ÇETKODER Başkanı Mustafa Göktaş: Emekliler...
Reklam
Reklam

ÇETKODER Başkanı Mustafa Göktaş: Emekliler evlerindeki ocakta aş değil taş kaynatır oldular

Çevre ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği Başkanı Mustafa Göktaş, “Bu ülkede yüzde onu kapsayan, ekonomisi iyi olanlar, horon tepip halay çekerken, açlık ve yokluk içinde sürünen yüzde doksanlık kesimin durumu ise kimsesizler mezarlığına gömülmek olmaktadır. Millet taksitle alıp yarı fiyatına peşin satıp geçimini temin eder hale geldi. Emekliler evlerindeki ocakta aş değil taş kaynatır oldular. Bu durumu görüp de çare aramayan yönetici KUL HAKKINA giriyor bunu iyice bilesiniz.”

ÇETKODER Başkanı Mustafa Göktaş: Emekliler evlerindeki ocakta aş değil taş kaynatır oldular

Çevre ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği Başkanı Mustafa Göktaş, “Bu ülkede yüzde onu kapsayan, ekonomisi iyi olanlar, horon tepip halay çekerken, açlık ve yokluk içinde sürünen yüzde doksanlık kesimin durumu ise kimsesizler mezarlığına gömülmek olmaktadır. Millet taksitle alıp yarı fiyatına peşin satıp geçimini temin eder hale geldi. Emekliler evlerindeki ocakta aş değil taş kaynatır oldular. Bu durumu görüp de çare aramayan yönetici KUL HAKKINA giriyor bunu iyice bilesiniz.”

ÇETKODER Başkanı Mustafa Göktaş: Emekliler evlerindeki ocakta aş değil taş kaynatır oldular
02 Eylül 2020 - 14:19

İnsanın hayata tutunabilmek ve varlığını devam ettirebilmek için karnını doyurmak zorunda olduğunu, uygarca yaşamak için bir takım zaruri harcamaların gerektiğini söyleyen Çevre ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı İktisatçı Mustafa Göktaş, Türk-iş Sendikasının son açıkladığı açlık ve yoksulluk sınırı rakamlarına değinerek, ayda en az 4-5-6 bin lira geliri olmayan bir ailenin hem aç hem de yoksul olduğunu ifade etti. (TÜRK-İŞ Araştırmasına göre 2020 Ağustos ayında; dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 2.383,76 TL, gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 7.764,69 TL, bekar bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ ise aylık 2.891,65 TL oldu.)

2020 yılı için asgari ücret tutarının net olarak 2 bin 324 lira 70 kuruş olduğunu hatırlatan Göktaş, “Açlık ve Yokluk nedir acaba biliyor musunuz? Bu asgari ücret ile yaşama tutunmaya çalışan aile sayımız ne kadar? Ve bu insanların, bu ekonomik şartlarda yaşaması mucize değil de nedir?” diye sordu.

 
 
Emekliler Evlerindeki Ocakta Aş Değil Taş Kaynatır Oldular
 
En kötü emekli aylığının 1500 lira olduğuna dair zaman zaman yapılan açıklamalara atıfta bulunan Göktaş, “En kötü emekli aylığı 1500 lira oldu deniyor. İnsan bunu söylerken ülkenin gerçeklerini görür biraz utanır yüzü kızarır. 25 yıl çalışmış, emekli olmuş esnaf ve bağ-kur emeklileri içinde 4-5-6 bin lira alan kim var? Sigortalı emekli kim var? Emekli sandığından kaç kişi alıyor? Herkes Milletvekili, Belediye Başkanı, Müsteşar, Vali, Genel müdür, Bakan, Başbakan, Cumhurbaşkanı emeklisi değil ki... Açıklanan açlık sınırı olan ve yoksulluk sınırı olan rakamların üzerinde parayı bir onlar alıyor. Geri kalan çalışan asgari ücretli işçi, emekliler resmen AÇLIKLA YOKLUKLA boğuşuyorlar ve geçinemiyorlar. Her ay bir ay sonraki alacakları maaşı bile borçlanıyorlar. İşin özü, Evine 4-5-6 bin lira aylık gelir girmeyen aç, yoksul kardeşim... Bu sayı da ülkemizde yüzde 90’lara varıyor... Yüzde 10’luk kesimi gösterip, her şey çok iyi demek, yaşamı güllük gülistanlık göstermek vicdansızlıktır. Gidin bakın, EMEKLİ başta olmak üzere asgari ücretle çalışanlar, evinde, tencerede, AŞ değil TAŞ kaynatır halde” dedi.
 
Yüzde Onluk Kesim Halay Çekiyor Diğer Kesim Kimsesizler Mezarlığına Defnedilecek Duruma Geldi
 
ÇETKODER Genel Başkanı Mustafa Göktaş, gelir dağılımındaki adaletsizliğe dikkat çekerek şunları dile getirdi: “Bu ülkede yüzde onu kapsayan, ekonomisi iyi olanlar, horon tepip halay çekerken, (onlara korona da uğramamakta) açlık ve yokluk içinde sürünen yüzde doksanlık kesimin durumu ise kimsesizler mezarlığına gömülmek olmaktadır. Üzülmemek elde değil. Bu durumu görüp de çare aramayan yönetici KUL HAKKINA giriyor bunu iyice bilesiniz.  Açıklanan aylık açlık ve yoksulluk sınırı rakamına bakıp da abartılı bulanlar da olacaktır. Unutmayın ki, insanın sadece ölmeyecek kadar karnını doyurması yetmemektedir. İnsanın hayatını anlamlı kılacak ekonomik, siyasi, kültürel ve sanatsal faaliyetlere katılabilmesi, üretebilmesi ve değer yaratabilmesi sağlıklı olmasına, sağlıklı olması da iyi beslenebilmesine bağlıdır.”
 
Asgari Ücret En Az 4 Bin En Kötü Emekli Aylığı da En Az 4 Bin Olmalıdır
 
Asgari ücret ve en kötü emekli aylığı 4 bin lira olmadır diyerek yetkililere seslenen Göktaş, “Her şeye, her yatırıma, lüks araçlara, lüks hizmet binalarına para bulan devletimiz bunu kendi insanına yapmalıdır” diye konuştu.
 
İsraf Önlensin, Ehliyet ve Liyakat Öne Çıksın Her Şey Düzelecektir
 
“Devlette israfı önlesinler. Fahiş fiyatla ihale, alım satım önlensin. Her yönetici ve devlet idarecisi için geçerli olmak üzere Lüks araçlardan, makam arabası saltanatından ve makam odası saltanatından vazgeçsinler” diyen Göktaş açıklamasını şöyle sürdürdü: “Devlete ait mülkler boş atıl dururken hizmet binası kiralamasından vazgeçsinler. Devlet dairelerinde bir kişinin yapabileceği işi 4-5 kişiye yaptırmanın önüne geçsinler. Devlet kendi memur ve işçisinin yüzde ellisini yüzde 30 kapasite ile diğer yüzde ellisini ise hiç çalıştıramaz hele gelmiş. Önce bunu yüzde yüz kapasite ile çalıştırır hale gelsin. Devlette görev alacak her birey konusunda uzman, ehliyet ve liyakat sahibi değilse görev vermesin işe almasınlar. Bu tasarrufları yapsınlar. Bin asgari ücretlinin parasını ihale ile bir üçkâğıtçıya kaptırmasınlar. Bu devletin imkânları hepimize adil ve eşit hakkaniyetli olarak yeter. Asgari ücret 4 bin, emeklinin en kötüsünün aylığı da 4 bin olur, insanların yüzü gülmeye başlar.
 
Aç insan önce fikrini, sonra zikrini yer. Ondan sonra da huzur kalmaz, kavga bitmez, toplumsal barış bozulur. Açlık kötülüklerin anasıdır. Bu insanlara iyilik yapmayı beceremiyorsanız bari kötülük yapmayın. Yapmayın ki, barışı, sevgiyi, saygıyı yeşertin.”


 
Millet Taksitle Alıp Yarı Fiyatına Peşin Satıp Geçimini Temin Eder Hale Geldi

Çevre ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı Mustafa Göktaş, 17 Ağustos’ta yaptığı açıklamada ise piyasalar ile ilgili önemli bir konuyu gündeme getirmiş ve vatandaşların taksitle satın aldıkları eşyaları bit pazarlarındaki spot mağazalara yarı fiyatına satarak geçimlerini sağlamaya çalıştıklarını dile getirmiş ve şunları söylemişti:
 
“Bilindiği üzere piyasa harman yerine dönmüş durumda. Dövizdeki artış Tüketiciye her türlü olumsuz yansımakta... Raflardaki her malın etiketi değişip artış kaydetmekte... Ancak dövizde bir düşüş olduğunda aynı şekilde etiketlerde bir indirim söz konusu olmamakta... Yine keza devlet, korona sürecinde teşvik olsun diye bazı sektörlerde bir kısım vergilerin oranlarını indirdi... Özellikle turizm ve yemek işinde... Bu indirimde tüketiciye yansımadı. Yediğiniz yemeğin fiyatında düşme oldu mu? Hayır!
 
Hal böyleyken vatandaş yaşamını devam ettirmek için farklı ve ilginç yollara başvuruyor. Büyük mağazalardan taksitle eşya alıyor sonra getirip bunu bitpazarı dediğimiz spot mağazalara yarı fiyatına peşin olarak verip parasını alıp kullanıyor. Bu eşyaların başında beyaz eşya geliyor. Tüketici vatandaş anlık olarak rahatlasa da ileriye dönük büyük bir borcun külfetin altına giriyor. Bugün bunu yapan insan sayımızda korkunç artış var.
 
Ülkemizde ekonomik gidişat, insanlarımızı böylesine farklı işlerin içine çekerek içinden çıkılamaz yeni sorunlar yaratmaktadır. İleride telafisi güç ve imkânsız maddi ve manevi zararların içine giren insanlarımız, başlarına gelecek fenalığın farkında değiller yâda bilerek isteyerek günü kurtarmak adına böyle işler yapıyorlar. Bu durum ilerde yaşamsal felaketlere yol açacaktır. Aile birlikteliklerinin son bulma nedenlerinin başında da bu ekonomik bunalım gelmektedir. Buna acil bir çözüm gerekir.”


YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Salgın yönetilemiyor, fırtına kapıda!
Salgın yönetilemiyor, fırtına kapıda!
Koronavirüs denetimlerinde ceza alanlar, cezalarını ödemeden kamu kurumlarında işlem yapamayacak
Koronavirüs denetimlerinde ceza alanlar, cezalarını ödemeden kamu...