİKAP Trabzon
 
61. Kırmızı Biber Derneği
 
62. Koza Kadın Derneği
 
63. Körfez Bağımsız Kadın Dayanışması
 
64. Küçükçekmece Atakent Kadın Meclisi
 
65. Mardin Ortak Kadın İşbirliği Derneği
 
66. Mardin Şahmaran Kadın Platformu
 
67. Mersin Bağımsız Kadın Derneği - BKD
 
68. Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı
 
69. Mor Dayanışma
 
70. Mor Salkım Kadın Dayanışma Derneği
 
71. Mor Sarmaşık
 
72. Muğla Emek Benim Kadın Derneği
 
73. NAR Kadın Dayanışması
 
74. Oğuz Mahallesi Üretici Kadınlar Dayanışma Derneği
 
75. Rosa Kadın Derneği
 
76. Sinop Kadın Platformu
 
77. Sosyalist Kadın Meclisleri
 
78. Şanlıurfa Yaşamevi Kadın Dayanışma Derneği
 
79. Tevgera Jinén Azad - TJA
 
80. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Derneği - Tocin
 
81. Toplumsal Hukuk Kadın
 
82. Trabzon Eşitlik İnisiyatifi
 
83. Uçan Süpürge Vakfı
 
84. Uluslararası Göçmen Kadınlar Dayanışma Derneği - UGKDD
 
85. Urla Kadın Dayanışma Derneği
 
86. Üniversiteli Kadın Kolektifi
 
87. Yaşam Kadın Çevre Kültür ve İşletme Kooperatifi - YAKA-KOOP
 
88. Yeni Demokrat Kadın
 
89. Yeşil Feministler
 
90. Yoğurtçu Kadın Forumu
 
91. Zorla Alıkonulan Kadınlar İçin Mücadele Platformu
 
* Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultayı bileşeni olan Adıyaman Kadın Yaşam Derneği, Ceren Kadın Derneği, Gökkuşağı Kadın Derneği, Muş Kadın Çatısı Derneği, Muş Kadın Derneği, Selis Kadın Derneği ve Van Kadın Derneği’nin faaliyetine 22 Kasım 2016 tarihli Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameyle (KHK/677) son verildiğinden listede yer alamamaktadır.
 

Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultayı, kadına yönelik şiddetle mücadele alanındaki deneyimleri paylaşmak, ortak politikalar saptamak, örgütler ve kurumlar arasında kalıcı bir iletişim ağı kurmak amacıyla 1998 yılında oluşturulmuş bir platformdur. Kurultay bileşenleri, 1998 yılından bu yana her yıl toplanan Sığınaklar ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultayı’nın örgütleyicisi olan, sığınak ve/veya dayanışma merkezi bulunan ya da bunu kısa vadede hedefleyen feminist ve bağımsız kadın örgütlenmeleridir. Kurultay 22 yıldır her yıl farklı bir ilde, kadın örgütleri, çeşitli sivil toplum örgütleri, kamu kurumları, belediyeler ve üniversitelerden kadına yönelik şiddet alanında çalışan kadınların katılımıyla yapılmaktadır.


YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Yargı, MEB ile Ensar Vakfı arasında imzalanan protokolü iptal etti
Yargı, MEB ile Ensar Vakfı arasında imzalanan protokolü iptal...
Politikacı halkı korkutmamalı, halktan korkmalı
Politikacı halkı korkutmamalı, halktan korkmalı