Dört parmak medyanın dört ayaklı demokrasisi!
Reklam
Reklam

Dört parmak medyanın dört ayaklı demokrasisi!

Kazım Çiloğlu Yazıları / Dört parmak medyanın dört ayaklı demokrasisi!

Dört parmak medyanın dört ayaklı demokrasisi!

Kazım Çiloğlu Yazıları / Dört parmak medyanın dört ayaklı demokrasisi!

Dört parmak medyanın dört ayaklı demokrasisi!
18 Haziran 2019 - 10:25

Ne çabukta unutuveriyoruz?

Çok değil daha dün gibi, dört sayısı ve parmaklar çok günceldi…

Eller havada

Başparmak avuç içinde kendini gizliyor

Ve uzunca birrr…

Serçe parmak tutuluyor

İkiiii…

Yüzük parmağı

Üüüüç…

Orta parmak

Ve de dörrrrt..

İşaret parmağı tutulup sallanarak

Sıralanıyor

Tek devlet

Tek bayrak

Tek vatana

Tek millet

Ya da

Bir olacağız

İri olacağız

Diri olacağız

Kardeş olacağız…

Diğer yandan sayısal olmasa da bir dörtlük de karşı ittifakın büyük ortağında dillendiriliyordu

Bir mıh bir nalı

Bir nal bir atı

Bir at bir yiğidi

Bir yiğitte bir ülkeyi kurtarır!

Siyasette parmak işaretlerinin çok önemli bir yeri var hiç kuşkusuz…

Bizim kuşağın, ilk olarak basılı medya da ve o dönemlerin oldukça ilkel pır pır propaganda filmlerinden hatırladığımız, Hitler’in beş parmağı kapalı ve ileri ve yukarı keskin bir kol hareketi ile uzattığı elidir.

Elbette Mussolini de, benzer hareketi taklit ediyordu!

Ama dönemin önemli liderlerinden Churchill ise işaret parmağını ve orta parmağını açıp, diğer parmaklarını avuç içinde birleştirip, V yani İngilizce victory, zafer kelimesinin baş harfini simgeleyip gösteriyordu!

Bizde de, DP kurucusu Rahmetli Menderes, beş parmağı yapışık elini havaya kaldırıp dur ya da yeter anlamında gösteriyordu.

Zaten sloganları da şöyle idi; ‘’Yeter söz milletindir…’’

Gene onlardan daha sonra, rahmetli Türkeş, serçe parmağı ve işaret parmağı yukarıda, yüzük ve orta parmağı ile başparmak uçları ise avucunun önünde gergin bir şekilde birleşmiş, kurt başı benzeri bir simgeyi siyasete kazandırmıştı!

Aslında bu rahmetli Elçi beyin buluşu diye de bilinir

Rahmetli Erbakan ise elini yumruk yapıp, başparmağını yukarı dimdik tutup etrafa gösteriyordu.

Bir tek rahmetli Demirel eliyle işaret yapmıyordu, zaten yapamazdı da, elinde en büyük simgesi meşhur ve kimseye (gaptırmadığı..) fötr şapkası vardı!

Tekrar Rabia yani dört parmağa dönersek;

Demokrasinin sağlıklı ve doğru işlemesi içinde, dört ayaklı masa örnek gösterilir

Birinci ayak

Bağımsız yasamayı

İkinci ayak

Bağımsız yargıyı

Üçüncü ayak yürütmeyi

Ve en önemlisi bağımsız medyayı simgeler.

Bu da demokrasinin olmaz ise olmaz rabiasını yani dörtlüğünü meydana getirir!

Bunlardan en sonuncu medya da düstur, mutlaka şu evrensel dörtten oluşmalıdır.

Bir

Her şeyi gören

İki

Her şeyi duyan

Üç

Her şeyi söyleyen

Ve dört

Her şeyi yazan!

Eğer bir ülkede demokrasi var ve onun dördüncü ayağı böyle ise ne ala, ama tam tersi

Görmüyor

Duymuyor

Söylemiyor

Ve yazmıyorsa?

O ülkede ki demokrasi ve sosyal yaşam, hak, hukuk

Kör gözün kör parmağı gibidir!

Ve işte o zaman medyada üç maymun değil, dört maymun yer alır.

Son tartışma yayını da medyamızın gerçek yüzünün ne olduğunu ve maskelerinin düşürüldüğünün bir kere daha ispatı olmuştur.

Siz ne derseniz deyin, bizim güdümlü medya, kukla gibi iplerini çekenlerin hareketlerini yapmaya devam etmiştir!

Sözün özü;

Herkes kendi işaretini yapa dursun ama unutulmasın ki son noktayı her daim, seçmenin parmakları ve sandıkta yaptığı anlamlı işaretler koymuştur!

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Angelina Jolie etkisi: Memelerimi aldırmalı mıyım?
Angelina Jolie etkisi: Memelerimi aldırmalı mıyım?
İstanbul’un tarihi mekanlarındaki otoparkları araştıran proje Brezilya yolcusu
İstanbul’un tarihi mekanlarındaki otoparkları araştıran proje...