Reklam
Reklam
Reklam

Eniştem Beni Niye Öptü?

M. Çınar Çetinkaya Yazıları / Eniştem Beni Niye Öptü?

Eniştem Beni Niye Öptü?
28 Kasım 2020 - 19:09 - Güncelleme: 28 Kasım 2020 - 19:14

Halk dilinde bir deyim vardır...
“Bayram değil, seyran değil, eniştem beni niye öptü?”
Eniştesi capcanlı güzel baldızına gözü dikmiş, fırsatını bulursa bir fena yapacak ki sormayın gitsin!
Deneme mahiyetinde bir öpücükle kapıyı açmak istemiş ama baldız bu öpme amacının ne olduğunu pek anlayamamış!
Hala bu öpmenin sebebini arıyor!..
(Bu arada enişte çalışmalarına aralıksız devam ediyordur herhalde)

Diyelim bir annesiniz, bir gün kızınız elinde çok pahalı bir pırlanta ile karşınıza dikildi.
“Baaak anne, komşumuz Cavit Bey bana hediye almış!”
Kurnaz bir annesiniz ya... Bu hediyenin öncesinde, kızınızın yaşlı başlı Cavit efendiye mutlaka bir şeylerini vermiş olduğunu şıp diye anlıyorsunuz...
“Aaa ne güzel hediye bravo yani Cavit Beye” deyip, hediye şeklini yutmuyor ama “kız vermiş artık, bir kerecikten bişi olmaz” diye kendi kendinizi avutuyor ve olayı mecburen geçiştiriyorsunuz.
Sonra birden kafanızda şimşekler çakıyor, bir kerecik vermeyle bu pahalı hediyenin alınamayacağını şıp diye anlıyorsunuz ve “vay canına bizim kız bayağı bayağı vermiş olmalı” diye düşünmeye başlıyorsunuz.
Kuyumcu Cavit Bey tüccar.
Haliyle çok kurnaz!
Öyle bir kerecikle o pahalı hediyeyi o kıza verilmeyeceğini çok iyi bilen ticari kafalılardan...
Eskort kızlara gittiğinde kendisine olan maliyetin dörtte biri kadar tutardaki hediyeyi bu bıldırcın gibi komşu kızına vermeyi çok daha karlı bir iş gibi görmüş olabilir...
Yani “alan memnun veren memnun, annede kızının hediye karşısında sevincini görünce o da mecburen memnun”

Birgün, lise mezunu oğlunuz çok mutlu bir şekilde koşarak yanınıza geliyor.
“Müjde anne, maaşlı güzel bir iş buldum!” diye haykırıyor!
Bu güzel haber karşısında hep birlikte sevinçle kucaklaşıyorsunuz...
Oğlunuz, girdiği bu maaşlı işte, çok kısa zamanda lüks arabalar, gayrimenkuller sahibi olmaya başlayınca içinizi bir korku alıyor, bu maaşla bu gibi şeylerin alınmasının imkânsız olduğunu düşünerek “bu oğlan mutlaka çalıştığı şirketi soyuyor” diye tahminlerde bulunuyorsunuz...
Oğlunuz sizi lüks arabalarla lüks bir yaşam şekli içine sokunca yavaş yavaş korkularınız kayboluyor, “bu zamana kadar aksi bir durum ortaya çıkmadığına göre bundan sonra da çıkmaz” düşüncesiyle lüks yaşantının keyfini sürmeye başlıyorsunuz.
Artık oğlunuzun bu kadar çok serveti nasıl edindiği hakkında yorum bile yapmıyorsunuz.

Son günlerde medya gündeminde bir “Katar” olayı var ya...
Konuya biz de girelim dedik!
Hatırlayınız: Katar emiri, durup dururken bizim Cumhurbaşkanımıza 400 milyon dolar tutarında bir lüks makam uçağını hediye olarak vermişti ... (12.000 sosyal konut yapım değeri kadar)
“Allah Allah, bayram değil seyran değil eniştem beni niye öptü?” misali...
Katar Emiri şimdi bizi niye öptü der misiniz?
Veya; “Böyle pahalı bir hediye, karşı tarafa devamlı bir şey vermeden asla gelmez” der misiniz?
Diyemezsiniz...
“Alan memnun, veren memnun bize ne yav” deyip geçiştirirsiniz.
Eğer bu sorulara büyük bir yüreklikle “derim” demiş olsaydınız o maaşlı elemanın devasa servet sahibi olması, pahalı hediyeler, “aldım-verdim” durumları asla gerçekleşemezdi!
“Derim” demediğiniz için yani gözlerinizi açmadığınız için:
Enişten seni yatağa atmanın yollarını aramaya devam eder,
Kızınız, artık komşunuz kuyumcu Cavit Efendiye vermeye alışmıştır,
Oğlunuz hırsızlık ve yolsuzlukla malı hamuduyla götürmeye devam eder,
Katar emiri ve ortakları da “fırsat bu fırsat” deyip hepimizi birden öpmeye başlar, bizler de öpülmekten zevk almaya başlarız...
.....
Bir ülkede haksız menfaat sağlamak için önce o ülkenin adaletini, ordusunu, emniyeti ele geçirip, toplumu korkak, uyuşuk hale getireceksin ki her istediğin alanda rahatça at koşturup, kimseye hesap vermeden büyük bir güç sahibi olabilesin!
Türkiye'deki durum aynı bu şekildedir.
Bizlerde bu gibi durumları görmemezliğe devam ettikçe, öpülmekten zevk aldıkça yakında tam kör olacağız!

Bilin istedim!


FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum