Reklam
Reklam

Ayasofya Baş İmamı Boynukalın da Cumhuriyetin Fabrika Ayarlarına Dönülmesini(!) İstiyor

Yusuf Kadıoğlu Yazıları / Ayasofya Baş İmamı Boynukalın da Cumhuriyetin Fabrika Ayarlarına Dönülmesini(!) İstiyor

Ayasofya Baş İmamı Boynukalın da Cumhuriyetin Fabrika Ayarlarına Dönülmesini(!) İstiyor
13 Şubat 2021 - 14:37

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'yeni anayasa' çıkışı sonrası yapılan yorum ve tartışmalara camiye çevrilen Ayasofya'ya "baş imam" olarak atanan Prof. Dr. Mehmet Boynukalın da katıldı.

Boynukalın, Türkiye Cumhuriyeti'nin temel ilkelerinden biri olan laikliğin yeni anayasada yer almamasını istedi. Boynukalın, Twitter hesabından, “1921 ve 24 anayasalarında devletin dini İslam’dı ve laiklik yoktu. Cumhuriyet fabrika ayarlarına dönsün” ifadelerini kullandı. (Cumhuriyet.com.tr alıntı)

Laiklik ilkesi, anayasamızın değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez diye hüküm altına alınan ilk dört maddesinden ikinci maddede yer almaktadır.

Laiklik, basit tanımı ile sadece din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması değil, aynı zamanda ve daha da önemlisi, halk egemenliğinin yani Cumhuriyetin meşruiyetinin kaynağı ve bu yetkinin halk tarafından kullanılmasını içeren hakkın kendisidir. Cumhuriyetin ilanından sonra yapılan bir dizi devrimlerin sonucu, aşamalar halinde anayasamıza girmiştir. Kısaca laiklik cumhuriyetin ve demokrasinin temeli ve özüdür.

Boynukalın, laiklik ilkesinin 1921 ve 1924 anayasalarında yer almamasını fırsat biliyor, güya 1923 de ilan edilmiş cumhuriyetten yana tavır alıyor gibi görünerek, fabrika ayarlarına dönülmesini(!) ve yeni anayasada laiklik ilkesinin yer almamasını savunuyor, aklı sıra uyanıklık yapıyor ve çok rahatsız oldukları laiklik ilkesinden kurtulmak istiyor. Aslında bunu yaparken cumhuriyetin temelinden ve özünden yoksun bırakılarak zaman içinde cumhuriyet rejimimizden kurtulma özlemi ile yanıp tutuşuyor.

İktidar ve yandaşları arasında bunların sayıları azımsanmayacak kadar çoktur ve ellerine fırsat geçtiğinde amaçlarına ulaşmak için her yola başvurmaktan çekinmeyeceklerdir.

Boynukalın açıkça laiklik ilkesinin en basit tanımına bakıldığında bile bir cami imamı, din görevlisi olarak bu açıklaması ile suç işliyor. Ayrıca cumhuriyetin temeli olan ve anayasamızın ikinci maddesinde değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez maddeleri arasında yer alan laiklik ilkesinin anayasadan kaldırılmasını ve yerine dini islamdır ibaresinin yer almasını dolayısıyla şeriat devletine dönüşmemizi istemekle de suç işlemeyi sürdürüyor.

Boynukalın, işlemekte olduğu bu suçun bir yaptırımı olmayacağını gayet iyi biliyor ve görevinin dışına çıkarak böyle bir açıklama yapıyor.

Peki Boynukalın bu cesareti nereden alıyor? Elbette ki, iktidar yetkililerinin ve yandaşlarının, bu konuda daha önceki suç teşkil eden açıklamalarına karşı yandaş haline getirdikleri Cumhuriyet Savcılarının harekete geçmemesinden, göstermelik birkaç soruşturma açılıp, iddianame düzenlenerek kamu davası açılması sonucunda yandaş yargının beraat kararları vermiş olmasından tabi.

Nitekim, kendi görev yaptığı caminin açılışındaki ilk cuma günü hutbede, amiri konumundaki Diyanet İşeri Başkanı Ali Erbaş'ın Atatürk'e hakareti karşısında birçok yurttaşımızın suç duyurusuna rağmen -ki suç duyurusuna gerek olmayıp, resen soruşturma açmaları gerekir- hiçbir C. Savcısı harekete geçmemiştir. Ön teker nereye gidiyorsa arka teker de oraya gider örneğindeki gibi bu tavır ve eylemleri giderek artmakta ve cumhuriyetle hesaplamak ve rövanş almak için uygun zemini yaratmaya çalışmaktadırlar.

Ama Boynukalınlar ve aynı yolun yolcuları şunu iyi bilsinler ki cumhuriyetten yana güçler ve Atatürkçüler, bu özlemlerini kursaklarında bırakacak, iktidarlarının sonunu çok yakında getirecek ve cumhuriyete verdikleri zararları yeniden tamir ederek cumhuriyetin fabrika ayarlarına dönüşünü yeniden ve gerçekten sağlayacaklardır.


FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum