Reklam
Reklam
Reklam

AKP'nin Bilimsellikten Uzak, Gerici ve Cumhuriyet Değerlerini Örseleyen Eğitim Anlayışı ve Boğaziçi Üniversitesi

Yusuf Kadıoğlu Yazıları / AKP'nin Bilimsellikten Uzak, Gerici ve Cumhuriyet Değerlerini Örseleyen Eğitim Anlayışı ve Boğaziçi Üniversitesi

AKP'nin Bilimsellikten Uzak, Gerici ve Cumhuriyet Değerlerini Örseleyen Eğitim Anlayışı ve Boğaziçi Üniversitesi
05 Şubat 2021 - 08:15

Bir toplumun bireyleri iyi eğitilmiş ise ekonomik ve sosyal yönden kalkınmayı hızlandıran, yurttaşı olduğu ülkenin gelişmiş ülkeler arasında yer almasını sağlayan ve aydınlık geleceğe taşıyan, üretken rol üstlenen bir lokomotif işlevi görürler. Yeterli düzeyde eğitim alamamış bireyler ise, iyi eğitim alan bireylerin aksine, genellikle kolay yönlendirilebilen, siyasi iktidarın sadaka kültürü sonucu onlara muhtaç, biat eden, kararlarına ve seçimine o yönde katılan tüketici durumunda olurlar.   

Nitelikli bir toplum yetiştirmenin en önemli yolu iyi bir eğitim sistemine sahip olmaktır ve bunu sağlayacak olan da devlettir ve onun yönetici organı olan siyasi iktidardır. Nitekim, ünlü eğitim araştırmacısı Andreas Schleicher "Dünyanın en başarılı eğitim kültürlerinde, öğrencilerin başarılarından sistem sorumludur" diyor.

En üst düzey eğitim veren kurum olarak üniversiteler, ülke kalkınmasında çok önemli rolü olan kurumlardır ve kaliteli olup olmamaları ülkenin gelişmişlik düzeyini belirleyen ölçüttür.

AKP'nin ülkemizi diğer birçok alanda olduğu gibi özellikle eğitimde ne duruma getirdiği ve yerlerde süründürdüğü hepimizin gözlemlediği bir durumdur. Bu konuda birçok örneğinden sadece ikisinden burada söz edersek yeterli olur sanırım.

Zamanın AKP'li Enerji Bakanı Taner Yıldız "eğitim seviyesi yükseldikçe oy oranımız düşüyor" demişti. Yine Sebahattin Zaim Üniversitesi rektör yardımcısı Prof. Dr. Bülent Arı, okuma oranları arttıkça kendisine afakanlar bastığını, cahil ve okumamış halka daha çok güvendiğini, en tehlikeli olanların ise üniversite mezunları olduğunu dile getirmişti.

Ülkemizde kuruluş tarihi 1453 olarak olarak belirtilen ancak Cumhuriyet döneminde yapılan düzenlemelerle 01 Ağustos 1933'de yeni bir yapı ve kadroyla açılıp, 18 Kasım 1933'de Türkiye'nin ilk ve tek üniversitesi olarak eğitime başlayan İstanbul Üniversitesi, bilimsel eğitimi esas alarak, Cumhuriyet değerleri ışığı altında ve ülkemizi aydınlık yarınlara taşıyacak çok değerli bilim adamları, yöneticiler, sanatçılar ve yurtsever aydınlar yetiştirmiştir.

Ancak AKP iktidarı, yukarıda belirttiğimiz nedenlerle aydınlanmaya karşı anlayışı, gerici zihniyeti gereği bu üniversitemizdeki eğitim kalitesini ne yazık ki çok aşağılara çekmeyi başarmıştır.

Diğer iki güzide üniversitemiz ise Ortadoğu Teknik Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitelerimiz olup, AKP iktidarı kendi karanlık ve gerici düşünce ve zihniyetine tam karşıt, aydınlanmanın temsilcisi olarak bu kurumları hedefe koymuştur.

Belleklerimizi yokladığımızda siyasi iktidarın (hatta buna iktidar bile diyebilmek güç, tek adamın demek daha doğru olur) bir süre önce ODTÜ ile uğraşmış olduğunu anımsıyoruz. Şimdiki hedefine ise Boğaziçi Üniversitesini koymuş, bunlara yaptığı olumsuz müdahalelerle çok arzu ettiği gerici eğitim düzeyini buralarda da hakim kılmayı amaçlamaktadır.

Toplumda bazı kötü niyetli kişiler, başarılı kişilerin düzeyine gelemediklerinde onlar yükseldikçe ayaklarından aşağıya çekmeye çalışırlar. Çeşitli kurumlarda, siyasi partilerde, derneklerde de bu tür kişiler vardır ve yükselen, ilerleyen başarılı işler yapan dürüst görevlilerin düzeyine çıkmak istemeyen ya da çıkamayanlar onları paçalarından aşağıya çekmeye, arkalarından asılarak ileriye gitmelerine engel olmaya çalışırlar. Çok üzücüde olsa bu örneklerle maalesef yaşamımızda karşılaşıyoruz.

İşte malum tek adam da aynı şekilde bunu yapmaya çalışıyor, eğitim düzeyini çok düşürdüğü üniversitelerimizdeki düzeyi geçmişteki İstanbul Üniversitesi, Ortadoğu Teknik Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitelerimiz düzeyine yükseltmek çabası yerine, onların ayağından çekip, aşağılara indirmeye çalışıyor, o pırıl pırıl, ülkemizin aydınlık geleceğinde söz sahibi olacak gençlerimize, emrindeki güçler aracılığı ile zulmediyor ve onlara aşağıya bak diyor.

Ülkemizin şu andaki durumunu dert eden, aydınlık gelecek için yanıp tutuşan, Cumhuriyet değerlerini içselleştirmiş, Atatürkçü yurtsever halkımız gençlerimizin yanında olmalı ve destek vermelidir. Vakit çok geç olmadan!


FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum